Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir deneme Uludağ . bir defa okuyun  (Okunma Sayısı 1965 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« : 13 Eylül 2008, 19:36:33 »


Arkadaşlar okulumuz dergisi için yazdığım bu yazıyı sizinle paylaşmak istedim                                                                                             BİR  TUTAM  ULUDAĞ
      Anadolu insanını tam tanımak için yaşadığı coğrafyanın özelliklerini bilmek gerekir.Dağların  ülkesi olarak da tanımlayabileceğimiz  bu  coğrafyada dağlar kimi zaman   sevgiliye  duyulan  özlem,    kimi  zaman haksızlığa baş  kaldıran Köroğlu,bazen  gururun   azameti, bazen katık  olur  sofralara. Ağrı masalların  Kaf  Dağı olur bazen, Nemrut olur  Nemrut  Dağı . Toroslar yüksekten bakar Çukurova’ya, Kaçkarlar heybetle bakar puslu  karadenize.Ya!   mitolojik Uludağ; o dağ ki  Batı Anadolu da kafa tutar Ağrı’ya, selam gönderir bağrından çıkan kaynaklarla   ovaya.Ova insanı farkında mıdır dersiniz uludağın?
     Uludağ; coğrafyasındaki insanları kendine benzetir. Biraz gurur katar kimliğe ,bazen güzellik olur yarin gözleri   gibi  yeşil. Yeşil çini olur kutsal bir mabedin duvarlarına,su olur akar  damarlarımıza Kısacası biz oluruz Uludağ, Uludağ olur biz…..

      Uludağ, Marmara bölgesinin 2543 m yüksekliği ile en yüksek doruğudur.Heredot; kitabında  olypos adıyla  anar Uludağı.İlkçağ coğrafyacısı Strabon, Mysia olymposu adıyla dillendirir  Uludağı.
      Uludağ aslında 1.jeolojik dönemden önce oluşmaya başlayan bir masif özelliği   taşır                                                         .Kuzeyde Permiyen ,doğu ve güneyde 3. jeolojik dönemin Neojen sediment maddeleri tarafından örtülmüştür.Dağın merkezine doğru metamorfik taşlar yer alır.Bunların içerisine doğru sokulmuş mağmanın etkisi ile granodiyorit Plütonlar  masifin temelini oluşturur.Kütlenin çekirdeğini gnays,şistleşmiş mermer,yeşil şist,fillit,mermer ve kristalize olmuş kireçtaşları oluşturur.Dağ bu özellikleri ile yere çakılmış bir kazık gibidir.Etekleri deprem riskinin  azaldığı   bir saha ve Bursa şehrine sağlam bir zemin olur.Taşlarından granit , Yeşil camii bahçesinin ve çevresindeki yollara döşendiği gibi bir çok parkta zemine kardeş olur.Bu taşlardır; Ulu camiyi ,Emir sultanı bu kadar  göz alıcı hale getirip Bursa şehir mimarisine yön veren. .Jeolojik yapısı maden kaynakları ile çevresindeki bir çok yerleşke için aş olur pişer tencerelerde.Akşam yemeği bazen wolfram,  bazen krom olur.Bursa ekonomisine can verir.
     Jeomorfolojik özellikleri de  dağı ülkemizin önemli sahalarından biri haline getirmiştir.4 jeolojik   dönemde oluşan   buzul şekillerini dağda görmek mümkündür.Sirk çanakları ve bunlar içerisinde gelişmiş buzul gölleri olan Kilimli,Karagöl,Aynalı göl ve Buzlu göl  bunların en önemlileridir.Batı  Anadoluda buzul topoğrafyasına ait şekiller sadece burada   görülebilir.   
   Dağın yamaçlarından yükseklere doğru çıkıldıkça iklimin kısa mesafeler içerisinde büyük değişikliklere uğraması nedeniyle dağ bir endemik bitki cenneti haline gelmiş, bitki kuşakları belirginleşmiştir.Dünyanın başka hiçbir yerinde görülmeyen,bulunduğu coğrafyanın iklim,toprak ve topoğrafyasına uyumlu olarak gelişmiş endemik bitkilerin başlıcaları şunlardır,Ebulmülk,Altuni Hindiba,Bitotu,Kanarya otu,Uyuz otu.
   Bunlardan başka dünyada yok olmak üzere olan ve sadece Uludağ’da  koruma altına alınan türlerde vardır.Bunlar ise Sarı jensiyan,Kral şamdanı,iki Siklamen türü ve bir Kardelen türüdür.Dağın yamaçları boyunca oluşan bitki katları ise şöyle sıralanır.
   1.300-350 m arasındaki  ilk zonda ;Zeytin,Defne,Kızılağaç ve diğer maki türleri yer alır.
   2.350-750 m arasındaki ikinci katta;kestane,ceviz,çınar ve karaağaç yer alır.
   3.750-1000 m arasında;Kayın ve karaçam
   4-1000-2000 metrelerde;göknar,karaçam ve titrek kavak
   5-2000 m sonra ise göknar,ardıç,karaçam ve Alpin çayırlar yer alır.
   Evliya Çelebi’nin yıllar önce sular şehri olarak belirttiği Bursa şehri; bu sıfatını da Uludağ’a borçludur. Dağın eteklerinden çıkan  kaynaklar, Bursa şehrine ve ovasına can vermiş, şehrin varlık nedeni olmuştur.
   Fay kaynaklarının da yaygın olduğu bu alanlarda sağlık turizmi de gelişme olanakları yakalamış şehir ekonomisine katkı sağlamıştır. Dağ aynı zamanda ülkemizin en önemli kış turizmi merkezi durumundadır.
           1925 yıllına kadar  Keşiş Dağı olarak isimlendirilen Uludağ, 20.9.1961 yıllında Milli park ilan edilmiş   ve koruma altına alınmıştır.
         Günümüzde hızlı sanayileşme ile  ortaya çıkan küresel ısınma bir çok ekosistemin yok olmasına neden olmaktadır.
        Doğal kaynaklar hızla tükenmekte ve yok olmaktadır.Bütün bunları düşündüğümüzde ülkemizin en önemli  yaşam alanlarından biri olan uludağı ,korumak onun zenginliklerinin farkında olmak hepimizin görevidir. Anadolu’da her insan kendi coğrafyasının özelliklerini nasıl taşıyor ise bizim şehrimizin hikayesinin de Uludağ olduğunu unutmayalım.Bir tutam Uludağ doğacak çocuklarımıza kalsın. 
                             
Kayıtlı
kt
VIP Üye
******

Performans: 649
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3775



« Yanıtla #1 : 13 Eylül 2008, 19:45:28 »

    9.sınıf kitabında Keşiş dağı diye adlandırıldığından sözediliyor.
Kayıtlı

Dünyayı güzellik kurtaracak...
msever
Uzman Üye
*****

Performans: 104
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 253


alınteri en iyi mirastır


Site
« Yanıtla #2 : 13 Eylül 2008, 19:58:44 »

Bursa'nın yeşillini beyazını aldığı dağ bazen olimpos bazen keşiş dağı bazen rübhan dağı olarak isimledirilmiştir fakat herkesin gönlünde uludağ ismiyle yer tutmuştur farkında olmasanızda damağınızda tadı mutlaka vardır pek çok hazır su uludağımızdan şişelenmektedir...
Kayıtlı

Yıldız bir gökte güzel bir de ayyukta
Ay bir yıldızla güzel bir de bayrakta...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic