Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Toriçellinin Deneyi  (Okunma Sayısı 14840 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KAYIBEN
Sürekli Üye
***

Performans: 25
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 124



« : 19 Şubat 2007, 21:00:11 »


Arkadaşlar Toriçellinin yapmış olduğu hava basıncı deneyini yaptığı ortamla ilgili birbirinden farklı açıklamalar var.Bu konuyla ilgili gerçek nedir? Sizin kaynaklarınız bu konuda ne diyor?
Ben bugüne kadar 45 derece enlemlerinde deniz kenarında 15 santigrat derecede 1 cm karelik yüzeye düşen hava basıncı 1033 grdir.Buda 76cm civa basıncına yani 1013 milibara eşittir.Diye öğretiyordum.Şimdiye kadar okuttuğumuz eski Coğrafya kitaplarını araştırdım onlardada öyle yazıyor.(Celal AYDIN,İbrahim Atalay,Reşat İzbırak,Cemalettin Şahin) Şu anda kullandığımız kitapta da öyle yazıyor.İlk önce sitemizde büyük emekleri geçen Mehmet Ali ERCAN hocamızın ders planında sıcaklık 0 santigrat derece olarak verilmiş orada gördüm.Yazarken göz kayması olmuştur diye düşündüm.Osırada sınıfta bir öğrencide Güvenderin konu anlatımlı test kitabında da aynı şeyi yazdığını gördüm.Çantamda Zambak yayınlarının geçen yıl çıkardığı 9. sınıfların yardımcı kitabındada aynı şekilde yazıldığını gördüm.Eve geldim evdeki üniversite hazırlık kitaplarında 0 santigrat derece diyor.Biraz terettüte düştüm.Eniyisi Coğrafya Bize yazalım biraz kafamız karışsın  diye düşündüm.Hadi bakalım herkes kaynaklarını karıştırsın .İnternette  biraz araştırdım 15 santigrat derece diye geçiyor .Yinede sizin araştırmalarınızı da görelim.
Kayıtlı
DoguateS
Doğu ATEŞ
VIP Üye
******

Performans: 1781
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1125



Site
« Yanıtla #1 : 19 Şubat 2007, 21:07:39 »

Hocam geçen bu konu uzun uzun tartışıldı cevap 15 derece olarak çıktı. Bu hatanın nedeni Oğuz EROL hocamızın kitabında geçen 0 derece ifadesi. Ama doğrusu 15 derece olmalıdır denilmişti.
Hoşçakalın...
Kayıtlı

KAYIBEN
Sürekli Üye
***

Performans: 25
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #2 : 19 Şubat 2007, 21:15:18 »

Hocam teşekkür ederim.
Kayıtlı
steram1
Yeni üye
*

Performans: 4
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29


« Yanıtla #3 : 19 Şubat 2007, 21:19:05 »

Hocam gerçekten ilginç bir konu bende araştırdım.Ege üniversitesinden bir yrd.doç var makina mühendisliğinde ona sordum onlarda paskal cinsinden ifade edip 20 dere alıyorlarmış
Kayıtlı
WALLES
Uzman Üye
*****

Performans: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 442


« Yanıtla #4 : 20 Şubat 2007, 11:24:11 »

hocam en doğruyu kim biliyorsa ALLAH rızası için çıksın söylesin ben de basınç konusundayım çünkü.geçen yıl ki kitap başka bu başka ben ne diyeyim çocuklara
Doğu hocam net bişey söyleyin lütfen
Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



Site
« Yanıtla #5 : 20 Şubat 2007, 12:26:44 »

SIRRI ERİNÇ Klimatoloji ve metodları 22 yıldır kullandığım kaynak kitabımdır

burada geçen bilgi 0 santigrat derece olduğudur.
Kayıtlı
aysel
Uzman Üye
*****

Performans: 48
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 344



Site
« Yanıtla #6 : 20 Şubat 2007, 12:28:59 »

FİZİK ile ilgili siteleride incelediğimizde aldığım bilgi aynıdır.





Kayıtlı
tegagaic
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 20 Şubat 2007, 12:46:27 »

Üniversitede ki klimatoloji notlarımda 15 santigrat derece olarak geçiyor ancak elimdeki bazı kaynaklar 15 alırken bazı kaynaklar 0 derece olarak almış ben de yıllardır üniversite notlarıma güvenerek 15 olarak verdim .Peki şimdi ne yapacağız.
Kayıtlı
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« Yanıtla #8 : 20 Şubat 2007, 13:04:48 »

Bu konu öğretmenin iki ara bir derede kaldığı konulardan birisidir,ben bir öğretmen olarak hangisini verceğimi inanın bilemiyorum,kaynaklarda tutarsızlık olması bizleri tereddüte düşürüyor,kaynaklar kulak arkası edilecek coğrafyacılar tarafından yazılmadığı için hangisinin doğru olduğunu bilemiyoruz.Bizler öğretmen olarak doğrusu şudur diyecek bilimsel kariyere sahip olmadığımız için bu durum karşısında aciz kalıyoruz diyebilirim.Öğrenci bizlere doğrusunu sorduğunda "kaynaklar değişik değişik yazıyor "demek öğrenciyi tatmin etmeyecektir şüpesiz.Anti parantez ben şimdilik 15 santigrat derece diyorum.Allah öğretmenleri öğrenciler karşısında zor durumda bırakmasın Smiley)
Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
ahmetselim
VIP Üye
******

Performans: 143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1114


Özcan KULAKSIZ Üsküdar Mithatpaşa M.T.A.L


« Yanıtla #9 : 20 Şubat 2007, 15:31:27 »

arkadaşlar 0 santigrat derece başka rakam vermeyin
Kayıtlı

"Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!"
KAYIBEN
Sürekli Üye
***

Performans: 25
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #10 : 20 Şubat 2007, 15:45:45 »

Hocam nasıl 0 santigrat diyeceksin elinde okuttuğun kitap ve şimdiye kadar okuttuğumuz bütün coğrafya kitaplarında 15 santigrat derece diyor.Genelde öss hazırlık kitaplarında 0 santigrat derece.Cumhur Hocamın kitabında 15 santigrat derece diyor.Önceki tartışmaları okudum bir arkadaş Meteoroloji genel müdürlüğüne sordum 15 santigrat derece dediler demiş.Biraz daha araştıralım.Geçenlerde sitemize Prf.Dr. Mikdat Kadıoğlu hocamızdan mesaj getiren arkadaşlarımız vardı hocamıza bu konu sorulabilir.En azından bir uzman görüşü olarak fikirleri bize yardımcı olabilir.
Kayıtlı
salp
VIP Üye
******

Performans: 815
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1554

süleyman çelebi anadolu lisesi


« Yanıtla #11 : 20 Şubat 2007, 17:17:42 »

15c
Kayıtlı
Zeki GÜRBÜZ
Genel Moderator
******

Performans: 1698
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3882


Çine Anadolu Öğretmen Lisesi


« Yanıtla #12 : 20 Şubat 2007, 17:34:45 »

Arkadaşlar,kimyacı ve fizikçi arkadaşlara sordum ortak görüş sıcaklığın 0 santigrat derece olduğu yönünde.
Kayıtlı



    
       
        YURDUM
Ağladığım senin içindir
Güldüğüm senin için
Öpüp başıma koyduğum
Ekmek gibisin...
DeDe
Ahmet Aydoğmuş
Genel Moderator
*****

Performans: 1411
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1505


« Yanıtla #13 : 20 Şubat 2007, 17:45:54 »

  Daha önce gündeme gelen bazı konularda olduğu gibi basınç konusunda da eski bilim ile yeni bilimsel sonuçlar çelişiyor.İklimle ilgili  Sayın Mikdat Kadıoğlu'nun ortaya koyduğu durum,bizim hala öğretmeye çalıştığımız eski toprak sınıflandırma sistemi ve şimdi atmosfer basıncı konusunda ortaya çıkan belirsizlik ve karmaşa.
  Bu konuyla ilgili olarak  Bilim ve Teknik Dergisinde verilmiş bir cevabı aktarıyorum.(Merak ettikleriniz/genel/286. soru)Çıkan sonuç şu:Biz hala gündemden düşmüş eski bilgileri öğretmeye
çalışıyoruz gibi.

 
Bizim ve en az bizim kadar öğretmenlerimizin de çelişkiye düştüğü bir sorumuz var. Normal hava basıncı, 45° enlemleri üzerinde 0°C sıcaklıkta ve deniz seviyesinin 15 m üzerinde ölçülen basınçtır. Bu değer çoğu kaynaklarda birbirinden farklı verilmiştir. Bazı kaynaklarda ise, 45° enlemlerinde 15°C sıcaklıkta ve deniz seviyesinde ölçülen basınç olarak tanımlanmıştır. Bu değerin kitaplarda neden farklı farklı alındığını açıklayabilir misiniz?

Bugün geçerli tanım düşünüldüğünde yukarıdakilerden her ikisi de geçersiz. Herkesin kabul ettiği Uluslararası Birimler Sistemine (SI) göre ‘standart atmosfer’ birimi (kısaltması atm) 101,325 Pascal (kesin) olarak tanımlanmıştır. Bunun dışında bir de ‘teknik atmosfer’ birimi var ki, değeri yukarıdakine yakın olsa da, standart atmosferden farklı. Yani, SI’den net bir yanıt beklerken, burada da bir karışıklıkla karşılaşıyoruz. Daha fazla karışıklığa yol açmamak için ‘teknik atmosfer’in değerini vermiyorum.
Yukarıdaki tanımın ve bir anlamda karışıklığın nedeni, “ortalama hava basıncı” olarak düşünülen atmosfer biriminin, standartlaşma için uygun olmayan belirsizlikler içermesi. Temelde atmosferdeki olaylar sonucu hava basıncında zamanla meydana gelen değişimler bu belirsizlikleri doğuruyor. Bu nedenle, birim SI sistemine alınmamış ve bilimsel ölçümler için de kullanılmaması tavsiye edilmiş. Benzer bir tavsiye, manometrik yöntemler ve bunlara dayalı birimler için de var. Toricelli’nin orijinal deneyinde olduğu biçimde, cıva gibi bir sıvının bir boruda eriştiği yüksekliğin değeri, uzun yıllar basınç ölçümü için ideal bir yöntem olmayı sürdürmüş. Ama bu yöntem, iki farklı fiziksel niceliğe, sıvının yoğunluğu ve yer çekimi ivmesine bağlı. Sıvının yoğunluğu sıcaklığa ve sıvının saflığına, yer çekimi ivmesi de deneyin yapıldığı coğrafi konuma bağlı olduğu için, bunlarda rahatlıkla oluşabilecek sapmalar ölçülen basınç değerinin gerçeğinden farklı olmasına neden oluyor. Eğer çok hassas bir deney yapılıyorsa, örneğin, basıncı binde bir hassaslıkla ölçmek gerekiyorsa, yoğunluk ve ivmenin bu hassaslıkta standart değerde olduğunu da belirlemek lazım. Yani ölçüm aletinizin doğru çalıştığından emin olmak gibi bir problemle yüz yüze geliyorsunuz. Gerçi karşılaşılan pratik problemlerin çoğunda bu kadar hassaslıkta ölçüm almak gereksiz, ama bazı deneylerde hassaslık çok önemli olabiliyor.
Bugün bilinen basınç ölçme yöntemleri, örneğin basınç altında direnci değişen cisimlerin dirençlerinin ölçümü gibi yöntemler, manometrik yöntemlerden çok daha hassas değerler veriyorlar. Bu nedenle, manometrik yöntemlere dayalı eski birimlerin de (milimetre-cıva ya da torr gibi) kullanılması tavsiye edilmiyor. Atmosfer biriminin tarihi gelişimi belirsiz. Büyük bir olasılıkla, 45° enlemde, deniz seviyesinde 25°C’de ölçülen hava basıncı olarak tanımlanmış. İlk olarak 1927 yılında, cıvanın yoğunluğu 13,5951 g/cm3 ve Dünya’nın çekim ivmesi 9,80665 m/s2 olarak varsayıldığında, cıva sütununu 760 mm yukarı kaldırabilen basınç 1 atmosfer olarak tanımlanmış. Yani gerçek “ortalama hava basıncı” ile ‘standart atmosfer’in farklı olduğu ilk kez bu tarihte kabul edilmiş. Son olarak, bu kadar rakamsal detay vermenin anlamsızlığı 1948 yılında kabul edilmiş ve ‘standart atmosfer’ 101,325 Pascal olarak tanımlanmış.
SI’nin bu şekilde yaptığı birim tanımlarından en şaşırtıcı olanı ışık hızı. Sistem, ışığın hızını kesin olarak 299.792.458 m/s olarak alıyor. Özellikle, Galileo’dan başlayarak ışığın hızını ölçme çabalarının uzun hikayesini bilenler için bu oldukça ilginç bir durum. İlk bakışta bunun “ışığın hızını daha iyi ölçebilecek deney yöntemi bulmayın, çünkü değeri kesin olarak biliniyor” demek istediği düşünülebilir. Aslında sorun çok daha farklı. Işığın hızını ölçme teknikleri o kadar ileri gitti ki, ölçüm tekniğinin hassaslığı, kullanılan metre ve saniye birimlerindeki belirsizliği aştı. Bu nedenle, bu ileri yöntemler ışığın hızını ne kadar iyi ölçerlerse ölçsünler, bunu rakamlara döktüklerinde belirsizlikten kurtulamayacaklar.
Örneğin saniye birimi, eskiden bir günün 24x60x60’da biri olarak tanımlanırdı. Dünya’nın dönme hızına dayalı bu tanımın içinde çok önemli belirsizlikler var. Bunlardan birisi Dünya’nın dönme hızının gittikçe yavaşlıyor olması. Bu nedenle, her yüzyıl geçtiğinde günler 2 milisaniye daha uzuyor. Bunun dışında, atmosfer ve okyanusların hareketi de Dünya’nın hareketinde değişimlere neden olabiliyor. Kısacası, saniye birimi bu şekilde tanımlanırsa, farklı yıllarda yapılan iki hassas ışık hızı ölçümü kesinlikle farklı değerler üretecektir.
Halbuki, iki ölçüm arasındaki fark, ışığın hızı değil. Sadece ölçümde kullanılan saniye standardı farklı. Bugün, bir saniye, sezyum atomundaki belli bir ışınımın periyodunun 9.192.631.770 katı olarak tanımlanıyor. Işık hızını ölçmek için kullanılan yöntemler ise, ‘metre’ biriminin tanımında kullanılıyor. Yani, ışık hızını daha iyi ölçmek için bir yöntem geliştirmişseniz, bu, metre standardının daha da kesinleşmesini sağladığı için oldukça yararlı.
Atmosfer birimi için sorun buna oldukça benziyor. Metre, kilogram ve saniyeden türetilen basınç birimi Pascal, “ortalama hava basıncı” olarak tanımlanabilecek bir şeyden çok daha kesin bir şekilde tanımlanabiliyor. Birbirinden farklı iki standardı beraber kullanmak yerine, bunlardan biri, diğeri cinsinden kesin olarak tanımlanmış.

Sadi Turgut

Kayıtlı

Emekli Coğrafya Öğretmeni Batıkent / ANKARA
KAYIBEN
Sürekli Üye
***

Performans: 25
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #14 : 20 Şubat 2007, 18:13:10 »

Sayın DeDe,gönderdiğiniz yazıyı okuduk.Sonuç olarak biz şimdi öğrencilerimize ne diyeceğiz.0 derecede yanlış 15 derecede tabi arada birde 25 dereceyi de duyduk.Şimdi gerçekten merak ediyorum bu konuda kesin bir bilgiye ulaşabilecekmiyiz.Bu arada ben de boş durmadım internet bu konuyla ilgili araştırmaya devam ediyorum Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğünün Aday havacılar için yazdırdığı kitapta 0 derece demiş zirve dağcılık isimli sitedeki ders notlarında 15 derece demiş.Ben yarın öğrencilere ne diyeceğimi hala bulamadım.
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic