Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: COĞRAFYACI NE İŞ YAPAR? NE İŞE YARAR?  (Okunma Sayısı 8790 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sis_5154725
Sürekli Üye
***

Performans: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 110


« : 25 Ekim 2013, 13:09:13 »


COĞRAFYACI NE İŞ YAPAR? NE İŞE YARAR?

          Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Mezunları hiçbir iş yapmaz, hiçbir işe yaramaz. Çünkü Coğrafya bölümünden mezun olduktan sonra almış olduğu eğitimin gerektirdiği hiçbir Kamu Kurum Kurumlarında istihdam imkanı bulamaz. Bu bölümden mezun olanların devlet tarafından tanınmış bir unvanı bile yoktur. Mezunların Milli Eğitimde Öğretmen olabilmeleri için bir yıl daha okuyup formasyon almaları gerekmektedir. Üniversitelerde Araştırma Görevlisi olabilmeleri için ise bir çok aşamadan geçip torpili de sağlam bulup kalabilmektedir. Dershanelerde ise tamam iş imkanı bulabilmektedir ama dershanelerde kapatılıp özel okullara dönüştürüleceği için yine buralarda da formasyon istenecek. Buraya kadar saydığım istihdamların hepsi öğretmenliktir. Peki Coğrafya Bölümleri, Coğrafya öğretmenliği için geçiş sayılan bir bölümüdür? Coğrafya bölümlerinde okuyan veya mezun olanlar tercihlerini yaparken Coğrafya Öğretmenliği bölümlerini görmeyip özellikle mi Coğrafya bölümlerini tercih etmişlerdir? Maden bu bölümden mezun olanlar öğretmen haricinde olamıyorsa ya Coğrafya Bölümlerini kapatın yada hepsini Coğrafya Öğretmenliği yapın.
          Coğrafya bölümü mezunlarının kamu kurumlarında istihdam edilebilmesi için öncelikle devletin Coğrafyacı ünvanını tanıması gereklidir. Şuan bununla ilgili olarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yer alan 18/01/2012 tarih ve 2/345 esas nolu; Teklif ile kamu kurum ve kuruluşlarında coğrafyacı kadrosunun ihdas edilebilmesi ve bu kadronun ait olacağı sınıfın belirlenmesi amaçlanmıştır. Başlıklı kanun teklifinin komisyonun onayından geçmesi gerekmektedir. Ama maalesef bir yıldan fazla bir zamandır komisyonda beklemektedir. Yakın bir zamanda da KADÜK yani geçersiz sayılacaktır.
          Akademisyenlerimiz bu kanun teklifinin onaylanması için çok mücadele ediyorlar. Uyumuyorlar, oturmuyorlar, yemiyorlar, içmiyorlar ve TBMM’nin önünde çadır kurup bu kanun teklifi onaylanmadan bir yere gitmeyiz diyorlar. Bu mücadelelerinden dolayı hepsine ne kadar teşekkür etsek azdır. Hangisine sorsak bizim bu halimiz ne olacak diye. Bizim yapacak bir şeyimiz yok, gücümüz yetmiyor. Şu hocanla görüş, şu yapabilir, İbrahim Atalay Hocan deyip. Kendilerinin üstünden atıyorlar. Peki üniversitelerde ben Akademisyenim deyip Azrail kesilenler kim acaba? Peki bilim adamı olarak hangi kapıyı çalsalar açılmaz? Peki hangi siyasi ile görüşseler görüşleri kabul görmez? Peki akademisyenlerimiz kibirlerini ve ünavanlarını bir tarafa bırakıp bir araya gelip bunun için ne yapabiliriz derler? Peki bu kanun değişikliği tasarısı için akademisyenlerimiz bir heyet oluşturup Komisyon başkanı ve üyeleri ile görüşemezler mi? Peki akademisyenlerimiz siyasilerimize binlerce coğrafyacı işsiz, aldıkları eğitimin dışında meslek guruplarında çalışmak zorunda, coğrafyacılar DSİ, Karayolları, Meteroloji ve Belediyeler gibi kamu kurumlarında çalışmayı hak ediyor, coğrafyacılar buralarda istihdam edilirse devlete çok faydası olur diyemezler mi? Tabi ki hata ediyorum Akademisyenlerimizden özür diliyorum. Akademisyenlerimiz akademik kariyerleri için ünvanlarını yükseltebilmek için koltuklarından olmamak için çok çalışıyorlar. Bizimkide iş değil bu kadar işlerinin içinde akademisyenlerimizden bir şey istemek olur mu? Zaten bu yazımı okumazlar okusalar da gülerler geçerler. Ne diyor bu Kral çıplak diyor, görmüyor mu kralın üstündeki güzel ipek elbiseyi derler.
          Evet biz Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümlerini sadece Lisans mezunu olabilmek için okuduk. Birde çok şükür o hakkı verdiler erkek mezunlar için askerliği kısa dönem yaptırıyorlar. İşte ben ve benim gibi düşünenler bu bölümü Lisans mezunu olabilmek için okuyan delilerdeniz? Saygılarımla.
Kayıtlı
virani
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4



« Yanıtla #1 : 27 Ekim 2013, 07:33:25 »

bu yazı için çok teşekkür eder yazının altına bende aynen imzamı atarım saygılarımla
Kayıtlı
melih_34
Uzman Üye
*****

Performans: 79
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 382


« Yanıtla #2 : 30 Ekim 2013, 15:06:10 »

Ozaman şöyle yapalım.seçim yaklaştı vekiller kendi adayları için oy isteye memleketlerine gelecekler. bizde kendilerine yasa teklifinin onaylanması için baskı kuralım.
Hocam dediklerinize katılmakla beraber bizim hatalarımız;
1- Atama bekleyen diğer bölümlerin öğretmen adayları her türlü yola başvuruyor (sosyalcı edebiyatçı hatta her atamada 5000 atama yapılan ingilizce vb) peki coğrafyacı..
2- Yıllar önce jeomorfolog ünvanı adı altında çalışan coğrafyacılar kurumlarında sönük kaldı
3 -Akademisyenlerin jeomorfolog ünvanı için kürsü kurmalları bence bu yasaya vereceği destekten daha önemli.Çünkü jeomorfolog kadrosu hala kurumlarda var ama sönük.
4- Tam emin değilim ama Van dsi bölge müdürü (8-9 yıl evvel) coğrafyacıydı. ama kurumuna kaç tane coğrafyacı aldı.

5- Çevre ve şehircilik bakanlığında bir birim var cbs müdürlüğü, o müdürlüğe kaçımız mail attık talepte bulunduk

6- Kaçımız gerek lisans gerekse yüksek lisans tezimizin bir örneğini belediyelere hediye ettik (gerçi ben hediye ettim sayemde ilçe başkanı oldu ama sonra yan çizdi (ortaokul mezunu idi) biz de bu sahalarda varız diye.
7- Kaçımız cesaret edip okullarda halka bir konu hakkında seminer vs verdik.
8- Tv programına çıkıp bir konu hakkında bilgi veren var mı? (akedemisyen de dahil)
9- Kuzey Anadolu Fay hattını jeomorfolojiye dayanarak tespit eden Rahmetli hocamız Sırrı ERİNÇ'tir. Ama maşaallah her doğal afette işle alakası olmayan tarihçi, sanat tarihçisi, edebiyatçı, sosyolog bakarsın tv ye çıkmış doğal afetler ile açıklama yapıyor. bizden...
10- Seçmeli derslere bakın okullarda coğrafya ile ilgili bir ders varmıdır. Her sınıfta 5 saat TDE 4 saat Dil ve anlatım, bu da yetmezmiş gibi bu sene 2 saat türkçe bu da yetmezmiş gibi 1 saat diksiyon. Bu ülke hayatta bir yere gelemez. Doğal afet ülkesinde coğrafyanın önemi yok ama, Gece canı sıkılanın yazdığı, hayellerini aktardığı bir romanın önemi var. Fiziğin önemi yok bir ampulü bile değiştiremeyen bir milletiz elektrikçi çağırıyoruz. İlk yardımdan zerre kadar anlamıyoruz çünkü Biyoloji 1-2 saat. dahada genişletebiliriz.
daha sayacak çok şey var ilkin biz bir olmalıyız, gerisi gelir.
Kayıtlı

oku,ilme etme şek kırk cahilden iyidir bir eşek
Sercan Eren
Yeni Üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #3 : 05 Kasım 2013, 02:14:55 »

Gereken düzeltmeler yapıldığı takdirde günümüzde sorunlu bulunan bu alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: