Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Suyun harika özellikleri.  (Okunma Sayısı 1646 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« : 14 Ağustos 2008, 09:44:09 »


*Suyun Harika Özellikleri*
Onsuz canlı hayatin düşünülemeyeceği su, birçok özellikleriyle harika bir
maddedir. Besin maddelerinin çözünüp canlı bünyeye alınarak bütün organlara
taşınması, farklı farklı iklimlerin oluşması, güneş enerjisinin tutulup
dünyanın isi dengesinin korunması ve şayisiz canlıya hayat ortamı
oluşturması gibi pek çok olayda suyun büyük rolü vardır. Bu vazifeler suya
verilen harika özellikler sayesinde yerine getirilmektedir.
Su tabiatta kati, sıvı ve gaz olmak üzere her üç fazda da bulunur. Bu hali
taşıyan yegane maddedir diyebiliriz. Bütün maddeler kati hale geçtiğinde,
moleküller arası mesafenin azalmasına bağlı olarak yoğunluğu artarken suda
tamamen aksi olmaktadır. Suyun bu özelliklerinden hangisi ele alınırsa
alinsin onun hayat için yaratıldığı gerçeği adeta gözler önüne
serilmektedir. Su donunca yoğunluğu azalır. Böylece donmuş kütle, dibe çökme
yerine yüzeye yükselir. Bu buz tabakası dıştaki soğuk hava ile alttaki su
arasında isi transferine karsı bir engel oluşturur ve altındaki suyun
donmasına mani olur. Böylece hava sıcaklığı -50°C bile olsa, buzun altında
sıcaklık daima sıfırın üzerinde olur ve hayat devam eder.
Bilinen bütün sıvılar içerisinde en yüksek yüzey gerilimine sahip olan
sudur. Bu özelliği yağmur damlacıklarının oluşumu acısından önem
taşımaktadır. Aksi takdirde bulutlardaki su buharından kolayca damlalar
oluşamayacak ve bunlar yeryüzüne inmek için yeterli büyüklüğe
erişemeyeceklerdi.
Yine bütün sıvılar içinde buharlaşma ısısı en yüksek olan sudur. Bu sebepten
kolayca buharlaşarak kaybolmaz.
Su, amonyaktan sonra en yüksek erime ısısına sahip olan bileşiktir. yüksek
özgül ısısı, yani bir gram suyun sıcaklığını bir derece artırmak için
gerekli enerji miktarının yüksekliği ile birlikte bu özellikler, suyu
yeryüzündeki iklim farklılıklarını, belirleyici unsur durumuna getirir.
Çünkü dünya yüzeyinin dörtte ucu su ile kaplı olup dünyadaki toplam suyun %
97.6'si denizlerde, % 2.4'u de karalarda bulunmaktadır.
Böylesine büyük alana ve hacme sahip su, hayatin bir diğer temel kaynağı
olan güneş enerjisinin yeryüzünde tutulmasında büyük rol oynamaktadır.
Güneşten gelen kısa dalga boylu radyasyon enerjisinin % 30'u atmosfere
çarparak uzaya yansır, % 47'si atmosfer veya yeryüzünde tutularak uzun dalga
boylu radyasyon (isi) enerjisine dönüşür ve yerkürenin isi kaybı olarak
uzaya geri döner. Güneşten gelen toplam enerjinin geriye kalan % 23'u ise
yeryüzündeki suları buharlaştırmada ve su buharı ihtiva eden hava
kütlelerini işitip harekete geçirmede kullanılır. Böylece su, dünyanın
yaşanılabilir bir iklime sahip olmasında önemli bir rol oynar. Suyun diğer
bir özelliği hidrolojik döngü sayesinde yenilenebilen bir kaynak olmasıdır.
Bu hadise suyun buharlaşma ve terleme ile atmosfere yükselmesi, oradan
ihtiyaç duyulan yerlere taşınması ve yağış olarak tekrar yeryüzüne inmesi;
böylece yeraltı sularının beslenmesi ve yüzey akışlarının oluşmasından
ibaret olan büyük su hareketidir. Su ihtiyacının karşılanmasında hidrolojik
döngünün büyük önemi vardır. Zira dünyadaki toplam suyun ancak % 2.4'u
karalarda bulunduğundan bu döngü büyük önem taşımaktadır. diğer yandan
karalardaki suyun ancak % 10 kadarı teorik olarak kullanılabilir tatlı su
potansiyelini oluşturmaktadır ki bu da 3-4 milyon km³'tur.
Suyun harika özelliklerinden birisi de ondaki hidrojen bağları sayesinde
ortaya çıkar. Bilindiği gibi suda bulunan iki hidrojen atomu bir oksijen
atomu ile birleşirken, oksijenin her iki tarafında birer hidrojen olacak
şekilde bir çizgi halinde molekül teşkil etmez. Aksine iki hidrojen atomu
ayni tarafta yer alarak molekülün bu kısminin pozitif yüklü olusuna sebep
olur. diğer taraftaki oksijen ise negatif yüklüdür. Yüklerin bu şekilde
dağilimi suyu kuvvetli bir dip olar (iki kutuplu) molekül haline getirir. Bu
sayede su molekülleri birbirini çeker ve hidrojen bağları yardımıyla
kümeleşme olur.
Sudaki hidrojen bağları, ona kendine has çok değişik, olağan dişi özellikler
kazandırmaktadır. Periyodik tabloda oksijene benzer diğer maddelerin
dihidrurleri (iki Hidrojenli formları) ile karsilastirildiginda suyun büyük
farklılıklar gösterdiği görülür. Kükürt (S), selenyum (Seç) ve tellür (Ta)
oksijen ile VI grupta yer alan elementlerdir ve benzer özelliklere
sahiptirler. Atmosferik basınç ve oda sıcaklığında hidrojenin bu gruptaki
elementler ile yaptığı sudan daha ağır moleküller olan H2S (molekül ağırlığı
34), H2Se (mola. ağ- 81) ve H2Te (mola. ağ. 130)'Nil hepsi gaz halindedir.
Bunların hepsinden daha hafif olan suyun (mola. ağ. 18) da gaz halinde olması
beklenirken tam aksine normal şartlarda sıvıdır. Ancak 100°C ye
çıkarıldığında tam olarak gaz haline gelmektedir. Herhangi bir sıcaklıkta
su, yukarıdakilerden daha yoğundur.
yüzey gerilimi ve dielektrik sabiti diğer hidrürlerle kıyaslandığında çok
büyüktür. Bu özelliği ile iyi bir çözücü olmakta ve hayat için gerekli
birçok bileşiği eriterek bünyesine almaktadır.
Suyun hayat için diğer bir önemi, atmosferdeki mevcudiyetiyle yeryüzünün
radyasyon yoluyla soğumasını önlemesidir. Yapılan hesaplara Gore atmosferde
su bulunmaması halinde yeryüzünün bugünkü ortalama sıcaklığının 15°C
azalarak 0°PC’ye düşeceği tespit edilmiştir. Nitekim, havadaki nemliliğin çok
düşük olduğu çöl bölgelerinde sıcaklık gündüzleri 65°C dolaylarına çıkmakta,
geceleri ise donma derecesinin altına düşmektedir. Normal şartlar altında
ise atmosferdeki su buharı yeryüzü ısısının ancak % 20 sinin radyasyon ile
doğrudan kaybına izin vermektedir.
Suyun dielektrik sabiti, bütün sıvılar içinde en yüksek olanıdır. Bu yüzden,
su içindeki elektrik yüklü partiküllerin birbirlerine karsı olan çekim
kuvveti zayıftır. İyonize olabilen birçok tuzlar bu sayede suda çok iyi
çözünürler. Buna karşılık bu tuzların birçoğunun organik sıvılardaki
çözünürlüğü çok düşüktür. Su çok iyi bir cozgen olup suda çözünmeyen madde
yoktur denebilir. Bu da suya bitkiler için gerekli birçok mineral gıda
maddesini taşıyıcı özellik kazandırır.
Susuz hayat mümkün değildir. İnsan yiyecek maddeleri almadan haftalarca
yasayabilir, fakat su içmeden ancak birkaç gün hayatini sürdürebilir.
yeryüzündeki toplam su kütlesi sabit iken buna karşılık tüketim ve kirlenme
gittikçe arttığına Gore suyla ilgili problemlerimiz gün geçtikçe artacaktır.
Bu yüzden onun hayatımızdaki önemini göz önünde bulundurarak adeta üzerine
titremeliyiz. 
HASAN KARTAL

Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
Merih Kayra Zencir
VIP Üye
******

Performans: 1124
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1111



« Yanıtla #1 : 14 Ağustos 2008, 10:36:28 »

paylaşiım ve bilgilendirme için teşekkürler hocam.
Kayıtlı

Kayracan
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic