Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Jeolojide Dünyanın En Yaşlı Kayacı Hangisi?  (Okunma Sayısı 7120 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
megane
Uzman Üye
*****

Performans: 31
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 288



« : 10 Mart 2010, 20:45:30 »


JEOLOJİDE DÜNYANIN EN YAŞLI KAYACININ İSMİ NEDİR?

Dünya'da şu ana kadar bulunan en yaşlı kayaç, metamorfik yani başkalaşım kayacı olan Acasta Gnaysları'dır.Kanada'nın kuzeybatısında bulunan Great Slave Lake yakınlarındaki Acasta Gnays kompleksi'nin 4.03 milyar yıl yaşında olduğu radyometrik tarihlendirme yöntemi ile hesaplanmıştır

Kayaç döngüsü nedir?
Yerkabuğunu oluşturan 3 temel kayaç türü vardır.Bunlar;magmatik kayaçlar,tortul kayaçlar ve başkalaşım kayaçlarıdır.Ancak bunlar,oluştukları günden bugüne kadar geçen zamanda birçok değişikliğe uğramışlardır. Yani her ne kadar bulundukları yerde hiç hareket etmeden dursalar da, her biri çok uzun yıllardır süren bir değişikliğin parçasıdırlar. Kyaçların oluştukları günden bu yana devam eden ve farklı tür kayaçların doğal yollarla birbirine dönüşmesini açıklayan bu sürece "kaya döngüsü" denir. Kaya döngüsünü devam ettiren şey ise doğal olaylardır.
Şimdi gelelim bu serüvenin nasıl başlayıp ne şekilde devam ettiğine:
Yeraltındaki magmanın soğumasıyla oluşan magmatik bir kayaçtan başlayalım. Bu kayacın yerkabuğundaki tektonik hareketler sonucu yeryüzüne çıktığını düşünelim. Yüzeye çıkan bu kayaç artık burada oluşan tüm koşullardan etkilenebilecek durumdadır. Bu etkileşim oldukça değişik yollarla oluşabilir. Erozyon, yağmur suyu ve rüzgar bunlardan birkaçıdır. Bu olayların sonucunda kayaç, fiziksel ve kimyasal olarak değişime uğrar ve taşınma sonucu bir yerde çökelir. Farklı yerlerden gelen tüm çökeller, yeni gelen çökellerin de etkisiyle sıkışarak zamanla kendi içinde kaynaşarak taşlaşır. Ve böylelikle tortul kayacımız oluşur.
Oluşan bu yeni kayacımızın üzerine uzun bir süre daha yeni çökelimlerin devam edeceğini düşünelim. Zamanla üstündeki malzeme birikeceği için kayacımız basınca ve sıcaklığa daha fazla maruz kalacak demektir. Bu da tortul kayacımızın yapısında çok daha farklı değişimlere yol açacaktır. Basıncın ve sıcaklığın belli bir düzeye gelmesi sonucu oluşan yeni kayacımız artık bir başkalaşım kayacıdır. Oldukça yüksek bir sıcaklığa maruz kalırsa başkalaşım kayacımızın da değişimi kaçınılmazdır. Ve bu sıcaklığa dayanamayan kayacımız sonunda eriyerek magmatik kayaca dönüşür. Böylece döngümüzün başladığı yere yani tekrar magmatik kayaçlara gelmiş oluyoruz. Her ne kadar burada magmatik kayaçtan başladıysak da aynı şekilde tortul vaya başkalaşım kayaçtan da başlayabiliriz bu döngüye.

Kaynak suların yeryüzüne çıktığında neden berrak olduğunu merak ediyorum?

Bildiğiniz gibi, kaynak suları yerüstü sularının (yağmur kar vb) yeraltına sızmasıyla oluşur. Bu sular yeraltındaki kayaçlar içinde akarken özellikle kil mineralleri tarafından temizlenir (doğal yoldan filtre edilir. Bilirsiniz eskiden kimyasal temizleyiciler yokken lekeler kille çıkarılırdı (lekeci kili).
En sert mineralin adı nedir?

En sert Mineralin adı "Elmas", en yumuşak mineralin adı "Talk" dir

Türkiye'de bor kaynaklarının bu kadar fazla olmasının nedeni nedir?

Anadolu'da Tetis Denizinin kapanması yaklaşık 14 Milyon yıl önce tamamlanarak Anadolu kara haline dönüştü. Daha sonra Üst Miyosen -Pliyosen denilen, günümüzden yaklaşık 9-2 Milyon yılları arasındaki dönemde, Anadolu'nun orta kesiminde boylu boyunca sığ göller oluştu. Özellikle volkanizmanın etkin olduğu yerlerde hem çevredeki kraterlerden patlayan tüfler yer yer bu göllerde birikti, hem de göllerin tabanlarında çatlaklar boyunca yükselen bor mineralleri yönünden zengin sıvılar göl tabanlarında buharlaşma sonucu tabakalar halinde birikti. Endüstriyel minerallerce zengin bu çökellere "evaporatik çökeller" adını veriyoruz

Dünyanın merkezindeki ateş sönerse neler olur ya da neler olmaz? Dünya merkezindeki ateş yanarken yanan maddeler ora da bir boşluk yaratarak yer yüzünün içeri doğru çökmesine neden olur mu?

Dünyanın merkezinde yanan bir ateş yoktur. Kütle çekiminin yoğun baskısı altında sıkışmış ve 6000 dereceye kadar ısınmış katı demirden bir iç çekirdek ile, onu çevreleyen, 5000 derece sıcaklıkta sıvı demirden bir dış çekirdek bulunur. Çekirdekle kabuk arasında da manto dediğimiz, yine yüksek sıcaklıkta, kısmen ergimiş kaya ve silikatlardan oluşan manto tabakası yer alır. Bu katmanların yoğunlukları çok yüksektir ve içlerinde boşluk yoktur. Yeryüzünün kırık kabuğunun parçalarının (levha) hareketleri sonucu manto tabakasındaki magma okyanus tabanlarındaki sırtlardan ve kıtaların levha sınırlarındaki bölümlerinde yükselen yanardağlardan çıkarak yeryüzünü şekillendirirler. Dünyamızın jeolojik yapısı, yerkabuğu hareketleri, bunların yol açtığı depremler konusunda ayrıntılı ve görsel bilgilere web sayfamızdaki animasyonlu bilgi paketleri bölümünde sergilenen "dünyamız" adlı kutucuğa tıklayarak erişebilirsiniz

Türkiye’deki volkanik dağların tekrar faliyete geçme ihtimali var mıdır?

Türkiye'nin Avrasya, Arap, Afrika tektonik plakaları ile Anadolu Bloğu ve Ege Genleşme Bölgeleri üzerinde yer aldığı, dünyanın en aktif tektonizma bölgesi içinde olduğu bilinmektedir. Herhangi bir yanardağın oluşması ya da harekete geçmesi levha tektoniğine bağlıdır.

Bazı bilim adamlarının yaptığı araştırmalar sonucunda, Nemrut, Ağrı, Tendürek, Süphan ve Hasan dağlarının her birinin aktif olduğu ortaya konulmuştur. Daha önce sorulan bir soruda da cevaplandığı gibi Doğu Anadolu'daki yanardağlara bakacak olursak, yaklaşık 6 milyon yıl önce, bölgenin kuzey-güney ekseninde sıkışmasıyla yerkabuğunun kalınlaşması ve bunun sonucunda meydana gelen kırıklardan magmanın yükselmesiyle oluşmaya başladı. Bölgenin en önemli yanardağları Nemrut, Süphan, Tendürek ve Ağrı dağıdır. Bu yanardağlar, tarihsel zamana kadar etkin olmuşlardır. Bazılarında halen gaz ve buhar çıkışı gözlemlenmektedir. Helyum izotop analizleriyle manto kökenli oldukları saptanan bu gaz çıkışları, bu yanardağların halen canlı olduklarını göstermektedir. Örneğin Tendürek Volkanı; dağın doğusunda bulunan ve çapı yaklaşık 5 yüz metre olan kraterden sıcak su buharları ve hidrojen sülfür gazları çıkar Bu gazlar kraterin kenarlarında, sarı renkli bir mineral olan kükürt oluşumunu sağlar. Volkandan püsküren sıcak su buharlarının ısısı yaklaşık 60 derece civarındadır. Daha önceki soruların cevaplarında da belirtildiği gibi Doğu Anadolu'daki yanardağların hala "soluk aldıklarını" ancak "yaşlı" yanardağlar olduklarını söyleyebiliriz. Ancak her ne kadar uyku dönemine girmiş olsalar da bu yanardağlar, yer (levha)hareketlerine bağlı olarak, günün birinde yeniden aktif hale gelebilirler. Ancak bu konuda kesin bir ihtimalde bulunmak zor. Fakat bu yanardağlar uzun vadede harekete geçebilirler.

Dünyada en az deprem olan bölge neresidir?

Yeryuvarının taşküre adı verilen ve yerkabuğu ile üst mantonun katı ve kırılgan en üst kesimlerinden oluşan en dış tabakası bir mozaik oluşturacak şekilde plakalara bölünmüştür. Bu plakalar üst mantonun astenosfer katmanı üzerinde bir birlerine göre hareket ederler. Bunların bazıları Avrasya, Anadolu, Arabistan, Afrika, Hint-Avustralya, Filipinler, Japonya, Pasifik, Juan d e Fuca, Kuzey Amerika, Kara ipler, Nazca, Güney Amerika ve Antarktika plakalarıdır. Kıta sınırları plaka sınırı ile birebir örtüşmez. Bir plakanın kapsadığı alan kara ve denizi kapsayabildiği gibi (örneğin Afrika Plakası), sadece kara alanını (Arabistan Plakası) ya da sadece deniz alanını (Nazca Plakası) kapsıyor da olabilir. Manto üzerinde bu plakalar birbirlerine göre sürekli yer değiştirirler ve on binlerce-milyonlarca yıl içinde, yeryüzü coğrafyasının değişmesine yol açarlar.

Plakaların birbirlerine göre sürekli yer değiştirmesi ile oluşan gerilmeler yerkabuğunun bazı kesimlerinde enerji yoğunlaşmasına neden olur. Bu yoğunlaşmış enerjinin boşa lımı ise depremleri oluşturur. Bu süreçlerin yoğun olarak geliştiği alanlar depremsellik açısından aktif bölgeler olarak tanımlanır. Bu bölgeler kimi plaka sınırları boyunca uzanan diri (aktif) fay kuşaklarında yoğunlaşır. Yeryuvarının derinliklerindeki kayaç kütlelerinin dengede olduğu alanlar ise asismik (depremselliği düşük) olarak adlanır. Bu bölgeler çoğunlukla plakanın, sınırlarından uzak, iç bölümlerindedir.

Yeryüzüne bir bütün olarak bakıldığında depremlerin, plakaların birbirlerine göre yer değiştirdikleri (uzaklaştıkları, yakınlaşıp çarpıştıkları ve sürtünmeli olarak kaydıkları) kuşaklarda sıklıkla ve yıkıcı büyüklükte oluştuğu gözlenir. Buna karşın, göreceli olarak duraylı olan plaka içi alanlarda ise çok az ve küçük depremler oluşur. Resimde de görüldüğü üzere plaka içi kısımlarında bulunan bölgeler dünyada en az deprem olan bölgelerdir.

Ben yanardağ maketi yapmak istiyorum, acaba icinde lav püskürmesini nasıl sağlarım?

Yanardağ maketi için, toprak, kil ya da oyun hamuru kullanabilirsin. Maketin içine bir deney tüpü yerleştirmek işini kolaylaştıracak. Bir de sirke ya da limon suyu ve karbonat gerekli. Deney tüpünün içine sirke ya da limon suyunu ve karbonatı boşalttığında, kimyasal tepkime gerçekleşecek ve bunun sonucunda gaz çıkışı olacak, tıpkı lav püskürmesi gibi. Maketini daha gerçeğine uygun yapmak için deney tüpünün içine bir de kırmızı gıda boyası ekleyebilirsin. Aslında, maketinin teknik kısmını hazırladıktan sonra hayal gücünü ve yaratıcılığı kullanarak çalışmanı geliştirebilirsin.

Dünya üzerindeki en yaşlı dağ ya da dağ sırası hangisi? Bir dağın yaşı nasıl belirleniyor?

Kıtaların birbirine çarpması sırasında yerkabuğunun kıvrılması, Himalaya, Alp, Toros, Dinar ve Kuzey Anadolu Dağları gibi sıradağların oluşumuna neden oldu. Tetis Denizi’nin tortullarından oluşan bu sıradağların yükselişi tamamlandığında Tetis Denizi’nin varlığı da sona erdi. Anadolu’nun en yaşlı dağları olarak kabul edilen Kuzey Anadolu dağları (pontidler) 300 milyon yıl kadar Önce (Karbonifer) şekillenmeye başladı. Jura’nın başlarında (200 myö) Torosların Çevresi yükseldi. Kretase döneminde ise (142-65 myö) kuzey ve güneydeki dağ sıralarının kıvrılmasıyla, Anadolu’nun iç kısımlarında Şekillenmeye başlamıştır. Dünya üzerindeki en yaşlı dağ ve dağ sıraları; Great Smoky dağlarında bulunan (North Carolina ve Tennessee) Allegheny, Blue Ridge ve Catskill dağlarıdır. 300 milyon yıl Önce kıtaların birbiri ile çarpışması ile oluşan Appalachian dağ sedimanter kayaçlardan oluşmuştur. 2000 mil boyunca Maine'den Georgia eyaletine kadar uzanmaktadır.

Bilim adamları, yaptıkları çalışmalar ve araziler ile yaş analizinde belli yollar izlerler. Bir dağın yaşının bulunması kolay bir iş değildir. İncelenecek ve yaşı hakkında yorumlar oluşturulacak olan dağın ya da başka bir oluşuğun, ilk önce jeolojisi incelenir. Sedimanter kayaçlardan oluşan bir oluşuk ise sedimanter istif ile ve fosil içeriği ile yaş yorumuna gidilebilir. Bu işlemler uzun soluklu işlemlerdir. Yaşlandırmada birçok teknik vardır. Eğer oluşuk sedimanter değilse ve fosil içeriği yoksa o zaman tüm dağ boyunca alınan ana kayaç örneklerinden jeokimyasal analizlere gidilebilir. Tüm jeokimyasal analizler yapıldıktan sonra da, izotop analizine girilir ve bu izotop analizlerinden çıkacak sonuçlar dağın yaşını verebilir. Bunun gibi birçok teknik yaşlandırmada kullanılmaktadır

Yer kürenin tabakalarının nasıl belirlendiğini öğrenmek istiyorum.

Yerküre’ye ait bilgilerin çoğu, sismik dalgaların incelenmesi sayesinde elde ediliyor. Depremler sonucu oluşan doğal veya bilim adamlarının oluşturduğu yapay sismik dalgaların, farklı yapılardaki katmanlarda farklı davrandıkları biliniyor. Yerküre içinde hareket eden bu dalgaların davranışlarının incelenmesi sonucunda Yerküre’nin iç yapısı anlaşılabiliyor. Yerküre’nin merkezinde katı haldeki nikel ve demirden oluşan İç Çekirdek (Inner Core) bulunuyor. Bu çekirdeği çevreleyen Dış Çekirdek (Outer Core) ise, içindeki sülfür ve oksijen nedeniyle ergime noktası düştüğü için sıvı halde bulunan nikel ve demirden oluşuyor. Daha sonra gelen ve Alt Manto ve Üst Manto diye ikiye ayrılan Manto (Mantle) ise, kısmen ya da tümüyle eriyik durumdaki kayaçlardan oluşan magmayı içeriyor. Demir, magnezyum, silikon ve oksijence zengin mineralleri içeren Manto’dan sonra, bu katmanların en incesi olan ve okyanuslar ile kıtaları barındıran Yerkabuğu (Crust) bulunuyor.

Dünyadaki suların ve karaların toplam kütleleri ne kadardır?

Dünyanın, ekvator uzunluğu 40.000 km, çapı ise 12.750 km’dir. Kütlesi yaklaşık olarak 6.1021 ton’ dur. Toplam yüzey alanı yaklaşık 510 milyon km2 dir. Kara parçaları yüzey alanının %29’unu kaplar. Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika, Avustralya ve Antartika yeryüzündeki kara parçalarını oluşturan 7 kıtadır.

Altın nasıl oluşuyor ve elde ediliyor?

Altın, magma denen erimiş kayanın, katı kayanın içinde katmanlaşması sonucu oluşur. Magma soğuyup katılaşmaya başlarken, su ve diğer buharlaşabilen maddeler yüksek basınç altında magmadan ayrılır. Sıcak suyun ve buharın oluşturduğu yüksek basınç çevredeki katı kaya üzerinde yarıklar, çatlaklar meydana getirir. Bu ayrılan hidrotermal eriyiklerin yerleştikleri yerler işte bu yarık ve çatlaklardır. Hidrotermal eriyikler soğuduğunda, maddelerin tortulanması gerçekleşir. Bu tortulaşma özellikle de kuvarsın damarlar biçiminde çökmesiyle oluşur.


Kayıtlı

Ne olursan ol kendin ol, özgün ol.. MEGANE II HB
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic