Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: hepimiz hrantız?.......?!  (Okunma Sayısı 2336 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
didanlı
Uzman Üye
*****

Performans: 161
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 384


« : 26 Ekim 2007, 08:45:19 »


HEPİMİZ HRANT'IZ HEPİMİZ DİNK'İZ DİYE MEYDANLARDA GEZENLER BUNU OKUYUNCA
TÜRKLÜKLERİNDEN UTANMIYACAK MI ACABA.TABİ TÜRKLÜK RUHLARI VAR İSEgöz ardı
edilen korkunç gerçekler !!!
Yer: Azerbaycan, Hocalı 26/02/1992 Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile
bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı
kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da
Erzurum'da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda
çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın
bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları
çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı
otomatik üfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken,
diğeri elindeki demir parayı havaya attı:-Akçik, manç?..(Kızmı, oğlan mı?)
-Akçik...(Kız)Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki
kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan
b! ürülügözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi. -Tun şahetsar,ınger...(Sen
kazandın, yoldaş) -Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana...(Ben
kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)-Mayrigı bedge gişdatsine.(Annesi
besleyecek elbette)Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede
kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı: -Mayrig yerahayin
zizdur.(Çocuğa meme ver) Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek
kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği
yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup
getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:-Asixn ma/,çimi yev
bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...(Bu hem saçsız hem de küçük, iyi
yuvarlanır. Kopartın...) Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta
yere düşmüştü...Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile
kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu. Bu iki
olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay
da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının
anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü
yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar, katliam haberini bütün
dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı
halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de
büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT
aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de
New York Times belgeledi. 26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış
Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay
Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak
tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.26 Şubat! gecesi Rus
motorize alayının tanklarından açılan top ve roket  saldırıları ile Hocalı
Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de
tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni
askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce
katlettiler. ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar
yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, Sağ olarak ele
geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi
tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler
ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce
saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını,
evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere
doldurdular. Peki neydi bu düşmanlık?  Ermenistan'daki okul duvarlarında
asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın
bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken,
Ermenistan Millî Marşı'nda 'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat
etmek için ölün,öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten
gerek yok sanırım. Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski
Sovyet İttifakı Silahlı kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni
Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan
Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının
bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı
yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır
yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir
zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve
hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır. Şahitlerin anlattıklarını
dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.! Fakat katliam sonrası Hocalı'ya
girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar.
Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin
gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:'Pek
çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı'daki
gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz' Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan
bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını
taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı
terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü
liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu.
Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla
direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan
boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katlia! mı' baş sorumlusu olan
azılı terörist Robert Koçaryan oturdu. Ermeniler Türk hamile kadınlarına
tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve
küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi. Ülkemizde sadece 1 ermeni
öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan
kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş
yapmadı…………..Yazıklar olsun ……

onlarıda geçtik bu vatanın bölünmez bütünlüğü bayarğımızın yere düşmemesi için canını ortaya koyan mehmetciğimizi anmak için bile yürümemeize izin verilmiyor yürüyenlerde de art niyet aranıyor.......
yazıklar olsun bu vatanı böylelerine bırakanlara......yazıklar olsun vatanını şerefsizlere peşkeş çekenlere........
Kayıtlı

mevzu-u bahis vatan ise geris teferruattır
kmrngns
Uzman Üye
*****

Performans: 19
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 221


Türk'çe düşün...


« Yanıtla #1 : 26 Ekim 2007, 09:49:26 »

muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur !..
Kayıtlı

Öz yurdunda garipsin, Öz vatanında parya..
doktor
Üye
**

Performans: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 73



« Yanıtla #2 : 26 Ekim 2007, 10:39:16 »

evet bunu daha önce okumuştum.Hepimiz hrantız diyenler türklüklerinden utanmaz çünkü onlarda türk benliği zaten yoktur.
Bir de bize ( sözde ) soykırım yaptılar derler birde kendilerine baksınlar bakalım
Kayıtlı

Sizi ANDIKÇA,ANLADIKÇA,ANLATTIKÇA laik olacağız bu topraklara...
seyhoglu
VIP Üye
******

Performans: 71
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 696


« Yanıtla #3 : 26 Ekim 2007, 11:46:35 »

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.
Kayıtlı
yusufili
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 26 Ekim 2007, 13:07:56 »

ben değilim...............
Kayıtlı
yusufili
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 26 Ekim 2007, 13:52:43 »

Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur






Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic