Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Adımıyla yönünü bulan hayvan hangisi?ilginç deney!  (Okunma Sayısı 1859 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
krater26
Uzman Üye
*****

Performans: 148
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 257



« : 03 Eylül 2008, 22:28:11 »


Karıncaların yiyecek aramak için çok uzun mesafeler katedip ardından hiç yanılmadan nasıl tekrar yuvalarına döndükleri uzun yıllardır bilim adamları için önemli bir araştırma konusudur. Özellikle Büyük Sahrada yaşayan çöl karıncalarının dikkat çekici yönlerinden biri olan yön bulma, her ne kadar daha önce Güneşin yönünden faydalandıkları bilinse de, bilim adamlarını bu konuda daha fazla inceleme yapmaya teşvik etmiştir.
    Çöllerde, yön belirlemeye yarayacak hiçbir iz veya işaret olmadığı halde, zigzaglar çizerek yem arayan Sahra karıncalarının yemlerine ulaştıktan sonra, gelirken çizdikleri zigzagların aksine düz bir güzergah izleyerek yüzlerce metrelik yollu aşıp yuvalarına geri döndükleri ve bu esnada şaşırtıcı bir şekilde Güneşin yönünden faydalandıkları daha önce bilinmekteydi.
Ancak Almanyadan Ulm ve İsviçreden Zürich Üniversitesi uzmanları araştırmalarını biraz daha genişlettiler ve yoğun bitki örtüsünün bulunduğu yerlerde karıncaların yollarını nasıl buldukları konusunda yeni bir inceleme yaptılar. Sonuçta bu canlıların bulundukları yere, adımlarını sayarak geri döndükleri ortaya çıktı. Söz konusu minik canlıların bu özelliği, elbette hayranlık uyandırıcıydı. Catalglyphis fortis de denilen Sahra karıncaları attıkları adımları sayıyor ve geri dönüşte aynı sayıda adım atarak tekrar yuvalarına ulaşıyorlardı.
    Bu sonuca varmak için şöyle bir deney yapıldı:
Bilim adamları, Sahra karıncalarının yuvalarından yemlerine düz bir çizgi boyunca yürümelerini sağladılar. Karıncalar yemlerine ulaştıktan, yani yemleri ile yuvaları arasındaki mesafeyi ezberledikten sonra, karıncaların yarısının ayaklarına fizyolojilerine uygun bir materyalden eklemeler yaparak bacak açış mesafelerini uzattılar. Yani karıncaların adımlarını büyüttüler.
Karıncaların diğer yarısının ise, ayakları bir operasyonla kısaltıldı. Yani adımları küçültüldü. Bacak açış mesafelerinin değiştirilmesindeki amaç, karıncaların yuvalarından çıktıkları andan itibaren öğrendikleri mesafeyi adımları ile ölçüp ölçmediklerini gözlemlemek idi.
    Tekrar yuvalarına dönmek üzere bırakılan karıncalardan bacak boyları uzun olan yani daha büyük adımlar atanlar, yuvalarının yanından geçip gidiyordu. Bacakları kısa olup daha küçük adımlar atanlar ise henüz yuvalarına ulaşmadan duruyordu. Ancak karıncalar zamanla yeni ayak boylarına alıştıklarında, adım atışlarını uyarlayarak yuva-yem mesafesini yeniden öğreniyor ve hiç yanılmadan yuvaları ve yemleri arasında gidip geliyordu.
    Bu deneyin sonucunda Ulm Üniversitesi nörobiyoloğu Harald Wolf başkanlığındaki araştırma ekibi karıncaların adımlarını saydıkları sonucuna ulaştı.

alıntıdır!!!
Kayıtlı
Köksal AYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2935
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5093



« Yanıtla #1 : 04 Eylül 2008, 07:43:49 »

Çok ilginç bir deney.Karıncaların bacaklarına o boyutta materyal takabilmek gerçekten zor bir işti herhalde.Doğada keşfedilecek öyle çok şey varki bu da onlardan biri.Ne yazıkki ülkemizde bu tür deneyler bir elin parmaklarını geçmez.Elalem almış başını gidiyor.Son teknolojik verileri, aletleri hem icat edip hem kullanıyorlar.Biz de ders kitaplarında onların bu keşiflerini anlatıyoruz.
Bir gün bizim yaptığımız keşifleri, deneyleri yabancılar anlatır mı acaba?
Kayıtlı

1996'da, şampiyonluk kaçtığında
Bu kadar yaklaşmışken "olamaz" dedi,
Ve kendini incir ağacına astı...
Daha 12 yaşındaydı Mehmet DALMAN!
Şimdi 24 oldun Mehmedim
Ve biz yine yaklaştık...

Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya ektiklerimizdir ya da sökmediklerimiz...


TRAP ZONE
u.karacan
Uzman Üye
*****

Performans: 210
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 280


« Yanıtla #2 : 04 Eylül 2008, 10:41:52 »

yeryüzünde hayvanların yaratılış özellikleri,ve mekana uyum yetenekleriyle hayatı idame ettirmeleri hayretlere şayan,fakat bir o kadar daha önemlisi de insanlarda olan öğrenme merakının karıncaların adım mesafesini dahi gerekirse artırarak deneyler yapmasıdır.buda belki de insanların yaradılış kotlarında ve özelliklerinde mevcut.
Kayıtlı

Ne kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.(hz.Mevlana)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic