Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dünyada toplam 439 nükleer reaktör var  (Okunma Sayısı 3753 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
lores
VIP Üye
******

Performans: 161
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 733


ereğli lisesi (anadolu)


« : 24 Eylül 2008, 20:01:17 »


Evet şu günlerde yeni nükleer santral ihalesi var,yapımı minumum 4-6 yıl süren nükleer santrallerin coğrafi dağılısı asagıda bilginize sunulmustur. ( güncel olması acısından )

Ankara (AA)- Dünyada toplam 439 nükleer reaktör bulunurken, ABD 104 adetle en fazla nükleer reaktöre sahip ülke konumunda. Bu ülkeyi 59 adetle Fransa, 55 adetle Japonya ve 31 adetle Rusya takip ediyor.

Fransa nükleer reaktörlerden elektrik ihtiyacının yüzde 78'ini, Çin ise sadece yüzde 2'sini karşılıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (IAEA) göre, küresel nükleer kapasite 1960 yılından 1980 yılının ortalarına kadar hızlı bir büyüme gösterirken, 1986 yılında nükleer reaktörlerden elektrik üretimi küresel çapta yüzde 16'ya ulaştı.
Kapasitedeki büyüme daha sonra yavaşladı, ancak nükleer güçten elektrik üretiminin payı sonraki 20 yılda da pek değişmedi.
 
Nükleer endüstri alanında 1990'lı yıllarda teknolojide, idari alanda ve güvenlikte önemli gelişmeler sağlandı, her sanayi alanında olduğu gibi nükleer sanayide de yeni malzemeler, yeni bilgisayarlar ve yeni kalite kontrol yöntemlerinin avantajlarından yararlandı. Çernobil'de 1986 yılındaki nükleer felaketten sonra güvenlik alanında önemli düzenlemeler yapıldı.Ancak bu gelişmelere rağmen küresel elektrik üretiminde nükleer reaktörlerin kullanımı oranı 2006 yılında yüzde 15'e düştü.

Mart 2008 itibariyle dünyada 31 ülkede 439 nükleer reaktör bulunuyor. 439 nükleer reaktörün toplam kapasitesi yaklaşık 372 gigavata (GWe) denk düşüyor. Ayrıca 35 nükleer reaktör inşa ediliyor. ABD 104 adetle en fazla nükleer reaktöre sahip ülke iken, bu ülkeyi 59 adetle Fransa, 55 adetle Japonya ve 31 adetle Rusya takip ediyor. Rusya'da ayrıca 7 adet nükleer reaktörün inşası sürüyor.http://haber.mynet.com/detay/ekonomi/D%C3%BCnyada%20toplam%20439%20n%C3%BCkleer%20reakt%C3%B6r%20var/24Eylul2008/N176053
Kayıtlı

“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” M. K. ATATÜRK
Kıraç
VIP Üye
******

Performans: 479
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1014


« Yanıtla #1 : 24 Eylül 2008, 20:11:55 »

Sayın  hocam bilgi  paylaşımı için teşekkürler... Evet Türkiye'de  nihayet  bir nükleer  santral kurulacak.. Bu konuda çok geç kalındı bu nükleer santaral  daha önce  kurlumalıydı..Türkiye gelişmekte olan bir ülke her geçen gün enerjiye olan talep artmaktadır. Türkiye enerji konusunda çok seçenekli bir ülke olmanın avantajına  sahiptir. Elbette  çevre  dostu  enerjilere  yönelinmelidir ama şu aşamada  acilen nükler enerjiye ihtiyaç vardır. Türkiye nükleer  reaktörlerde  hammade  olan uranyum ve toryum bakımından zengin bu  kaynağından mutlaka yararlanmalıdır. Yine nükler   santrallerde  elde edilen enerji diğer  enerji santaralerinden elde edilen enerjilerden çok daha fazla , örneğin 500 gr  uranyum parçalandığı  zaman  elde  edilen enerji 1200 ton kömürün çıkardığı enerjiye denk düşmektedir.
Son zamanlarda  özellikle kasıtlı  bir şekilde  propagandası yapılan dünya nükler enerjiyi bırakiyor veya  terkediyor  söylemi hiçde gerçeği yansıtmadığı yukarıdaki bilgilerden  açıkça görülmektedir. Evet Dünyada  özellikle gelişmiş ülkeler artık nükler santral kurmuyor. Ancak  kurmasına ihitaycı yoktur da ondan. Bu ülkelerdeki mevcut  santaraller  enerjiye yetiyor..
Kayıtlı

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞİ DEĞİL, GELECEĞİDİR....
anafartalar
VIP Üye
******

Performans: 339
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3895

Anafartalar Lisesi Coğrafya Öğretmeni Denizli


« Yanıtla #2 : 24 Eylül 2008, 20:48:14 »

.......................................
Son zamanlarda  özellikle kasıtlı  bir şekilde  propagandası yapılan dünya nükler enerjiyi bırakiyor veya  terkediyor  söylemi hiçde gerçeği yansıtmadığı yukarıdaki bilgilerden  açıkça görülmektedir. Evet Dünyada  özellikle gelişmiş ülkeler artık nükler santral kurmuyor. Ancak  kurmasına ihitaycı yoktur da ondan. Bu ülkelerdeki mevcut  santaraller  enerjiye yetiyor..

Sayın hocam üstteki bilgiden bu sonuca nasıl ulaştınız bilmiyorum.

http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnyadaki_n%C3%BCkleer_santraller_listesi baktığınızda  bir çok ülkedekis antrallerin kuurluş yıllar ve ömürlerini göreceksiniz. Orada gelişmiş ülkelerde ekonomik ömrü dolan santarllerin yerine yenilerinin bile yapılamdığını sonucunu İngilter Fransa hatta ABD gibi ülkeler tablosunu baktığımızda çok net göreceğiz. 
Bu konu ile ilgli daha öncede tartışılmıştı. Nükller santraller ülkemizde ne yazık ki kurulacak. Bunu engeleme şansını olmadığını biliyoruz. Ama gelecek nesillere karşı bir vicdan borcu olarak karşı durma ihtiyacı olduğunu hissediyorum.
Kayıtlı

İnsanlar son ağaç kesilene, son balık tutulana son çiçek koparılana kadar paranın yenmeyeceğini öğrenemeyecektir.
Kıraç
VIP Üye
******

Performans: 479
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1014


« Yanıtla #3 : 24 Eylül 2008, 21:11:30 »

.......................................
Son zamanlarda  özellikle kasıtlı  bir şekilde  propagandası yapılan dünya nükler enerjiyi bırakiyor veya  terkediyor  söylemi hiçde gerçeği yansıtmadığı yukarıdaki bilgilerden  açıkça görülmektedir. Evet Dünyada  özellikle gelişmiş ülkeler artık nükler santral kurmuyor. Ancak  kurmasına ihitaycı yoktur da ondan. Bu ülkelerdeki mevcut  santaraller  enerjiye yetiyor..

Sayın hocam üstteki bilgiden bu sonuca nasıl ulaştınız bilmiyorum.

http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnyadaki_n%C3%BCkleer_santraller_listesi baktığınızda  bir çok ülkedekis antrallerin kuurluş yıllar ve ömürlerini göreceksiniz. Orada gelişmiş ülkelerde ekonomik ömrü dolan santarllerin yerine yenilerinin bile yapılamdığını sonucunu İngilter Fransa hatta ABD gibi ülkeler tablosunu baktığımızda çok net göreceğiz. 
Bu konu ile ilgli daha öncede tartışılmıştı. Nükller santraller ülkemizde ne yazık ki kurulacak. Bunu engeleme şansını olmadığını biliyoruz. Ama gelecek nesillere karşı bir vicdan borcu olarak karşı durma ihtiyacı olduğunu hissediyorum.
Sayın hocam ben daha önce yaşanan  nükleer tartışmaların  ışığında  bu yorumu yaptım kaldı ki  yukarıdaki şu bilgi "Ankara (AA)- Dünyada toplam 439 nükleer reaktör bulunurken, ABD 104 adetle en fazla nükleer reaktöre sahip ülke konumunda. Bu ülkeyi 59 adetle Fransa, 55 adetle Japonya ve 31 adetle Rusya takip ediyor." benim söylediklerimi destekliyor. Gelişmiş ülkerin nükleer enerjideki payı bu kadar net görülmektedir. Şu ayrıntıyı sanırım gözden kaçriyoruz son yıllarda gelişmiş ülkeler  nükleer enerji yerine çevre  dostu enerjilere yöneldiler  yoksa avrupalı devletler bu işten vazgeçti diye bir şey yok   Bu  söylem  tamemen gerçek dışı bir söylemdir. Özellikle  avrupa ülkeleri tarafından organize edilen  Türkiye'deki bazı Sivil  Toplum örgütleri  bu yaygarayı kopardılar " dünya artık  nükleer santaralden vazgeçiyor ve yenisini kurmuyor" Bu bir kandırmacadır Gelişmiş ülkelerde zaten  yeterince nükler  santaral var yenisini niye kursun ki? Malesef  bu yaygara  Türkiye'de bazı çevrelerce kabul edildi ve olması gereken nükleer enerjiye karşı çıkıldı.. Ama Türkiye'nin kalkınmasını her fırsatta engelemye çalışsalarda artık bir nükleer santralimiz olacak  üstelik çok geç kalındı. Nükeler santaralin kurluması gelecek nesilere karşı sorumlu olunması görüşüne katılmiyorum..Çünkü  özellikle  yeni  teknolojiler kullanılarak  kurluacak bir nükleer santaralin  çok da  büyük bir  zararının olacağını düşünmüyorum .. kaldıki nükleerin  atıkları kontrol altında tutulup bir şekilde muhafazası sağlanmakta oysa Türkiye'de  kömür yakılarak enerji elde edilen   termik santralerden hergün atmosfere karbon bileşiklerinin salınması çok mu daha iyi  bir seçenektir?
Kayıtlı

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞİ DEĞİL, GELECEĞİDİR....
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #4 : 25 Eylül 2008, 04:51:29 »

Nükleer santrallerle ilgili herkesin farklı düşüncesi var.Bunlar farklı başlıklarda tartışılmıştı.

Ülkemizin kendine has inanılmaz bir enerji kaynakları potansiyeli mevcut.Bunlardan kısa vadede yararlanma konusunda bir çaba görmüyorum ben.Yani güneş, dalga, rüzgar, yer altı suları gibi kaynaklarımızdan azami şekilde yararlanmak için büyük çapta bir çalışma yok.

Çünkü dışarıdan ithal ettğimiz petrol, doğal gaz gibi ürünler için uzun vadeli antlaşmalar yapmışız.Elimiz kolumuz bağlı.
Bu yüzden nükleer santral yapımı artacak elektrik ihtiyacımızı  bir nebze olsun giderecek çalışma olarak görülüyor.Ama gönül ister ki tükenmeyen enerji kaynaklarımıza yönelebilsek.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #5 : 25 Eylül 2008, 07:25:08 »

türkiye elektrik üretiminin malumdur,çok önemli bir kısmını doğalgaz kulanarak karşılıyorken,doğalgazda ithal ediliyorken,ve türkiye yazıda da bahsedildiği gibi gelişmiş ülkelerin elktrik üretiminde yıllardır kullandığı nükleer santralleri başlatmakta gecikerek pasgeçmişken artık bu konu tartışmayla zaman kaybedilecek halde değildir.cari açıgımızın en önemli kalemi,petrol ve doğalgazdır.artık doğalgazla elektrik üretim payı düşürülmelidir.uygun yer seçimiyle bu santraller kurulabilir.iran ,s.arabistan gibi ülkelerden önce bari santrallerin üretime katılmasını sağlamak gerekir diye düşünüyorum.çünkü gelişen dünya da nükleer santreller gelişmiş ülkeleri işaret etmektedir.ama gönül ister ki yenilenebilir enerji kaynaklarını da daha verimli üretime katabilsek.
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
anafartalar
VIP Üye
******

Performans: 339
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3895

Anafartalar Lisesi Coğrafya Öğretmeni Denizli


« Yanıtla #6 : 25 Eylül 2008, 12:05:21 »

Gelişmiş ülkelerde yeterince nükleer santral var ifadesini var katılmıyorum bu ülkelr hala daha yoğun olarak enerji ihtiyaçalrı artmakta ve b8unun içinde yeni elektirk ürrtim tesislerine ihtiyaç dumaktalar. Aöm ne hikmetse bu kararlarını nükllerden yana kurmuyorlar.
 Verdiğm linkde ki bilgler bakınca bunu görebiliyoruz yanlıuışım varsa  düzeltin
 Abd İngiltere Japonya ve Fransa gibi bu konuda önder olan ülkelrde şu anda kaç tane santral inşaat halinde ve kaç tansenin ömrü  ne kadar sürede bitecek burada istisna olan ülke rusya ve Güney kore gibi ülkeler bunlarında yapıalrı malum. Ben hala daha bu konuda ikna omadım. Bu teknoljinin en son seçenek olamsını diliyorum.
Kayıtlı

İnsanlar son ağaç kesilene, son balık tutulana son çiçek koparılana kadar paranın yenmeyeceğini öğrenemeyecektir.
Kıraç
VIP Üye
******

Performans: 479
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1014


« Yanıtla #7 : 25 Eylül 2008, 19:45:39 »

Gelişmiş ülkelerde yeterince nükleer santral var ifadesini var katılmıyorum bu ülkelr hala daha yoğun olarak enerji ihtiyaçalrı artmakta ve b8unun içinde yeni elektirk ürrtim tesislerine ihtiyaç dumaktalar. Aöm ne hikmetse bu kararlarını nükllerden yana kurmuyorlar.
 Verdiğm linkde ki bilgler bakınca bunu görebiliyoruz yanlıuışım varsa  düzeltin
 Abd İngiltere Japonya ve Fransa gibi bu konuda önder olan ülkelrde şu anda kaç tane santral inşaat halinde ve kaç tansenin ömrü  ne kadar sürede bitecek burada istisna olan ülke rusya ve Güney kore gibi ülkeler bunlarında yapıalrı malum. Ben hala daha bu konuda ikna omadım. Bu teknoljinin en son seçenek olamsını diliyorum.
Değerli hocam  elbetteki herkesin konuya bakışı  çok farklı olabilmektedir. Sizin  bazı konulara katılmamanız son derece doğal. Ancak Sizinde ifade ettiğiniz gibi "ne hikmetse  nüklerden yana  tercih kullanmiyorlar" evet avrupalı gelişmiş ülkeler artık nükleer santaral kulanmiyor  daha öncede belirttiğim gibi  daha ucuz  ve daha  çok çevre dostu olanlara yönelmişlerdir. Bugün  dünyanın bir çok ülkesinde bulunan  nükleer enerji santarali  bizim ülkemizde bügünkü  koşullarda kurulması  çok elzemdir.  Türkiye  dışarıya doğal ga petrol  parası ödeyeceğine  kendi kaynağı olan uranyumu kullanmalıdır. Ayrıca Türkiye gelişen bir ülke hergün enerjiye ihtiyaç duymakta. Türkiye kış aylarında  zaman zaman İran ve Rusyadan gelen doğal gazın kesilmesiyle  çok büyük sıkıntılar yaşamakta hepimiz bunun canlı tanıklarıyız. Türkiye gibi çok seçenekli enerji tercihlerine sahip bir ülkenin bu duruma duşmemesi gerekir. Hali hazırda  Türkiye'deki tüm akarsulardan  faydalanmak  ve elektirik enerjisi üretmek için  yaklaşık 600  tane baraja ihtiyaç vardır. Türkiye'nini hali hazırda  yaklaşık 200  barajı var. Kısa sürde bu barajlar yapılmayacağına göre  ve hergün  çevreye karbon gazı salınımı yapan termik santaral yapmanın uygun  olmayacağı duşunulurse nükler enerji kısa vadede en iyi seçenek olarak  kaliyor. Sayın hocam keşke Türkiye  jeotermal  ,rüzgar ve  güneş enerjisi gibi seçeneklerini devereye koyabilse ama malesef  bu konuda  da çok geride kalmışız..
Saygılarımla..
Kayıtlı

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞİ DEĞİL, GELECEĞİDİR....
eforx
Deneyimli Üye
****

Performans: 113
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 161



« Yanıtla #8 : 26 Eylül 2008, 08:04:13 »

Türkiye artık Nükleer santralini kurmalı ve işletmelidir. Enerjide dışa bağımlı oldukça, kalkınıp gelişemeyiz. Güneş, rüzgar ve su enerjisinden faydalanmak hepimizin bildiği ve kabul ettiği gibi öyle ucuz olan yatırımlar değildir. Gelişmiş ülkelerde bile bunların payı oldukça sınırlı iken ve hatta bunlarla ilgili büyük bütçeli ArGe çalışmaları sürüyorken bizim bu borç batağında onlara gelip yetişmemizi ve hatta geçebileceğimizi söylemek bana fazlaca iyimser olmak gibi geliyor. Öncelikle ekonomimizi bu çevreci enerjileri kullanabilecek seviyeye getirmemiz gerekiyor. Bunun içinde dünya pazarına bol, ucuz ve kaliteli ürünler sunarak rekabete girmeliyiz. Diğer bir ifadeyle ihracatımızı büyütmeliyiz. Bunun içinde üretimin maliyeti düşürülmek isteniyorsa en önemli gider ayaklarından biri olan enerjinin ucuza mal edilmesi şart oğlu şarttır. Çevremizdeki ülkelerde bile 2. dünya savaşından önce kurulmuş santraller bulunuyorken vede arada bunların meydana getirdiği çevre felaketlerinden hiç dahlimiz olmadığı halde zarar görüyor ve tazmin edemiyorken; neden yüksek teknolojiyle ve güvenlik tedbirlerini alarak nükleer santral kurmayalım ki? Üstelik termik santraller yaydıkları zehirli gazlarla belki çok daha büyük kirlenmeyi gerçekleştiriyorken...
Kayıtlı

İlimden önce Edep gelir
 İmam MALİK
Canı Canana Kurban Eyleyen Gelsin Bu Meydana...
....

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen
Şeyh Galip
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #9 : 26 Eylül 2008, 09:02:01 »

birde şeref oğuz'un(sabah)görüşü var:paylaşmak istedim.her görüş farklı açıdır,diyerek...
Enerjisiz Türkiye
Türkiye, dünyanın 17'nci büyük ekonomisi. Şimdilerde sert bir fren yapmış olsa da 7 yıldır aralıksız büyüyoruz. Enerji talebi de her geçen gün artıyor. Fert başına 10 bin $'ı aşan Milli Gelir, giderek daha fazla enerji talep edeceğimizin garantisi.
Hemen herkes, böylesi bir dinamizmin enerjiyle varolabileceğini bilir.
2020'de karanlıkta kalmamak için yılda ortalama 10 milyar $'lık yeni enerji yatırımı yapmamız şart.
Üstelik her yıl en az 1 milyar $'ını da alternatif enerjileri geliştirmek için harcamak koşuluyla.
2 gün önce Nükleer Enerji İhalesi gündeme geldi ve geldiği gibi de gitti.
Zira beceremedik. Çevreciler protesto etti, firmalar geri çekildi veya teşekkür etti.
Yalnızca bir Rus "Olabilir" dedi.
Yarım asır önce gündeme gelen ve tam çeyrek asır önce Mersin Akkuyu'da aynı yerde düşünülen nükleer santralin "kamuoyu tartışması" ise "bilgi kirlenmesi" içinde devam ediyor.
Elektrik üzerine kurulu uygarlığımızda, bayram sonrası "kesintiler" gündeme geledursun, elimizdeki binlerce fabrikanın fişini nereye takacağımız konusunda hâlâ bir hazırlığımız yok.
Bu halimizle, bayram temizliğini bayram gününe bırakan şaşkınlar gibiyiz.
Bakanlık; "enerji koridoru" gibi mega yaklaşımlarla öylesine meşgul ki biz ölümlülerin enerji ihtiyacına yönelik "kalıcı" bir cevaba sahip değil.
Elektriğinin % 44'ünü doğalgazdan üretirsen dışa bağımlı kalırsın.
Hidroelektrikten gelen % 25'lik üretim ise 317 irili ufaklı baraj ile "ekonomik" bir gelecek sunmuyor.
Kömür; % 26'lık payıyla en büyük kirletici ve sona koşuyor. Petrol desen yalnızca bizim değil, dünyanın baş belası.
Rüzgâr alternatifi de giderek şehir efsanesi olacak gibi. Zira abartılıyor.
Enerjide dışa bağımlılık oranı % 72 olan bir Türkiye'nin, 2023'te ilk 10'a girmesi için enerjiye ihtiyacı var. Hem de çok fazla enerjiye.
Hal böyle iken bir ihaleyi dahi beceremedik.
Boğaz Köprüsü'ne karşı olmak, karşıya geçme gerçeğini ortadan kaldırmıyor.
Türkiye de "zengin karşı kıyıya geçmek" istiyor ve enerjiye ihtiyacı var.
Nükleere karşı olabiliriz. Ancak enerji ihtiyacına verecek bir cevabımız olmalı.
Alternatif enerji diyenleri duyuyorum.
Bor diyenlerimizi de.
İyi de alternatif enerjileri geliştirebildik mi?
Biraz akıl ve samimiyet lütfen.

Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
anafartalar
VIP Üye
******

Performans: 339
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3895

Anafartalar Lisesi Coğrafya Öğretmeni Denizli


« Yanıtla #10 : 27 Eylül 2008, 10:31:04 »

 "2 gün önce Nükleer Enerji İhalesi gündeme geldi ve geldiği gibi de gitti. Zira beceremedik. Çevreciler protesto etti, firmalar geri çekildi veya teşekkür etti.
Yalnızca bir Rus "Olabilir" dedi."
 Eğer ülkemizde çevrecelirin gücü bu kadar güçlü olsa bir çok krililk unusuurndan kurtulurduk. Bence olayın o boyutunu yazar yanlışlık yapmış. Bu iş başaramanın nedeni çevrecierlin üzrine atmakla  cçevreye duyarlı biir oalrak çok sevindim. Bunda en büyük etekn Nükller enerji yönetmeliğinin değişmesi  olduğunu düşünüyorum. Yani istedikleri gibi  YAP KİRLET GİT sistemini uygulayamacak olmalrı.
 Bu arada  enerjide dışa bağımlılık gerçekten arkadaşaarımın dediği gibi çok tehlikeli bunun örnekelrini hepimiz biliyoruz.Kurulacak nükller santarallerde dışarıyı bağımlı olup olmadığımız konusunda hala daha net bir bilgi yok.

 Çevremizde 2. Dünya Savaşı öncesi kurulan nükller santarllerden söz ediliyor burda söz edilen 2. Dünya Savaşı 1939 1945 yılları arasında olmuştur.   İlk nükller santraller askeri amaçlar içn bu tarihlerde yapıldığı doğrudur. bildiğim kadarı ile  ENERJİ AMAÇLI değildir. Kaynakalra göre 1951' de Arco' da ilk elektrik üreten reaktör açıldı. 1957' de ise finansal elektrik üreten ilk santral Shippingport , Pennsyle-vania' da tam üretime geçti.Diğer yandan Ruslar'da 1954' de Obninsk' de küçük bir nükleer santral çalıştırmaya başladı.Buda nükller enerjinin 2. dünya savaşaından sonra kurulmaya başladığınbı gösterir.
  Enerji kaynkalrınınn hiç biri masum değildir. Hidroelektirk santrallarin bile çevreye olumsuz etkileri olduğu bir gerçektir. Fakat her türlü kaynağı  çevreye en az zarar vererek kullanmak gerrkir.
  Sayın Enerji Bakanımızn bir projesinde şöyle demişti doğruluık payını bilmiyorum ama Ülkemizde ampulleri tassaruf ampulleri ile değiştirisek bir Keban kazanırız. Çok ilginç  değilmi belkide sanayi tesislerinde  durm nedir.Bunu kimsenin  bildiğini sanmıyorum.

Nükleer enerji en son seçim olmalıdır. Ama bu çabalardan ne sonuç çıkarsa çıksın, sanırım, siyasi gerek olarak bölgesel dengeler açısından toplum isteği dışında da olsa Türkiye nükleer enerji ile tanışabilir. Son günlerde yazılı ve görsel medyada nükleer enerji tartışmaları boşuna olmasa gerek. Uluslarası Enerji Komisyonu müsaade etmeden kimse nükleer santral kuramaz.


Kayıtlı

İnsanlar son ağaç kesilene, son balık tutulana son çiçek koparılana kadar paranın yenmeyeceğini öğrenemeyecektir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic