Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir şehir efsanesi: Bor  (Okunma Sayısı 2262 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
doğaege
VIP Üye
******

Performans: 214
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 635


« : 15 Ekim 2008, 18:56:23 »



Türkiye’nin bor rezervi konusunda yanlış algılamalar olduğunu belirten Eti Maden Genel Müdürü Yılmaz, “Vatandaş, elimizdeki boru kömür gibi kazıp pazara gönderdiğimizi, ne kadar gönderirsek o kadar kazanacağımızı zannediyor. Böyle bir şey yok” dedi.
AA
Güncelleme: 13:05 TSİ 06 Ekim 2008 Pazartesi





ANKARA - Eti Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Yılmaz, dünyada ve Türkiye’de bor rezerviyle tüketim hızı arasında müthiş bir orantısızlık olduğunu belirterek, “Dünyada 4 milyar ton bor rezervi var, bunun yüzde 72’si Türkiye’de. Ama Türkiye dahil yıllık tüketim sadece 4 milyon ton. Vatandaş elimizdeki boru kömür gibi kazıp pazara gönderdiğimizi, ne kadar çok gönderirsek o kadar fazla kazanacağımızı zannediyor. Böyle bir şey yok” dedi.
Yılmaz, Türkiye’nin bor rezervi konusundaki hesaplamalar ve değerlendirmelere ilişkin yaptığı açıklamada, kamuoyunda bor konusunda “şehir efsanesi” olduğunu söyledi.

Bor kimyasallarının yüzde 95’inin cam, seramik ve deterjan sektörüne satıldığını, bunların dışındaki sektörlere satılan miktarın çok küçük olduğunu ifade eden Yılmaz, “Dünyada ve Türkiye’de bor rezerviyle tüketim hızı arasında müthiş bir orantısızlık var” dedi.

Bordaki temel meselenin tüketim hızını artırmak olduğunun altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:

“Borda arz fazla talep az, en temel konu bu. Bu noktayı ihmal ederek analiz yaptığınızda, bütün tablolar pembe olur. Türkiye’nin bor rezervi 2,5 milyar ton, yani dünya rezervinin yüzde 72’si Türkiye’de. Türkiye dahil dünyanın bor rezervi ise 4 milyar ton, ancak bor kimyasalı ve konsantresi olarak tüketim hızı yıllık sadece 4 milyon ton. Halihazırda dünyaya bin sene yetecek kadar bor var. Bunun 700 senesini tek başına Türkiye karşılayabiliyor. Biz olmasak bile piyasada dünyaya 300 sene yetecek bor var. İşte pembe tablo çizenlerin görmediği şey bu. Sanki biz ne üretirsek hepsini satabileceğiz, müşteri bizi bekliyor gibi düşünüyorlar. Bu da yanlış algılamalara neden oluyor.”

“Bor konusunda kamuoyuna bol miktarda iyimserlik havası pompalanıyor” ifadesini kullanan Yılmaz, “Türkiye’deki borun ‘tüm iç ve dış borçları ödeyebileceği’, GSMH’ye üç katı kadar katkı yapacağı’ gibi laflar söyleniyor. Bunların hiçbirinin aslı astarı yok” diye konuştu.

Türkiye’nin bor varlığının değeri konusunda hesaplama yapanların çok pahalı bir bor kimyasalını referans aldıklarını, rezervi onunla çarparak bazı rakamlara ulaştıklarını anlatan Yılmaz, “Elimizde o kadar büyük miktar var ki, en ucuz bor kimyasalı fiyatından bile hesaplanırsa inanılmaz rakamlara ulaşılır, ama sattığımız miktar belli” dedi.

Yapılan hesaplama ve değerlendirmelerin Türkiye’nin bor rezervi değeri konusunda kamuoyunda yanlış algılamaya neden olduğunu dile getiren Yılmaz, “Vatandaş elimizdeki boru kömür gibi iş makineleriyle kazıp pazara gönderdiğimizi, ne kadar çok gönderirsek o kadar fazla para kazanacağımızı zannediyor. Böyle bir şey yok” şeklinde konuştu.

BOR MADENLERİ KESİNLİKLE SATILMAYACAK
Eti Maden Genel Müdürü Yılmaz, Türkiye’deki bor madenlerinin “40 milyon dolara satılacağı” yönünde söylentiler olduğunu da hatırlatarak, bu iddiaların Eti Maden’in kasasında 250 milyon dolar nakit parası bulunduğunda ortaya atıldığına dikkati çekti.

Eti Maden’in kasasında şu anda yaklaşık 130 milyon dolar parası olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bor madenlerinin satılması gibi bir şey kesinlikle söz konusu değil. Eğer özelleştirilecek olsa öncelikle özelleştirme kapsam ve programına alınır, şartnameler alınır, açık ihaleyle ihaleye çıkılır. Bu safhaların hiçbiri yok. Çünkü ortada böyle bir şey yok. Vatandaşlarımız bu gibi söylentilere inanmasınlar” diye konuştu.

NÜKLEER ENERJİDE BOR, ÇORBADA TUZ GİBİ
Yılmaz, Türkiye’nin yüksek miktardaki bor rezervinin, kurulması planlanan nükleer santrallar için avantaj olup olmadığına ilişkin de nükleer enerjiyle bor kimyasalları arasında dolaylı bir bağlantı olduğunu söyledi.

“Bor, nükleer enerjinin olmazsa olmazı asla değildir” diyen Yılmaz, borun sadece nükleer reaktörlerde soğutucu olarak kullanıldığını, bunun da “yemeğe katılan tuz gibi” olduğunu vurguladı. Yılmaz, nükleer santral kurulmasının borikasit tüketimini artıracağını ancak bunun zannedildiği gibi yüksek bir miktar olmadığını da belirtti.

BORDAN ENERJİ ÜRETİMİ
Bordan enerji üretme konusundaki çalışmalara da değinen Yılmaz, bu konuda da borun dolaylı bir işlevi olduğunu, borun kendisinin bizatihi yakıt olmadığını, sadece hidrojen tutma özelliğinden dolayı söz konusu uygulamalarda sodyum borhidrür adlı bor kimyasalı kullanıldığını kaydetti.

Sodyum borhidrürü hidrojen taşıyıcısı olarak kullanarak hidrojen ortaya çıkarıp onu da yakıt olarak kullanmanın teknik olarak mümkün olduğunu ifade eden Yılmaz, “Ancak bunun teknik olarak mümkün olmasıyla ekonomik olarak mümkün olması çok farklı şeyler. Bugün itibariyle bu iş teknik olarak yapılıyor ama ekonomik değil” dedi.

Yılmaz, fosil kaynaklar bittiğinde alternatif enerji kaynakları olması gerektiğini, bugün itibariyle hidrojenden enerji üretmenin ekonomik olma noktasından uzak olsa bile ileride klasik yöntemlerle arasındaki farkın azalabileceğini, dolayısıyla bu tür çalışmaların devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/461274.asp#storyContinues


                                          etibank'ı satmak için kamuoyu mu oluşturulmaya çalışıyor acaba...
Kayıtlı
umut151
Uzman Üye
*****

Performans: 27
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 371



« Yanıtla #1 : 15 Ekim 2008, 20:33:11 »

gerçektende eminim ki birçok kişi için hayal kırıklığı yaratmıştır bu gerçekler.
bu haberi ben kaçırmıştım.çok iyi oldu hakikaten.
Kayıtlı
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #2 : 15 Ekim 2008, 20:34:29 »


“Bor konusunda kamuoyuna bol miktarda iyimserlik havası pompalanıyor” ifadesini kullanan Yılmaz, “Türkiye’deki borun ‘tüm iç ve dış borçları ödeyebileceği’, GSMH’ye üç katı kadar katkı yapacağı’ gibi laflar söyleniyor. Bunların hiçbirinin aslı astarı yok” diye konuştu.


   İş güç yalan dolan üzerine mi yani ?...
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #3 : 15 Ekim 2008, 20:35:57 »

Elimizdeki madenleri pazarlamada bu bakış açısını da düşünmek lazım.Talep az olduğunda böyle bir durum ortaya çıkıyor.Boru ülkemizde en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını aramalıyız belki de.Bu da en iyi sanayi ve teknolojide gereken yerlere gelmekle olur.
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
Kıraç
VIP Üye
******

Performans: 479
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1014


« Yanıtla #4 : 15 Ekim 2008, 20:48:34 »

Değerli meslektaşlarım Eti maden İşletmeleri genel müdürü tarafından yapılan  açıklamalar pek inandırıcı değil..Türkiye'de bor konusunda çok önemli kurluşların yaptığı bilimsel çalışamlar yok saymak  gerçekten çok üzücü.. Eti maden işletmeleri genel müdürü sayın Orhan Yılmaz bor konusunda kamuoyunu yanıltacağına, Türkiye'de bor teknolojisinin kurlması için çalışmalar yapsın. Eti maden şuan bor madenini ham veya rafine ürün olarak satiyor tabiki az para ediyor.. bizim satığımız bor madenleri yabancı ülkler tarafından özel bor teknolojisiyle çok özel ürünlere dönüştürlmekte ve çok önemli paralara satılmaktadır. Örneğin deterjan yapımında kullanılan sodyum perborat Türkiye'nini dışariya satığı tinkal(boraks) mineralinden elde ediliyor..Türkiye tinkalin tonunu dışariya 300 dolardan satiyor, sodyum perboratı ise dışardan yaklaşık tonunu 1000 doların üzerinde aliyor. Yani biz satrken 1 kazaniyoruz dışardan işlkenmiş olarak 4 veya 5 katı fazla ödüyoruz...buna dayanarak konuşursan elbette iyi gelir elde etmezsin...Türkiye'yi böyle gerçek dışı açıklamalarla oyalamanın anlamı yok.. Türkiye'de özel bor teknolojisi kurcaksın bor madenini işleyip özel ürün haline getirceksin o zaman satacaksın bak bakalım para kazanilyormu kazanılmıyor mu görürüz..
Kayıtlı

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞİ DEĞİL, GELECEĞİDİR....
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic