Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Etna Yanardağı, Türkiye'nin deprem sigortası  (Okunma Sayısı 4019 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
doğaege
VIP Üye
******

Performans: 214
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 635


« : 10 Ekim 2008, 18:06:52 »


ELAZIĞ (İHA) - Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Etna Yanardağı'nın Türkiye'nin deprem riskini azalttığına dikkat çekerek, "Etna Türkiye'nin sigortasıdır" dedi.

Türkiye'de ki depremler konusunda yaptığı açıklamalarla ile dikkatleri üzerine çeken Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, 30 Kasım ile 12 Aralık arasında Türkiye'de küçük çaplı 4.5 ile 5 büyüklüğünde depremler olabileceğini belirterek bu tarihlerin özellikle ay ile gök cisimlerin büyük çekim uyguladığı tarihler olduğuna işaret etti. Yıldırım, "30 Kasım ile 12 Aralık arası Ay ve bazı gök cisimlerinin büyük çekim uyguladığı günlerdir. Bu günlerde, Küçük çapta yıkıcı olmayan depremler olabilir. Bu depremler Doğu
Anadolu'nun Güneyi, Ege, Akdeniz, Marmara'nın Batısı olarak belirledim. Etna Yanardağı Türkiye'nin sigortasıdır çünkü, yanardağın ortalama 3 bin kilometre etkisi var. Çünkü yanardağ lavlardan dolayı gaz basıncını düşürüyor. Etna başta Yunanistan, Türkiye, İran ve Suriye'yi etkiliyor. Bu ülkelerde büyük depremlerin oluşmasına gaz basıncını düşürerek engelliyor" dedi.

Prof. Dr. Yıldırım, Etna Yanardağı'nın patlama yapmasının söz konusu ülkelere faydası olduğuna işaret ederek, Etna Yanardağı adeta başta Yunanistan, Türkiye, İran ve Suriye gibi ülkelerin sigortası olduğunu söyledi.

http://haber.mynet.com/detay/guncel/Etna-Yanardagi-Turkiye-nin-deprem-sigortasi/09Ekim2008/A0910077
Kayıtlı
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #1 : 10 Ekim 2008, 19:38:13 »

  Afrika levhasının Avrasya levhasıyla sınırı tektonik olaylar yönünden hareketlidir.Bu hat boyunca Akdeniz'de Etna, Stromboli, Santorini, Niziros gibi volkanik olaylar olagelmiştir. Etna belli aralıklarla etkinlik gösteriyor.  Orada oluşabilecek bir etkinlik ve basınç azalması Türkiye faylarını nasıl etkiler ?
 Türkiye fayları ve tektonik etkinlikleri daha ziyade Arabistan Levhasının kuzeye hareketinden etkilenir.Ay ve Güneşin Kütleçekim etkilerinin yığılmalı olarak arttığı günlerde büyük gel-gitler olur aynı zamanda yerkabuğu da bu büyük çekimlerden dolayı (10 cm ler ölçeğinde) kabarır. Bu iki olayı bağlayıp tahminde bulunmak ne derece sağlıklı olur bilmek mümkün değil. Umalım bilim adamımızın söyledeği gibi olur ve birikmiş enerji bizi daha az etkiler.

  
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #2 : 10 Ekim 2008, 21:14:31 »

Bu konuda uzman değilim... Pek çok konuda olduğu gibi... Ama Mustafa Yıldırım hoca'da deprem konusunda uzman değil. Kendisi Metal işleri bölümünde öğretim üyesi. Şimdi metal üretimi ile depremler arasında ne gibi bir korelasyon vardır bilmiyorum.

Bu konu mail grubuna da göndeirldi gereksiz bir tartışma yaratmak istemedim. Doğaege hocamız da yanlış anlamasın. Ama yukarıdaki yazı bilimsel olarak tümüyle yanlıştır. Yukarıda adı geçen şeylerin bilimsel gerçekliğinin tartışılması bile doğru değildir. Dedim ya ben deprem uzmanı değilim. Ama deprem ya da daha doğru tabirle tektonik bilimi konusunda uzun zaman elimden geldiğince her şeyi okumaya çalışan biriyim. Eğer bir gün doktora yaparsam konumda kesinlikle tektonik olacak. Ama yukarıda verilen bilgilerin bilimsellikten uzak olduğunu anlamak için ekstra bir çabaya gerek yok.

"0 Kasım ile 12 Aralık arasında Türkiye'de küçük çaplı 4.5 ile 5 büyüklüğünde depremler olabileceğini belirterek bu tarihlerin özellikle ay ile gök cisimlerin büyük çekim uyguladığı tarihler olduğuna işaret etti. Yıldırım, "30 Kasım ile 12 Aralık arası Ay ve bazı gök cisimlerinin büyük çekim uyguladığı günlerdir. Bu günlerde, Küçük çapta yıkıcı olmayan depremler olabilir. Bu depremler Doğu
Anadolu'nun Güneyi, Ege, Akdeniz, Marmara'nın Batısı olarak belirledim."

Şimdi bu ifadeye ne denir bilmiyorum. Bende desem ki Doğu
Anadolu'nun Güneyi, Ege, Akdeniz, Marmara'nın Batısında bu ay 4-5 arası bir deprem olacak. Bunu tutturmama ihtimalim % 0 dan azdır. Çünkü deprem periyodu düşünülürse verilen alanların özellikleri de düşünüldüğünde hata yapmam olanaksız hale gelir. Yani ne diyeceğimi bilmiyorum.

İkincisi ayın çekim gücü nedir? Neden belli dönemlerde etki eder. Ayın çekim gücü ile depremler arasındaki bağ nedir?

Ayın çekim gücünün arttığı dönemlerde depremlerin artığını söylemek şempanzenin daktilonun başına oturup ince mehmet romanını hatasız yazması ile aynı olasılığa sahiptir. Bilim adamı sıfatı olanlar biraz daha ciddi olmalıdır.

Daha da somutlaştıralım. Anadolu yarımadası her yıl ortalama 1.5 - 2 cm batıya kayar. Bu hareketi ile Anadolu levhasının batı ucu yani Ege  denizi Helen yayı aracılığıyla İtalyanın altına doğru dalar. Şimdi yukarıdaki ifadeye göre Etna yanardağından çıkan gazın hesaplanamayacak kadar trilyon ton ve eriyik malzemenin de bir o kadar daha olması gerekir. Ama Etna ile bende katkı yapayım bu sistemdeki diğer volkanlar olan Vezüv ve Stromboliden bu kadar malzeme çıkmaz, çıkamaz.... Tarihin hiç bir döneminde bir yanardağın bir levhanın hareketini dengelediği söylenemez. depremleri azalttığı ise bir şüpheden başka bir şey değildir.

Alanında uzman olan kişilere bu soru yöneltilirse mesela Uğur Elmacı, bu işin piri Şengör hocamıza mail atarsa -onun cevabı benim yukarıda yazdıklarımdan farklı olmayacaktır.

Bahsedilen iddianın bilimsellikle alakası olamdığını düşünüyorum...
Kayıtlı

salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #3 : 10 Ekim 2008, 21:42:36 »

Bugün için saçma gelen fikirler gelecekte anayasa olabilir.hem volkanizma ve depremler birbirine uzak konular değiler .Gelgit olayları mağma üzerinde neden etkili olmasın ki. Fazla kalın olmayan yerkabuğunun altındaki manto hamurumsu akışkan bir yapıda ise gelgit burada 1-2 mm veya cm lik oynamalar yapabilir.
Kayıtlı
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
******

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #4 : 11 Ekim 2008, 16:56:32 »

  Kütleçekim etkisi evrende var olan bir güçtür ve bütün cisimler için geçerlidir ve karşılıklıdır. Bunun bilimsel ifadesi de " cisimler kütlelerinin büyüklüğü ile doğru orantılı ve aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olarak biribirlerini çekerler" Bu etkiyle, akışkan olan hava küre ve su kürede bu olay gözlenmektedir.
  Yerkabuğu da kütleçekim etkisi ile yükseler ve alçalır. Eğer bir noktada birikmiş enerji var ise büyük gel-gite rastlayan zamanlarda "bardağı taşıran son damla" etkisi yapabilir. Kütleçekim etkisi deprem nedeni değil deprem tetikleyicisi olabilir. 30 Kasım - 12 Aralık arasını gözleyelim ne olacak.
Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #5 : 11 Ekim 2008, 17:53:59 »

Salp hocam ve Ahmet hocam
İlki ben yukarıda volkanizma ve deprem birbirine uzak demedim. Burada kıtasal bir levhanın bir başka levhanın altına dalarken buradaki bir volkanın depremi azaltıcı bir özelliğinin olamayacağı olsa bile bunun Türkiyeye etkisinin olamayacağını söyledim.

İkincisi kütle çekim kanunu ile ilgili olarak şunu söylemek de de fayda var. Ben meselenin ilk kısmına takmıştım. Şimdi ikinci kısmında da büyük bir yanlış olduğunu Ahmet hocam sayesinde görmüş oluyorum. Uzun uzun yazamayacağım ama bu konuda yukarıdaki ne benzer iddiaların bin yıldır söylendiğini belirttikten sonra bahsedilen iddianın olanaksız olduğunu dile getiren deprem bilimcileri  bildirmek isterim

İan Main
Robert J. Geller
Max Wyes
Cristopher Sholz
Max Wyss
Andrew Michael
Stuart Crampin
Didier Sornette

Bahsedilen araştırmacılar dilimize de çevrilen makalelerinde bahsedilen durumun imkansız olduğunu ayın çekim gücünün deprem üzerinde olumlu-olumsuz hiç bir etkisinin bulunmadığını açıklamışlardır.
Ayrıca yine tüm dünyada ciddi bilim adamları deprem öndeyisinin mümkün olmadığını belirtmektedir. Bu konuda elimde bulunan kaynakları paylaşmaya hazırım. Ancak zaman darlığından dolayı uzatmak istemiyorum.

Kısa Kaynakça Olarak

Deprem ve Jeoloji, Ramazan Demirtaş
Mavi Gezegen, Sayı 7 (TMMOB JMO Popüler Bilim Dergisi)
Nature Debates www.nature.com  
verilebilir...
Kayıtlı

Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #6 : 11 Ekim 2008, 17:54:12 »

 Evrende bulunan her cismin birbiriyle yakınlığı ölçüsünde birbirlerini etkilemesi kaçınılmaz gibi.Haberlerden ayın çekim gücünün depremlerle ilişkisi olduğunu ilk duyduğumda ben de inanmamış ve olur mu öyle şey, deprem bir iç kuvvettir, dış faktörler etkili olamaz diyordum.Ancak gelinen noktada pek de iddialı değilim bu konuda.Çünkü yeni bilgiler eskileri silip süpürüyor.

Ahmet hocamın da dediği gibi bu iddiaların en iyi ilacı zaman.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #7 : 11 Ekim 2008, 17:57:38 »

bu arada araştırmacıların her biri ayrı ayrı çalışmalarda bunu dile getirmiştir. Yukarıdaki ifade yanlış anlaşılabilir...Ayrı makale ve zamanlarda...
Kayıtlı

Kıraç
VIP Üye
******

Performans: 479
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1014


« Yanıtla #8 : 11 Ekim 2008, 20:02:22 »

Değerli meslektaşlarım, bu konuyu dün görünce gerçeğini söylemek gerekirse sadece  güldüm geçtim...ancak siz değerli arkadaşlarım konu üzerinde yorumlar yapınca  sizelere katkıda bulunurum diye bişeyler ifade etmeye karar verdim..
Değerli arkadaşlarım dün tüm gazatelerde ve haber kaynaklarında Prof. Dr. Mustafa Yıldırım  hocanın açıklamsı vardı..Bu açıklama  bence bilimde falcılık yapmaktan başka bişey değil..Doğu hocamında belirttiği gibi öyle bir deprem tahmininde bulunulmuşki hata oranı sıfır gibi bişey. Çünkü bahsedilen alanarda mutlaka belirli aralıklarla deprem meydana geliyor...Sayın hocamızda böyle bir tahmin yapmış nasreddin hoca misali ya tutarsa..tutarsa Prof. Dr. Mustafa Yıldırım hocamız birden gündeme gelecek ve gündemin adamı olacak..yani reklam olacak malesef ülkemizde kendi alanında başarılı çalışmalar yapmak varken başka yollara yada alanlar hakkında konuşup ya kendilerini gündeme getirmeye yada bir şekilde isim yapma gayretine girerler ama tüm bu çabalar beyhude bence.. Çünkü bilim hiç bir zaman tahmin ve falcılık yaklaşımıyla bağdaşmaz...Prof. Dr. Mustafa Yıldırım hocanın yaptığı Etna yanardağı açıklamasına gelince ben bu görüşe katılmiyorum..Türkiye'deki depremselik levha harketlerine ve levha harakatleri sırasında biriken enerjiyle alakalıdır..Arap bloku ve Afrikanın kuzeye doğru kayması sonucu Anadolunun altına batmasıyla Türkiye'deki deprem etkinliği çeşitli büyüklüklerde ve şiddette kendini göstermektedir... Prof. Dr. Mustafa Yıldırım  hocanın dediğine bakılırsa Etna yanardağından önce levha harketleri nedeniyle Ege denizi tabanında kabaca s  harfine benzer meydana gelen bir yarılma yani yeni bir okyanus tabanının ilk oluşum aşaması var..bu yarılma sonucu deniz dibi volkanizması meydana geliyorsa  Türkiye'deki enerjiyi öncellikle bunun boşaltması yada azaltması lazım. Marmara depreminden sonra gerek Egede gerekse Marmarda yapılan zemin etüt çalışmalarında bununla ilgili konunun asıl uzamanları tarafından benzeri bir açıklama yapılmadı..
Zaman zaman iklim , ay ve güneş tutulmaları ve gelgit hareketlerinin deprem üzerinde etkileri olduğu haberlerini duymaktayız bu tür iddaaların hiçbir bilimsel tarafı olmadığı gibi bilimsel bir kanıtlarıda yok.. Ahmet hocamın  kütle çekimiyle ilgili "cisimler kütlelerinin büyüklüğü ile doğru orantılı ve aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olarak biribirlerini çekerler" ifadesi bilimseldir ama bu durum gel-gitin aynı anda her iki yarımkürde  aynı anda meydana gelmesi için geçerlidir. Ayrıca ayın ve güneşim çekim güçleri bir lehva sınırında biriken potansiyel enerjiyi harekete geçircek kuvvette değildir. Yine Ahmet hocamın belirttği "bardağı taşıran son damla" düşüncesi bazen benimde aklıma gelmekte ama bunu ispatlayacak herhangi bir bilimsel veri yok...
Saygılarımla..
Kayıtlı

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞİ DEĞİL, GELECEĞİDİR....
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic