Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ilginç bilgiler 5  (Okunma Sayısı 2018 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yazgülü17-19
Uzman Üye
*****

Performans: 253
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 235


''ÖĞRENCİ''


« : 29 Ağustos 2008, 19:15:34 »


Hindistan’da Himalaya Dağlarının eteklerinde yer alan Çerapunçi yöresi 1860–1861 yılları arasındaki bir yıllık sürede 26.460 mm yağış almıştır.



4.360 saatlik yıllık güneşlenme süresi ile Doğu Sahra dünyanın en çok güneşlenen yeridir.



Havaideki Kauai Yöresi, yılda 350 gün boyunca düşen yağışla dünyanın en yağışlı yeridir.



Endonezya’nın Java adasındaki Bogor, 322 günlük süre ile dünyanın en çok gök gürültüsü olan yöresidir.



Etiyopya’daki Dallal 34,4 °C’lik yıllık sıcaklık ortalaması ile dünyanın en sıcak yeridir.



78° güney enlemi Antarktika’daki Polus Nedostupnosti – 57,8° C’ lik yıllık sıcaklık ortalaması ile dünyanın en soğuk yeridir.



Lesotho' nun en alçak noktası deniz seviyesinden 1.380 metre yüksekliktedir.



And Dağlarının Peru - Bolivya sınırları arasındaki bölgede 3.811 metrede bulunan Titikaka dünyanın en yüksekteki gölüdür.



Kutup bölgelerindeki kar ve buzlar sahip oldukları beyaz örtü nedeniyle güneşten yeryüzüne ulaşan ışınların % 90’nını geriye yansıtarak, bu bölgelerde sıcaklıkların düşük olmasında etkili olurlar.



Deterjan kelimesi Latincede temizleme anlamındaki “detergere” den gelir.



Deniz düzeyinden yaklaşık 8 kilometre yüksekte olan Everest Dağının zirvesindeki hava basıncı, deniz seviyesindekinin yaklaşık % 30’ u kadardır.



30 kilometre yükseltideki stratosfer katmanında esen rüzgârların hızı saatte 300 kilometreyi bulur.



Atmosferin sıcaklığı 180 km yüksekte 395 °C’ye, 320 kilometre yükseklikte ise 700 °C’ye ulaşır.



Irmaklar her yıl yaklaşık 2 milyar madensel tuzu denizlere taşımaktadır.



Güney Fransa’da “vent tu midi” denen sıcak ve nemli rüzgâr baş ağrıları, sara, astım nöbetleri ve küçük ateşlenmelere neden olmaktadır.



Lületaşı, boşluklu ve hafif olduğundan, suda yüzer. Bu nedenle halk arasında “denizköpüğü” diye bilinir.



Selüloz, bitkilerde hücre yapısının çoğunluğunu oluşturan ve kâğıt yapımı, yapay yaprak üretimi ile bazı patlayıcı maddelerin üretiminde de kullanılan kâğıt hamurudur.



İzlanda’da nüfusun % 67’si evlerinde jeotermal enerji kullanmaktadır.



Portland çimentosunun % 78’i kireçtaşı, % 20’si kil taşı, % 2’si ise diğer katkı maddelerinden oluşur.



Kristof Kolombun Amerika kıtasında karaya ilk ayak bastığı yer “Watling Adası” dır.



Norveç yıllık enerji üretiminin %96’sını, Zaire %95’ini, Sri Lanka ( Seylan ) %90’nını, Brezilya %85’ini, İsviçre %75’ini, Kanada ise %65’ini hidroelektrikten sağlamaktadır.



Ortaçağda Afrika kıyılarını dolaşan Normonların gördüklerini söyledikleri “yabanıl insanlar” aslında goril maymunlarıdır.



Bartelmi Diaz ve ekibi 1847 yılında ulaştığı Güney Afrika’nın uç noktasına fırtına ve dalgalar nedeniyle “Fırtınalar Burnu anlamına gelen Cabo Tarmentoso ” adını vermiştir. Ancak sonraları Portekiz kralı buraya “Fırtınalar Burnu” denilirse, buradan Hindistan’a ulaşmaya çalışacak kaptan ve tayfaların korkacağını ileri sürerek buranın ismini “Ümit Burnu anlamındaki Cabo Bao Esperanço” olarak değiştirmiştir.Güney Afrika’nın Kap şehri de ismini buradan almıştır.



1497’de Hindistan’a ulaşmak için yola çıkan Vasco dö Gama Güney Afrikada yılbaşı günü önünden geçtiği yere “doğum günü” anlamına gelen “Natal” ismini vermiştir.



Dünyada milli park olarak ilan edilen ilk yer ABD’de 1872’de oluşturulan “Yellowstone Milli Parkıdır”.



Hawaii Adaları, Meksika Körfezi, Karayipler Denizi Kıyıları, ( Küba, Antil Adaları, Florida ) ile Avustralya kıyıları dünyada sörf sporunun en yoğun yapıldığı yerlerdir.



Genelde yaz sıcaklık ortalaması 10°C’den düşük olan bölgeler ile yıllık yağış tutarı 400 mm’den az olan bölgelerde ağacın yetişmesi çok zordur.



Lâteks, ( kauçuk ) çiklet, ( sıtma ağacından ) reçine, ( çam, köknar, ladin ) sakız, tanen, ( dericilikte kullanılır ) mantar, çeşitli yağlar ile ilaç maddeleri ormanlardan elde edilen ürünlerdir.



Hindistan’a gitmek üzere yola çıkan Magellan ve ekibi Güney Amerikanın fırtınalı güney ucunu, bugünkü adıyla “Magellan Boğazının” fırtınalı ve tehlikeli sularını aştıktan sonra, öteki tarafta ki sakin okyanusu görünce, buraya “sakin deniz” anlamına gelen “Pasifik Okyanusu” adını vermiştir.



Norveç’teki Narvik ve Bergen, Rusya Federasyonundaki Arhangelsk ve Vladivostok ile İngiltere’deki Hull ve Grimsby liman şehirlerinin gelişmesinde balıkçılık önemli rol oynamıştır.



Bir ton şeker elde etmek için 40–50 ton, bir ton kâğıt üretebilmek için 170 ton, bir ton çelik elde etmek için ( soğutma suyu olarak ) 300 bin ton, bir ton deriyi işlemek için 10 ton kullanma suyuna ihtiyaç vardır.



Dünyada sünger avcılığının en fazla olduğu bölgeler; Bahama Adaları, Florida Kıyıları, Avustralya’nın doğu kıyıları, Akdeniz de Sicilya, Korsika ve Sardunya adaları ile Ege adaları ve Bodrum kıyılarıdır.



Balinaların kafa kemiklerinden çıkarılan ispermeçet yağı, kozmetik ve ilaç endüstrisinde ( güzel kokan banyo sabunları, dudak rujları, krem ve merhemler gibi ) kullanılır.



Okaliptüs ağaçları çok su tükettiği için, bataklık bölgeleri kurutmada bu ağaçlardan yararlanılır. Yapraklarından ise “okaliptol” adlı mikrop öldürücü ilaç elde edilir.



Patates, mısır, domates ve tütün gibi tarım ürünleri Kızılderililerin insanlığa armağanıdır.



Kum çölleri, dünya karalarının % 14’ünü kaplar.



Eskimolar soğuktan korunmak için, vücutlarına hayvan yağı sürer ve kalın kürkler giyerler.



İspanyadaki Costa Brava; Vahşi kıyı, Costa Dorado ise Altın kıyı anlamına gelmektedir.



Mandalina, portakal ve limon kabuklarından kolonya ve esans üretiminde yararlanılır.



“Metre” yer boylamının dörtte birinin on milyonda biridir. XVI. Louis döneminde kararlaştırılan bu yeni uzunluk birimini doğru tanımlayabilme işi bir hayli zahmetle yapılmıştır. Çünkü bunun için boylamın bir kısmının ölçülmesi gerekmiştir. Gökbilimci J.B.Delambreda ile P.Mechain ikilisi, biri Fransadan diğeri İspanyadan hareket ederek, birkaç bin astronomik ve jeodezik gözlemde bulunmuş ve 7 yılın sonunda buluşmuşlardır. Böylece örnek metre “etalon” bulunmuştur.



Anadolu kelimesinin Yunanca “güneşin doğuşu, doğu memleketi” anlamındaki Anatolos’dan geldiği sanılmaktadır.



Cıva sıvı olarak bulunan tek metaldir.



Dünyanın en büyük teleskopu Kuzey Kafkasya’daki Zelenchkayada kurulmuş olup 600 santimlik aynaya sahiptir.



Genelde yıllık yağış miktarı 200 milimetreden az olan yerler çöl olarak nitelendirilir.



Yenilebilir yağların önemli bir kısmı; zeytin, ayçiçeği, soya, mısır, yerfıstığı, pamuk, kolza, hindistancevizi ve fındıktan elde edilir.



Kahve bitkisi, yıllık ortalama sıcaklığın 21°C olduğu ılıman iklimlerde yetiştirilebilir ve en iyi ürün deniz düzeyinden 600–2000 metre yükseklikteki ekim alanlarından alınır





Tokyo ismi Japoncada “doğu başkenti” ( to=doğu, kyo=başkent ) anlamına gelmektedir.



Büyük Sahra Çölü 8.600.000 km²’ lik yüzölçümüyle ABD kadar yer kaplar. Sahra sözcüğü Arapçadaki “sahara” sözcüğünden gelme olup çöl anlamındadır.



Petrol kelimesi Latince “petra: kaya” ve “oleum: yağ” sözcüklerinden türemiştir.



Cam yapımında saf silisyum kumu kullanılır. Camda kullanılan demir ve bakır cama yeşil renk verirken, bakır oksit ve kobalt mavi, selenyum ve bakır oksit ise kırmızı renk verir. Türkiye’de cam yapımında kullanılan silisyum kumu Kapı dağ Yarımadası, İstanbul’un Karadeniz kıyıları, Yalova kıyıları ile Sinop Yarımadasından sağlanır.



Amerikan bağımsızlık savaşından sonra, 1790’da yeni başkentin Potomac Irmağı kıyısında kurulması benimsenmiş ve yer seçimi ABD’nin ilk başkanı George Washington’a bırakılmıştır. Kentin kuruluşunu denetleyen komisyon kente “Amerikan bağımsızlık savaşında oynadığı rolle ülkenin kurucusu olarak kabul edilen George Washington’un anısına” Washington ismini vermiştir. Böylece 1800 yılında federal yönetim Philadelphia’dan Washington’a taşınmıştır. Coğrafi açıdan kopuk ve uzak oluşu nedeniyle önceleri “yaban kent” olarak anılan Washington 1812’den sonra Amerika halkınca başkent olarak benimsenmiştir.



Yeni Zelanda ve Avustralya dünyanın en büyük yün üreticileri olup, dünyadaki toplam yün üretiminin % 40’ını karşılarlar.



Litosferdeki litho sözcüğü Yunancada “taş”, hidrosferdeki hidro sözcüğü ise Yunancada “su” anlamına gelmektedir.



Merinos koyunu dünyanın en kaliteli yününe sahip olup anavatanı İspanya’dır.



Kongo Nehri ve kollarını kapsadığı için Kongo ismi ile anılan ülkeye 1971 yılında “ırmak” anlamına gelen “nzadi” sözcüğünden gelme “Zaire” ismi verilmiştir.



Atlas Okyanusundaki Küçük Antil adalarına doğu-kuzeydoğu yönünden batı-güneybatı yönüne doğru sürekli esen alize rüzgârları nedeniyle “rüzgâr altı adaları” denir.



Pasifik Okyanusunda bulunanYeni Gine’ye, 1945’te buraya ayak basan İspanyol İnigo Ortiz de Retes, buradaki yerli halkı Afrika zencilerine benzettiğinden bu adaya Afrika kıtasındaki Gine’ye binaen, “Yeni Gine” ismini vermiştir.



Dünya yüzeyinin %12’si buzullarla kaplıdır.



“Tayland” sözcüğü Tayland dilinde özgür insanlar ülkesi anlamına gelmektedir.



Kristof Kolomb 1502 yılında Amerika kıtasına yaptığı son yolculuğunda Honduras’a “deniz derinlikleri” anlamına gelen ismi vermiştir.



Elverişli jeopolitik konumu nedeniyle Simon Bolivar Panamayı “evrenin kalbi” olarak nitelemiştir.



Üstünde bulunan kar ve buz örtüsünden dolayı, Antarktika “beyaz çöl” olarak bilinir.



400 kilometrelik uzunluğu ile Antarktika’daki Lambert Buzulu dünyadaki en uzun buzuldur.



Tasmanya ve Tasman Denizinin ismi yöreyi keşfeden Hollandalı denizci “Abel Tasman”dan gelmektedir



Kuzey kutup dairesi üzerinde kalan bölgeye “arktika” denir.



Avustralya, Yeni Zelanda ve Pasifik Okyanusundaki çok sayıda adadan oluşan kıtaya “Okyanusya” denir.



Avrupalıların Brezilya toprakları ile tanışması tesadüfen olmuştur. Portekizli denizci Alvares Cabral, yelkenli gemileriyle Ümit Burnunu dolaşıp Hindistan’a gitmeyi amaçlarken rüzgârsız Gine Körfezine girmemek için, gerektiğinden fazla batıya açılınca, Brezilya kıyılarına ulaşmıştır. Portekiz hemen bu topraklar üzerinde hak iddia ederek buraya “Terra da Santa Cruz=kutsal haç toprakları” ismini vermiştir. Brezilya ismi ise daha sonraları, bu bölgede çok rastlanan ve kırmızı boya yapımında kullanılan “pau-brasil” ağacından dolayı verilmiştir.



Kayıtlı

HİÇ KİMSEYİ BİLDİĞİNİN ÖTESİNDE YARGILAYAMAZSIN VE BİLDİĞİN NE KADAR DA AZ...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic