Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çevre Bilinci Her Yönde Geliştirilmeli...  (Okunma Sayısı 1931 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*****

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« : 14 Ağustos 2008, 11:36:30 »


Bize bırakılan en değerli mirasın su, toprak, hava ve enerji kaynakları olduğu her geçen gün yaşadığımız olaylarla ortaya çıkıyor. Bu nedenle birçok üretici firma daha az su, daha az enerji tüketen, havayı ve toprağı daha az kirleten yeni ünlerini piyasaya sürüyor. Araştırma geliştirme çalışmalarında bu konuya ağırlık veriyor. O nedenle bize düşen görev toplumun çevre bilincini geliştirmek ve eğitim sistemimiz içerisinde çevre konularına yer vermektir.

Bizim neslimiz çevre bilincinin önemini pek tanımadan eğitildi. Oysa şimdi görüyorum ki hepimiz çevre bilincine önem vererek hareket etmek ve bize atalarımızın miras bıraktığı dünyayı en az tahrip ederek gelecek nesillere bırakmak durumundayız. O nedenle son dönemde birçok üretici firmanın ve finans kuruluşlarının çevreci girişimlerinin artması önemli bir gelişme. Üretici firmaların AR-GE yatırımlarını çevre alanına yoğunlaştırıp, daha az enerji ve su tüketen yeni ürünler piyasaya sunma gayreti içerisinde bulunmaları da sevindirici. Ancak, bu alandaki gayretlerin henüz yeterli olmadığı ve birçok alanda yeni önlemler alınması gerektiği de gözden ırak tutulmamalı. Ayrıca, çevre bilincinin genç nüfusta gelişmesi için mutlaka eğitim sistemi içine bu konunun alınmasının da büyük önemi var.

Son yıllarda çevrenin önemle ele alınmasında insanlığın kullandığı su, toprak, enerji kaynaklarının daralmasının getirdiği olumsuzluğun farkına varılmaya başlanması rol oynuyor.

Su kaynağının yetersizliği her alanda su kullanımını disipline etme gerekliliği ortaya çıktı. Tarımda salma sulamanın hem binlerce yılda oluşan verimli yapıyı ortadan kaldırması, hem de çoraklaşma ve tuzlanmaya neden olması damla sulama gibi yeni yöntemlerin mutlaka hayata geçirilmesi ve tarım alanlarına hakim kılınması sonucunu beraberinde getirdi. Tarım alanlarında buna dönük yatırımlar yapılması gerekliliği gündeme gelince bir yandan endüstriyel tarım yapan kuruluşlar bu alana yatırım yaptılar. Bir yandan da bankalar finans kurumları bu konuda krediler geliştirerek, damlama sulama sisteminin yaygınlaşmasına yardımcı olmaya başladılar.

Su israfını önlemek için çamaşır ve bulaşık makinesi üreticilerinden, armatür üreticilerine, sıhhi tesisat üreticilerine kadar birçok alanda daha az su ile daha verimli sonuç alınması için ürün geliştirme çalışmaları yapıldı, yapılmaya devam ediyorlar. Geçenlerde sohbet ettiğimiz Elginkan yöneticisi Muzaffer Zeren, yeni lavabo ve evye bataryalarının, normal bataryalar dakikada 18 litre su tüketirken bunu 8 litreye indirdiğini, 15 milyon ailenin bu sistemi kullanmasının 4-5 Ömerli Barajı'ndaki kadar su tasarrufuna neden olacağını söyledi. Zeren, piyasadaki rezervuarların 4.5-6 litre su tüketirlerken yeni ürünlerinin 3 litre su tüketimiyle aynı sonucu alabildiğini söyledi. Birçok armatür ve sıhhi malzeme üreticisi firmanın benzeri sonuçlar alan AR-GE çalışmalarıyla daha az su tüketen ürünlerini piyasaya sürüyorlar. Bulaşık ve çamaşır makinesi üreticileri de hem daha az elektrik tüketen, hem daha az su kullanarak sonuç alan yeni modellerini piyasaya sunuyorlar.

Otomotiv sektörünün yeni ürün çalışmaları da bir yandan daha az petrol tüketimini, bir yandan da çevreye daha az zararlı gaz salımını esas alan ürünler geliştirme gayreti içersinde hareket ediyorlar. Özellikle ozon tabakasındaki açılma ve küresel ısınmaya bağlı felaketlerin yaşanmaya başlanması karbon salımlarının azaltılması yolunda girişimlerde bulunması ve çevreye duyarlığın artması sonucunu beraberinde getiriyor. Bu konuda Kyoto Sözleşmesi'nde yer alan önlemler her geçen gün dünyada daha fazla önemseniyor. Ve sözleşme uygulamasını gündemlerine almayan Amerika ve Türkiye gibi ülkeler üzerindeki baskılar da artıyor.

Arkadaşımız Nurdoğan Arslan Ergün'ün haberinde, üretici birçok firmanın çevreye duyarlılığında önemli artış olduğunu gösteriyor. Sanırım buna bir yandan halkın çevre duyarlığını artırıcı eğitim kampanyaları artırarak destek vermeliyiz. Bir yandan da çevre bilincini genç nüfusta geliştirmek için eğitim sistemimizde buna göre düzenleme yapmalıyız...

Kaynak: Dünya Yazan: Osman Arolat

Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic