Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 10.sınıf 7. üniteden bazı sorularım var bakarmısınız?  (Okunma Sayısı 12956 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fd61
Uzman Üye
*****

Performans: 31
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 496



« : 06 Nisan 2009, 14:02:25 »


türkiye'de hangi bitki toplulukları görülmektedir?

ormanlar daha çok nerelerde yaygındır?

ormanların dağılışında belirleyici olan iklim elemanını açıklayınız?

yağışın az olduğu yerlerde hangi bitki toplulukları yaygındır?

iç kesimlerde makirere rastlanmamaktadır. Neden?


lütfen soruları cevaplarmısınız şimdiden teşekkür ederim hocalarım..
Kayıtlı
consinus
VIP Üye
******

Performans: 120
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 919



« Yanıtla #1 : 06 Nisan 2009, 14:17:22 »

1-Türkiye’de hangi tür bitki toplulukları görülür?
    Orman, Maki, Bozkır, dağ çayırları( Alpin çayır)Ayrıca ülkemizde dünya flora bölgelerinden üç tanesi yer alır. Türkiye'de Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz bitki coğrafyası bölgeleri buluşuyor. Bu, bitki zenginliğimizin en önemli nedenlerinden biri.

  2-Ormanlar daha çok nerelerde yaygındır?
       Ormanlarımızın genel olarak ülkemizin kıyı bölgelerinde yer aldığı görülür. Ayrıca ormanlarımızın dağlık alanlarda özelliklede kıyı dağlarının denize bakan yamaçlarında yoğunlaştığı denizden uzak iç bölgelerde azaldığı ve parçalar halinde olduğu görülür.

   3-Ormanların dağılışında belirleyici olan iklim elemanlarını açıklayınız?
     Özellikle sıcaklık, yağış,  ayrıca da güneşlenme süresi, rüzgârlar, nemlilik gibi iklim faktörleri etkiler.
     Yağış:  Bitki örtüsü dağılışını etkileyen en önemli faktörlerden olup, bitki dağılışı yağış dağılışına paralellik sunar. Yağışın çok olduğu yerlerde gür ormanlar, azalınca orman seyrelir, daha azalınca yerini bozkır alır. Yağışla orman azalır veya çoğalır.
     Sıcaklık: Bitkilerin yetişebilmesi için ve hayati faaliyetlerinin sürmesi için sıcaklık gerekli olup, belli derecelerde olması gerekir. Sıcaklığın çok düşük olduğu veya yetersiz olduğu yerlerde veya da çok aşırı olduğu yerlerde bitkiler yetişemez. Her bitkinin de sıcaklık isteği ve soğuğa karşı dayanıklılığı farklıdır. Bu özellik bitkilerin sıcaklık kuşaklarına göre dağılımına neden olur.
      Not: Ormanın alt sınırını yağış, üst sınırını sıcaklık belirler.

4- Yağışın az olduğu yerlerde hangi bitki toplulukları yaygındır?
     Bu bölgelerde bozkır bitkileri görülür. Ayrıca bu alanlarda yüksek dağlık alanlarda kuraklığa dayanıklı ağaçlardan oluşan ormanlar ve akarsu boylarında kavak ve söğüt ağaçlarına rastlanır.

5-İç kesimlerde makilere rastlanmamaktadır.neden?
     Makiler yıl boyu yeşil kalan ve yaprak dökmeyen bitkilerdir. İç bölgelerde karasallık etkisiyle kışları sert ve soğuk geçmesi ve kar yağışı ve don olaylarının görülmesi nedeniyle...


+++++++++++++++++++++++++++++++++Ek

Türkiye deki Bitki Toplulukları


Relikt (Kalıntı) Bitki: 4.Zamandaki buzul devrinde yaşayabilen iklimlerin ısınmasıyla günümüzde dağların yüksek kesimlerindeki soğuk alanlarda yaşamını sürdüren eski devre ait bitkilerdir.
******* Endemik Bitki: Ancak sıcak iklimlerde yetişen ama ülkemizde Torosların güneye bakan sıcak yamaçlarında yetişme ortamı bulabilen bitkiler.
******* Geniş Yapraklılar: Kayın,Kestane,Meşe, Dişbudak,Ihlamur, Kavak
******* İğne Yapraklılar: Ladin, Köknar, Sarıçam, Karaçam, Kızılçam

******* A – ORMANLAR
******* 1. Karadeniz Ormanları: Türkiye ormanlarının %25’idir. Nem ve Yağış fazla olduğundan çeşitlilik fazla ve bitki örtüsü gürdür. Bu ormanlar;

******* · Doğudan Batıya
******* · Alçaktan Yükseğe
******* · Kuzeyden Güneye doğru yükselti ve yağışın değişmesine paralel olarak farklılaşır.

******* 2. Batı Anadolu Ormanları: Çanakkale Boğazı ile Ege Kıyılarını kapsar. Kuzeyde Karadeniz ormanlarındaki benzerlik güneye doğru Akdeniz ormanlarına dönüşür.

******* 3. Akdeniz Ormanları: Karedeniz ormanlarından farkı kuraklığa dayanıklı olmalarıdır. Kıyıda 1000 m.lere kadar çıkan Maki kuşağının sona erdiği yerde başlayan orman kuşağı Toros Dağları boyunca uzanır. Sadece kuraklığa dayanabilen iğne yapraklı orman kuşağı yer alır. Bu ormanlar Karadeniz ormanları kadar gür değildir.

******* 4. Doğu ve İç Anadolu Ormanları: İç kesimlerde sık olmamakla birlikte dağların yağış alan yüksek yerlerinde bulunurlar. Daha alçak yerlerde ise insanların tahribi sonucu yok edilmiş orman artıkları olan tek tük ağaçlar vardır. (Antropojen Bozkır)

** **** B – MAKİ

******* Akdeniz iklimi etkisindeki kıyı bölgelerimizde insanların tahrip ettiği orman kuşağının yerinde oluşan bitki topluluğudur. Makiler çalı yada ağaççık olarak tanımlanır. Yüzlerce çeşidi vardır. (Tesbih, Sandal, Zakkum, Delice Zeytin, Kocayemiş, Keçiboynuzu v.s. bazılarıdır. )

******* Makiler tüm kıyılarımızda görülür. Ancak Güney kıyılarımızdan Kuzeye doğru yükselti basamakları ve çeşitleri değişir. (enlemin etkisi) Akdeniz’de 800-1000m lere Ege’de 500-600m lere Marmara’da ise 300m’ye kadar yetişebilirler. Karadeniz’de ise Yalancı Maki dediğimiz Garigler yer alır.

*** *** C – BOZKIR
******* İklim şartlarının ağaç yetişmesine uygun olmadığı yarı kurak yerlerdeki otsu, dikensi küçük çalı topluluklarıdır. İlkbahar aylarında yemyeşil olan bu ot toplulukları, yaz kuraklığı ile sapsarı kurak ve çorak çalı topluluğuna dönüşür.

******* İç bölgelerimizdeki alçak (çukur) alanlarda yayılan bozkırlar yağışın arttığı dağ yamaçlarında yerlerini iğne yapraklı ormanlara bırakır. İç Anadolu’da bir çok yerde bu ormana geçiş kuşağı birden olmaz çünkü insanların tahribi sonucu eskiden orman olan alanlar tek tük ağaçlardan ibaret olan Antropojen Bozkırlara dönüşmüştür.

******* Doğu Anadolu’da yüksek platolardaki bozkırlar kurak bir yaz yaşamadıkları için yazın yemyeşil kalırlar. Bu yüzden buralarda büyükbaş mera hayvancılığı yaygındır.

******* D – DAĞ ÇAYIRLARI (Alpin Çayırları)

******* Ormanların yetişemeyeceği kadar soğuk ve az nemli yükseltilerde görülen yazın yeşeren kışın kar altında kalan soğuğa dayanıklı ot topluluklarıdır.

++++++++++++++++++++++++++++++++++Ek

BİTKİLERİN YERYÜZÜNDE DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:


                1- İklİm Şartları:  iklim şartları, sıcaklık, yağış, güneşlenme süresi, rüzgârlar, nemlilik gibi elemanların gösterdiği özellikleri ile etki eder.

 A-  Sıcaklık: Her bitki türünün ideal şartlarda gelişebileceği veya uyum sağlayabileceği bir sıcaklık ortamına ihtiyaç vardır. Bunun dışına çıkıldığında bitki türleri değişerek yerini diğer türlere bırakır buna bitkilerin don olayına dayanıklı olup olmamaları da önemli etkidir.

 Sıcaklığın çok düşük olduğu veya yetersiz olduğu yerlerde veya da çok aşırı olduğu yerlerde bitkiler yetişemez. Her bitkinin de sıcaklık isteği ve soğuğa karşı dayanıklılığı farklıdır. Bu özellik bitkilerin sıcaklık kuşaklarına göre dağılımına neden olur.

Belli bir yükseltiden (bitki örtüsü üst sınırı) ve belli enlemlerde (enlem sınırı) sonra bütün bitkilerin ortadan kalkması da sıcaklığın bitki örtüsünün dağılışına etkisidir. Doğal bitki örtüsünün ekvator ile kutuplar arasında geniş ve iğne yapraklılar şeklinde kuşaklar oluşturmaları (enlemin sıcaklığa etkisi) ve bir dağ yamacı üzerinde aynı tür basamaklar oluşturmaları (yükseltinin sıcaklığa etkisine) örnektir.

Bitki türlerinin geniş ya da iğne yapraklı (reçineli) olmaları sıcaklık şartlarına bağlıdır. Ayrıca geniş yapraklı bitkilerin suyun donduğu dönemlerde (fizyolojik kuraklık) ve yağışların azaldığı kurak dönemlerde yapraklarını dökmesine de yağış kadar sıcaklıkta etkilidir.

Bütün (yükselti) üst sınırlar sıcaklık, orman alt sınırları ise yağış tarafından belirlenir.

Yeryüzünde bol sıcaklık ve nem şartlarının görüldüğü ekvatoral bölgede en kısa sürede en gür bitkiler yetişmektedir.

               Ayrıca sıcak günlerin uzunluk süreleri bitkileri yatay ve dikey yönde farklı dağılışına neden olmaktadır. Yüksek sahalarda ve yüksek enlemlerde vejetasyon dönemi kısa bitkiler yetişebilmektedir.

               Bitkiler 8 Cº sıcaklık büyüme dönemi başlangıcı için gerekli sıcaklıktır. Sıcaklığın bu derece üzerinde olduğu günler büyüme dönemidir. Bu süre ülkemizde farklı dağılış gösterir.

          Kuzeydoğu Anadolu’da 140 gün iken, İç Anadolu’da 180 günü, Kıyılarda 240 günü,   Akdeniz kıyılarında 300 günü bulur. Örnek olarak ülkemizde bazı meyvelerin Erzurum –Kars çevresinde yetişememesinin temel nedeni budur.

            B- Nemlilik ve Yağış: Bitkilerin hayatlarını sürdürebilmeleri su ihtiyaçlarını karşılamalarıyla ilişkilidir. Bitki örtüsü dağılışını etkileyen en önemli faktörlerden olup, bitki dağılışı yağış dağılışına paralellik sunar. Yağışın çok olduğu yerlerde gür ormanlar, azalınca orman seyrelir, daha azalınca yerini bozkır alır. Yağışla orman azalır veya çoğalır.

Yağışların tesadüfî olduğu veya yıllık yağış toplamının 250mm nin altında indiği alanlarda(çöllerde) yüzey ya tamamen çıplak ya da kuraklığa aşırı derecede dayanıklı bitkiler kaktüs ve çalılıklarla kaplıdır.

Sıcaklığın bütün yıl 0 derecenin altında kaldığı ve bitkilerin topraktan su alma miktarının olmadığı yerlerde soğuk buz çölleri ise hiçbir bitki görülmez.

Yağışın miktarı kadar rejimi de önemlidir. Yağışın düzenli olduğu iklim kuşaklarında(Ekvatoral, ılıman okyanus, Karadeniz iklimi) gür orman örtüsünün geliştiği gözlenir. Yağışların belli mevsimlerde toplandığı yılın bazı mevsimlerindeki kuraklığın belirgin olduğu iklim kuşaklarında ise otsu bitkiler ya da kurakçıl ağaçlar yaygınlaşır.

 Aynı miktarda yağış alan Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında farklı ormanlar görülür. Karadeniz’de her mevsim bol yağış isteyen ağaçlar yerine Akdeniz’de kuraklığa dayanıklı ve sıcaklık isteği fazla olan bitkilerin yer alması bunun örneğidir.

Kuraklığın belirgin olduğu yerlerde daha fazla su kazanmak ve terlemeyi azaltmak için şu özellikleri gelişmiştir.

Ø      Bitkilerin kök sistemleri gelişmiştir.

Ø      Gövde bodur dallar kısadır.

Ø      Yaprak yüzeyleri kadife gibi tüylerle kaplıdır.

Ø      Yaprak zarları kalındır.

Ø      Bitkinin gövde dal ya da yaprakları dikenlidir.

Örneğin; Akdeniz bölgesinde yetişen otsu bitkilerin birçoğunun yüzeyi kadife gibi tüylerle kaplıdır. Bu durum bitkilerin bölge koşullarına uyma çabasının bir sonucudur.

   C- Rüzgârlar: Rüzgârların bitkilerin fiziki özellikleri üzerinde önemli bir etkisi olduğu gözlenir. Bunun yanında bitki tohumlarının sürüklenerek farklı bölgelere taşınmasında ve bitkilere ait çiçek tozlarının birbiriyle birleşerek döllenmesinde de rüzgârlar önemli bir etkiye sahiptir.

Rüzgârlar buharlaşmayı artırır ve susuzluğa neden olarak olumsuz etki yapar. Ayrıca çok kuvvetli rüzgârlar özellikle de kanalize olduğu boğazlar bitki örtüsünden mahrumlaşır. Rüzgârlar ağaçlarda bayrak şekli oluşturup büyümeyi engeller.

Bazı fön olayları ve güneyden gelen sıcak karakterli Samyeli gibi sıcak kavurucu rüzgârlar, bitkilerde aşırı terlemeye neden olarak kısa sürede sarartmaya neden olmaktadır.

Denizden gelen nemli rüzgârlar buharlaşmayı azaltmakta ve adeta nemli ortamlar oluşturarak olumlu etki ederler.

 D- Güneşlenme Süresi: Bitkilerin fotosentez yapabilmeleri için ışığa güneş ışığına ihtiyacı vardır. Bu nedenle güneşlenme süresinin uzun olduğu alanlarda bitkilerin daha kısa sürede olgunlaşıp geliştiği görülür.

Örneğin yaz aylarında aynı tür tarım ürünlerinin 50–60 enlemleri arasında ülkemizden daha kısa zamanda olgunlaştıkları görülür.

Dağlar boyuncu güneşi seven bitkiler güney yamaçlarda, nem, bulut ve serin havaları seven bitkiler ise genelde kuzey yamaçlarda yetişir.

            2- Yer Şekilleri: Dağ kuşakları boyunca yükselti, bakı eğim, dağların uzanışı, arazinin yarılma durumu, drenaj durumu v.b. yatay ve dikey doğrultuda değişmesi farklı yerel şartların oluşmasına neden olarak farklı özellikte bitkilerin yetişmesine ortam hazırlamaktadır.

            Dağ kuşaklarının kuzey ve güney yamaçlarında ormanlar birbirinden farklıdır. Örnek: Kuzey Anadolu Dağlarının kuzeyinde aşağıda nemli ve ılıman geniş yapraklı, yukarıda ise iğne yapraklı orman görülür. Aynı dağın güneyinde ise kuraklığa dayanıklı fazla güneş ışığı isteyen kurakçıl bitkiler yetişir. Yine yükseltinin artmasına bağlı olarak da, bitki örtüsü farklılık gösterir. Örnek: Toroslarda 1000m’ye kadar, kuraklık isteyen Kızılçam ormanları yetişirken, daha sonra soğuğa dayanıklı sedir ormanları görülür.           

              A- Yükselti:  Yükselti yağışın artmasına, sıcaklığın azalmasına neden olur. Bu yüzden sıcaklık ve su isteği farklı olan bitkiler dağlar boyunca yükseltiye göre basamaklar oluşturur. Yükseklere doğru çıkıldıkça yüksek enlemlere doğru gidiliyormuşçasına bitki örtüsü değişmektedir. Yani yüksek enlemlerin bitki örtüleri alçak enlemlerin yüksek sahalarında yaşam alanı bulabilmektedir.

       Yüksekliğin 100m artması, yaklaşık ekvatordan 100 km uzaklaşmaya denk gelmektedir.

         Kuzey Anadolu dağlarında 1000- 1200 m’ ye kadar geniş yapraklı ormanlar, 1000- 1500 m arası karışık ormanlar,  1500 m den sonra iğne yapraklı ormanlar, 2000 m den sonra ise alpin çayırlar yer alır. Toroslar’da ise 700- 800- m ye kadar makiler, 1500 m ye kadar kızılçamlar ve yer yer meşeler, 1500 m den sonra ise iğne yapraklı karaçam, sedir, köknarların bulunması, 2200 m den sonra alpin çayırların yer alamsı yükselti sonucudur.

              B- Bakı:   Dağlık sahalarda dağların kuzeye ve güneye bakan yamaçları ile denize ve içeri bakan yamaçları farklı sıcaklık ve yağış şartları oluşturur.

               Buna bağlı olarak kuzeyde sıcaklık isteği az olanlar, güneyde sıcak ve güneş ışığını seven bitkiler, denize bakan yamaçlarda gür ormanlar ve yağışı seven bitkiler, içeri bakan yamaçlarda ormanların seyrelmesi ve daha çokta kuraklığa dayanıklı bitkilerin yer alması bakıyla ilgilidir.

              Örneğin Toroslarda güneye bakan yamaçlarda maki ve kızılçamların görülmesi gibi sıcaklık ve güneş isteği fazla olan bitkilerin yer alması, kuzeye bakan yamaçlarda Kara deniz kökenli kayınları yer alması, kıyıda orman ve makilerin yerini iç kısma bakan yamaçlarda 1200m ye kadar bozkırların alması. Karadeniz’de de güneye bakan yamaçlarda kızılçamlar gibi kuraklığa dayanıklı ve sıcak isteği fazla olan bitkilerin yer alması.   

          Kısacası Kuzey yarımkürede dağların güneye bakan yamaçları çok daha güneydeki düz sahaların bitkilerini barındırmakta, Kuzey yamaçlar ise çok daha kuzeydeki düz sahaların bitkilerini barındırmaktadır.   

          Kuzey Yarım kürede güneye bakan bir dağ yamacı yaklaşık 20º enlem olarak kuzeydeki sıcaklık şartlarına sahip olabilmektedir.


                C- Arazinin Yarılma Durumu:  Akarsuların araziyi derin yarması, karstik erimeler, tektonik çöküntüler, bir dağ sırası içinde yerel alanlar oluşturur. Bu alanlar bazen bitkilerin dışarılara yayılmasını engelleyerek izole ederken, bir yandan da yağış, sıcaklık, gölgelik, güneşlenme yönünden özel alanları oluştururlar. Bu alanlarda bir yönden mikro klima tipleri oluşmaktadır. Bunlar endemik bitkilerin ve relik bitkilerin yetişmesine ve artmasına ortam hazırlar. Ayrıca o bölgelerde köklü iklim değişmeleri yaşanmış olsa bile bu arazi şartları o alanda var olan bitkileri koruyarak tamamen yok olmasını engellemektedir. Yani eski jeolojik devirlerde yaşamış bitkilerin günümüze ulaşmasını sağlamaktadır. Örnek, Erbaa- Niksar havzasında Kızılçamların yetişmesi buna örnektir.

                D- Drenaj durumu: Suların sızmadığı ve yeraltı sularının yüksek olduğu alanlarda suyu çok seven bitkilerin yetişmesi sağlar. Sığla ağacı Köyceğiz çevresinde böyle bir alanda yetişmektedir.  Karadeniz’de akarsu boylarında sakallı kızılağaç, Çarşamba deltasında dişbudak, Trakya’da çiçekli dişbudak, ova karaağacı, kızılağaç gibi.

          3- Toprak Ve Ana Materyal Özelliği: Bazı bitkileri beslenme ve kök gelişimi için özel toprak isterler. Bazıları kireçli, bazıları yumuşak kumlu, bazıları volkanik toprakları severler.  Bazen de erozyonla üstteki toprağın aşınması sonucu ana kaya ya da ofiyolitlerin yüzeye çıkması bitkilerin yetişmemesine neden olur. Tuzlu topraklarda Fıstık çamı, ve sarıçam yetişmez, bunlar kumlu topraklarda yetişir. Örnek, Tuz gölü çevresi tuzlu topraklarda -  deniz kıyısındaki bitki türleri yetişebilmektedir.

                       Sarıkamış çevresinde volkanik tüfler – sarıçam ormanları

                       Fıstık çamları Ege’de – granit, gnays, Akdeniz’de – Kuvarsitler üzerinde yetişir.         


                4 – Biyotik etken: İnsanların bitkiler üzerine yapmış oldukları etkiler, bitkilerin birbiri ile yapmış oldukları rekabetler, hayvanların etkileri de bitki dağılımını etkilemekte, bazen de bitki dağılımı kompozisyonunu değiştirmektedir. İnsanların yaptığı olumsuz etkilerden en önemlisi orman tahribatıdır. Ülkemizin bulunduğu Anadolu yarımadası binlerce yıldan beri yerleşme sahası olup çok sayıda medeniyetler kurulmuştur. Bu medeniyetler Anadolu’da sürekli aşırı kullanma ile ormanları ve bazı diğer bitki örtülerini çok tahrip etmiştirler.  Bunun sonucu olarak Akdeniz’de kızılçam ormanlarının yerini çalı toplulukları almış, İç ve Doğu Anadolu ormanlarının yerini bozkırlar almıştır.

               A- Yanlış arazi kullanımı: Orman sahalarının yol yapımı, sanayi hizmetine açılması, yerleşme alanlarına dönüştürülmesi ile bitki örtüleri yok olmaktadır. Yanlış arazi kullanımı sonucu dengesi bozulan eğimli sahalarda erozyon oluşmakta ve toprak yitirilmektedir. Bu alanlarda ortaya çıkan ana kaya üzerinde bir daha toprak oluşumu ve bitki örtüsü yetişmesi gerçekleşememektedir.  ( Ülkemizde 6 milyon hektar arazi yanlış, yani amaç dışı kullanılmaktadır.- Orman alanı olması gereken arazi tarımda kullanılıyor)

 

               B- Orman tahribi: Ülkemizin % 73 ‘ü orman olması gerekirken bu alanların oranı tahriple % 26 ‘ya inmiştir. Anadolu’da 3000 yıldır orman tahribi vardır.

     İç Anadolu’da – Karaçam—tahrip  -- meşe--- tahrip—bozkır.

     Karadeniz’de   -- orman --     “             çalı

     Akdeniz’de      --Kızılçam --     “     --  maki --     “       --    garig

               C- Bitkilerin aşırı otlatılması: Otlak alanlarının aşırı ve erken otlatma nedeniyle bitki kaybı oluşmakta, hayvanların yemediği dikenli türler ortama hâkim olmaktadır. Ayrıca doğuda hayvanlara yem olarak meşe yapraklarının kesilip yedirilmesi de ayrı bir kayıptır.

               D- Bitkiler arası rekabet: İnsanların doğal ortama müdahalesi ile ormanlar bozulmakta, fakir ortamda yağış ve sıcaklık isteği az arsız bitkiler ortama hâkim olmakta ve ortamın asıl unsuru bitkiler rekabeti kaybetmektedir.

         5- İklim değişmeleri:  Ülkemizde 4. Zamanda oluşan iklim değişmeleri bitki örtülerini etkilemiştir. Ülkemize soğuk ve az yağışlı devirde Avrupa ve Sibirya’da yetişen bitkiler Anadolu’da yayılmıştır. Sıcak ve nemli devirde Akdeniz iklim bölgesinde yetişen bitkiler Anadolu’nun kuzeyine kadar ilerlemiştir. Yurdumuzda geçmişteki iklim şartlarına göre yetişmiş bazı bitkiler...


Alıntıdır...
Kayıtlı

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kaşaneler gördüm.                             
Dolaştım mülk-i İslam-ı bütün viraneler gördüm.                           
 
Ziya PAŞA


Coğrafyayı anlamak; hayatı anlamaktır!..
pınar1982
VIP Üye
******

Performans: 10
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 602



« Yanıtla #2 : 06 Nisan 2009, 14:19:57 »

maki ,bozkır bitki örtüsü, çayırlar,ormanlar

ormanlar  kıyı bölgelerde yaygındır

nem ve sıcaklık temel etken. dağların yükseklerinde belli bir yükseltiden sonra ağaç yetişmemesi sıcaklıkla ilgili,yine yeterl,i nemin olmadığı yerlerde de ağaç yetişmiyor zaten ağaç yetişen yerler nemli yerlerdir

yağışın az olduğu yerlerde kurakçıl, bodur, kısa boylu, daha çok dikey yönlü gelişmiş bitkiler görülür

gerek makiler gerekse akdeniz bölgesinin herhangibir bitkisi bildiğim kadarıyla 0 derecenin altındaki sıcaklıklarda yetişemiyor donuyorlar

Kayıtlı

''insanların umudunu kırma belki sahip olduğu tek şey odur''
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic