Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Coğrafi Çevrenin Öğrenmeye Olan Etkisi  (Okunma Sayısı 2081 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Amy_Lee
Deneyimli Üye
****

Performans: 27
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 165


MeLaNKoLiK


« : 03 Mart 2007, 21:59:35 »


COĞRAFİ ÇEVRENİN ÖĞRENMEYE OLAN ETKİSİ



Mustafa Cin


Durham Üniversitesi



Giriş

Çocukların coğrafi kavramlar hakkındaki görüşlerinin araştırılması Piaget (1929) ile başlar. Günümüze kadar geçen süre içerisinde çocukların kavram öğrenmesi ve özellikle çevrenin kavram öğrenilmesi üzerine olan etkisi hakkında yeteri kadar araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bu da, coğrafî çevre ile öğrenme arasındaki ilişkinin öneminin coğrafya eğitimcileri tarafından yeterince anlaşılamadığına bağlanabilir. Bundan dolayı, bu açığı kapatmak için, konu araştırmaya değer bulunmuştur. Yapılan bu çalışmada, coğrafî çevrenin öğrenmeye herhangi bir etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır.

Kaynak taraması

Sheridan (1968) altı yaş grubundaki çocukların bulut, yağmur, kar, sis, ova, volkan, plato, vadi, kıyı mağara, okyanus, göl, dere, burun, koy, körfez, çöl, orman, otlak, tundra ve bataklık gibi kavramları anlamaları üzerine yaptığı çalışmada, çocukların en önemli bilgi kaynağının onların yakın çevresi olduğunu göstermiştir.

Benzer bir şekilde Wilson ve Goodwin (1981) on ve oniki yaşındaki çocukların dere hakkındaki bilgilerinin sadece o yöredeki dereler ile etkileşimi sayesinde kazanıldığını belirtmişlerdir.

Harvey (1990) yaptığı çalışmada çocukların botanik bilgileri ile yaşadıkları yöredeki bitki örtüsü arasındaki ilişkiyi inceledi.Farklı bitki örtüsü ve arazi yapısına sahip olan 21 okuldan, 425'i kız olmak üzere 850 öğrenci seçildi ve bu öğrencilere anket ve grup görüşme yöntemi uygulandı. Araştırmanın sonucu, gür ve çeşitli bir floraya sahip olan yörelerdeki çocukların botanik bilgilerinin, daha seyrek ve az bitki örtüsüne sahip olan yörelerdeki çocukların bilgilerine göre daha fazla ve detaylı olduğunu ortaya koymuştur.

Harwood ve Jackson (1993) fotoğraf tanıma, resim çizme ve görüşme yöntemleri kullanarak 9-11 yaşları arasındaki çocukların günlük hayatta konuşulan kavramlar (sahil, deniz, dere, dağ, tepe, okyanus, uçurum, liman ve vadi) hakkındaki bilgilerini araştırmışlardır. Ortaya çıkan sonuçlar, çocukların doğrudan etkileşim halinde bulunduğu kavramlar hakkındaki bilgilerinin diğer kavramlardan daha fazla olduğunu göstermiştir. Çalışma aynı zamanda, direkt etkileşime rağmen vadi, liman, okyanus ve uçurum gibi bazı kavramların çocuklar tarafından iyi anlaşılmadığını ortaya koymuştur. Bu çelişki de, kavram öğrenilmesinde çevre ile direkt etkileşimin yanında, kavramın özelliğinin de etkili olduğu şeklinde açıklanabilir. Örneğin, teknik bir kavram olduğu için çocuklar vadi içerisinde yaşasalar bile, belli bir yaşa kadar bu kavramı anlamakta zorluk çekebilirler. Ancak, ortaya çıkan bu iki önemli sonucu, araştırmada kullanılan öğrenci sayısın çok az olmasından dolayı (9 çocuk), genelleştirmek doğru olmayabilir.

McDonald ve Bethal (1994) tarafından gerçekleştirilen diğer bir çalışmada da konu, denizde yaşayan canlılar bazında incelenmiştir. Araştırmanın amacı, kıyı ve iç kesimlerde yaşayan çocukların denizde bulunan canlılar hakkındaki bilgilerini karşılaştırmaktır. Ortaya çıkan sonuç, deniz kıyısında yaşayan çocukların denizde bulunan organizmaları tanıma ve anlama yeteneklerinin iç kesimlerde yaşayan çocuklara göre daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu farklılığın özellikle kızlar ile erkekler arasında çok daha belirgin olduğu görülmüştür.

Sonuç olarak yapılan çalışmalar, çocukların coğrafi çevre hakkında sahip oldukları bilgilerin kaynağının büyük ölçüde, yaşadıkları coğrafî ortamla olan direkt etkileşimlerine bağlı olduğunu göstermiştir.

Materyal ve metod

Coğrafi çevrenin öğrenmeye olan etkisini araştırmak için farklı coğrafi çevrelerde yaşayan çocukların bazı fizikî coğrafya kavramları hakkındaki bilgilerinin karşılaştırıldığı bu çalışmada, üç farklı kriter göz önünde bulunduruldu.

Birinci olarak, bilgileri karşılaştırmak için iki farklı coğrafî çevrede yaşayan çocuklar seçildi.

İkinci olarak, bu iki farklı coğrafî çevrede yaşayan çocukların sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel durumlarının benzer ve farklı özellikleri araştırıldı. Çünkü, konu ile ilgili yapılan çalışmalar (Vygotsgy (1962), Macaulay (1966), Banks (1975) ve Nussbaum ve Novak (1976)) sosyo-ekonomik farklılığın, öğrenme üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Böyle bir faktörü ortadan kaldırmak için seçilen çocukların sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel durumlarının benzer olmasına dikkat edildi.

Üçüncü olarak da, çocuklara yakın çevrelerinde bulunan fizikî coğrafya elemanlarının (deniz, göl, dere, vadi, dağ vb) daha önce öğretilmediğinden emin olundu. Böyle bir kriterin seçilmesindeki amaç ise formal öğretim faktörünü elemekti.

İlk iki kriter göz önünde bulundurulduğunda Trabzon ilinin Vakfıkebir ilçesinin kıyı kesimi ve Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl beldesi araştırma alanları olarak seçildi. Her ne kadar bu yöreler benzer sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel özellikler gösterseler de, farklı fiziki coğrafî çevre özelliklerine sahiptirler. Şöyle ki, Vakfikebir’de deniz, kıyı şekilleri, dere ve derenin oluşturduğu topoğrafık şekiller, Uzungöl'de de, göl, göle ait jeomorfolojik şekiller, dere ve yöreyi karakterize eden dar ve derin vadiler hakim fizikî coğrafya elamanlarıdır. Formal öğretim faktörünün etkisini ortadan kaldırmak için de öğrencilerin ilkokul ikinci sınıftan (8 yaş grubu) seçilmesine dikkat edildi. Çünkü, Türkiye'de uygulanan müfredat programı gereği ilkokul ikinci sınıf öğrencilerine çevrelerinde bulunan herhangi bir coğrafî kavram öğretilmemektedir. Böylece, araştırma için her iki yöreden de 40'ar öğrenci seçildi.

Araştırmada, her iki yöredeki çocuklara sorulmak için "deniz ", "göl " ve "dere " kavramları seçildi. Kıyı bölgesinde yaşayan çocukların deniz, göl bölgesinde yaşayan çocukların da göl ile direkt etkileşimde bulunması bu kavramların seçilmesinde en önemli rolü oynamıştır. Böylece, farklı çevrelerde yaşayan çocukların, yaşadıkları çevreden seçilen kavramlar hakkındaki bilgilerinin karşılaştırılması amaçlandı. Üçüncü kavram da, her iki yörede de bulunmasından dolayı "dere" olarak belirlendi. Her iki çevrede yaşayan çocukların dere ile direkt bir etkileşimleri söz konusu olmasından dolayı çocukların bu kavram hakkındaki bilgilerinin büyük bir farklılık göstermeyeceği düşünüldü. Bundan dolayı, çocukların dere hakkındaki görüşlerinin farklı olup olmadığının ortaya çıkartılması araştırmanın güvenirliği açısından önemli görüldü.

Araştırmada, Resim Çizme, Görüşme, Fotoğraf Tanıma, Eşleştirme ve Grup Çalışma Metotları kullanılarak çocukların söz konusu kavramlar hakkındaki bilgileri araştırıldı. Uygulanan bu metotlara aşağıda kısaca değinilmiştir.

1. Görüşme metodu: Çocukların kavram öğrenmelerini araştırmak için yapılan çalışmaların büyük bir kısmı görüşme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çünkü bu metod sayesinde, Stephans ve Kuehn'in (1985) belirttiği gibi, çocukların bilgileri irdeleyici sorularla ayrıntılı bir şekilde araştırılabilir. Elde edilecek olan cevapları karşılaştırmak için her çocuğa aynı sorular soruldu. Ancak, gerektiği zaman çocuğun verdiği cevaba göre irdeleyici sorular sorularak daha detaylı bilgiler alınmaya çalışıldı. Sorulan sorular aşağıda belirtildiği gibi sekiz gruba ayrıldı.

a Çocukların Sosyo-Ekonomik durumları ile ilgili sorular.

b. Çocukların deniz, göl ve dere hakkındaki bilgilerinin kaynağı ile ilgili sorular.

c. Çocukların deniz, göl ve dere hakkındaki ilk düşüncelerini elde etmek için sorulan sorular.

d. Deniz , göl ve derenin suyunun kaynağı ile ilgili sorular.

e. Akarsu ve dalga erozyonu ile ilgili sorular (Pilot çalışması sonucu bu soruların sorulmasına ihtiyaç duyuldu).

f. Deniz, göl ve derenin oluşumu ile ilgili sorular.

g. Deniz, göl ve derenin suyunun doğal özellikleri (tuzluluk, dalga, renk vb) ile ilgili sorular

h. Deniz, göl ve derede yaşayan canlılar hakkındaki bilgiler.

2. Resim çizme metodu: Çocukların bildiklerini sözlü olarak ifade edebilmeleri için dil gelişimini tamamlamaları ve konu ile ilgili terimler hakkında bilgiye sahip olmaları gerekir. Bu durum göz önüne alınarak, çocuklar ile iletişim açısından kolay bir yöntem olarak bilinen resim çizme metoduna başvuruldu.

A4 boyutunda beyaz bir kağıt, kuru boya kalemi seti, kurşun kalem ve birer silgi çocuklara verildi ve deniz ile ilgili bir resim çizmeleri istendi. Daha sonraki günlerde de aynı yol izlenerek sırası ile göl ve dere resimleri çizdirildi.

3. Fotoğraf tanıma metodu: Lunnon (1969) ve Nash (1983)'ın yaptıkları çalışmalar, görüşme yöntemi ile elde edilen sonuçlar ile fotoğraf tanıma yöntemi ile elde edilenlerin birbirlerinden farklı olduğunu göstermiştir. Bunun da nedeni, daha önce açıklandığı gibi çocukların bildiklerini sözel olarak kolayca ifade edememesine bağlanabilir. Bu açığı kapatmak ve söz konusu kavramlar arasındaki farkın görsel olarak çocuklar tarafından bilinip bilinmediğini ortaya çıkarmak için fotoğraf tanıma yöntemine başvuruldu. Her kavram için üç ayrı fotoğraf seçildi ve çocuklardan bu fotoğrafların tanınması istendi. Ayrıca, fotoğraflar hakkında ayrıntılı sorular sorularak, çocukların bu üç kavramı birbirlerinden ayırt edebilme yetenekleri araştırıldı.

4. Eşleştirme metodu: Çocukların deniz, göl ve derenin önemli coğrafî özelliklerini tanıyıp, tanıyamamalarını ortaya çıkarmak için Eleştirme Metodu geliştirildi. Bunun için de her kavramı temsil eden birer fotoğraf seçildi. Fotoğrafın içerisinde bulunan coğrafî özellikler ile fotoğrafta olmayan bazı kavramların isimleri karton fişlere yazıldı ve bu fişler ile fotoğraftaki kavramların eşleştirilmesi çocuklardan istendi. Örneğin, içinde sahil, kaya, uçurum, ve dalga olan bir deniz fotoğrafı çocuğa gösterildi. Daha sonra, üzerine deniz, sahil, kaya, uçurum, göl ve dere (göl ve dere fotoğrafta bulunmamaktadır) yazılan fişler fotoğrafın yanına kondu ve çocuğa bu fişleri fotoğrafta bulunan özelliklerin üzerine koyması söylendi. Şöyle ki, eğer çocuk fotoğrafta dalgayı tanırsa oraya dalga yazan fişi koyması gerekmektedir. Aynı yöntem diğer iki kavram "Göl" ve "Dere" için de uygulandı.

5. Grup çalışma metodu: Bu metod, çocukların bildiği fakat daha önceki metotların ortaya çıkartamadığı bilgileri elde etmek amacıyla kullanıldı. Örneğin, herhangi bir çocuk ada kavramını bildiği halde daha önce kullanılan metotlar sırasında o kavramı o anda hatırlamamış olabilir. Böyle bir ihtimalin oluşmasını önlemek için "Grup Çalışma Metodu " uygulandı. Bu metodun özelliği aşağıda kısaca belirtilmiştir.

Deniz, göl ve dere ile ilgili bütün kavramların isimleri karton fişler üzerine yazıldı. Daha sonra bu fişler üç ayrı kategoriye ayrıldı.

a. Deniz, göl ve dere suyunun özellikleri

b. Deniz, göl ve dereye ait jeomorfolojik özellikler

c. Deniz, göl ve derede yaşayan canlılar

Diğer taraftan, birbirini iyi tanıyan üç öğrenci sınıf öğretmeni tarafından seçildi ve ayrı bir odada bir masanın etrafında oturtuldu.

Metodun uygulanışı ile ilgili olarak su aşamalar takip edildi. İlk önce, deniz suyunun özellikleri ( Tuzlu su, Mavi su,Dalga, vb.) ile ilgili fişler ve A3 boyutunda bir kağıt masanın üzerine konuldu. Daha sonra çocuklara " Burada gördüğünüz fişlerin bazıları deniz suyunun nasıl olduğunu göstermektedir. Üçünüz ortaklaşa bu fişleri bulup, şuraya (A3 kâğıdının üzerine) koyabilir misiniz? Birbirinize sorarak karar verebilir misiniz” şeklinde açıklama yapıldı. Böylece, çocukların deniz suyu ile ilgili olan ve olmayan kavramları birbirinden ayırt edebilme yetenekleri araştırıldı.

Bu ilk aşamadan sonra, sırasıyla göl ve dere suyunun özellikleri aynı yöntem kullanılarak uygulandı. Daha sonra ikinci (deniz, göl ve dereye ait jeomorfolojik özellikler) ve üçüncü kategoriler (deniz, göl ve derede yaşayan canlılar) aynı yol uygulanarak bu metod tamamlandı.

Sonuçlar: Şu ana kadar yapılan analizlerden elde edilen ilk bulgular, çevrenin öğrenmeye etkisinin olduğunu göstermektedir. Ayrıca, çocukların çevrenin etkisinden kaynaklanan bazı yanlış anlamalara sahip oldukları da tespit edildi.

Çocukların deniz hakkındaki görüşleri: Kıyı bölgesinde yaşayan çocukların, denizi, suyunun mavi, tuzlu ve dalgalı ve içinde balıkların yaşadığı doğal bir olgu olarak gördükleri ortaya çıktı. Çocukların üçte birinden fazlası (%37.5) denizin suyunun dereden geldiğini belirttiler. Diğer çocuklar da denize yağmur ve kardan su geldiğini belirttiler. Aynı yöredeki çocukların %35'i denizin nasıl meydana geldiği hakkında yorum yapamadılar. %35'lik bir kısmı da denizin Allah veya insanlar tarafından yapıldığını söylediler. Geri kalan kısmı ise, denizin kendiliğinden oluştuğunu belirttiler.

Buna karşılık, göl bölgesindeki çocuklar, dalga ve tuzlu sudan hiç bahsetmediler. Çocukların yarıya yakın bir kısmının (%45) denize suyun nereden geldiği hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığı görüldü. Yine aynı yöredeki çocukların %50'si, denizin nasıl oluştuğu sorusuna cevap veremediler. %37.5’lik bir kesim de denizin Allah tarafından yaratıldığı veya insanlar tarafından yapıldığını belirtti. %12.5’lik bir oran da denizin doğal olarak oluştuğunu söyledi.

Çocukların göl hakkındaki görüşleri: Kıyı bölgesindeki çocuklar gölün derin, mavi, uzun olduğunu, ve içinde kurbağaların yaşadığını belirttiler. Çocukların %25'inin göle suyun nereden geldiği hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadıkları görüldü. Geri kalan öğrenciler de dere, yağmur, dağ, yeraltı ve denizi, gölün su kaynağı olarak gösterdiler. Çocukların gölün oluşumu hakkındaki düşüncelerine gelince: %42.5'lik bir oran, gölün başkaları tarafından yapıldığını söylemesine karşılık, %20'lik bir kısım da gölün doğal olarak meydana geldiğini belirttiler.

Göl bölgesindeki çocukların da, gölü derin, mavi, çamurlu, büyük, yuvarlak ve içinde ördeklerin bulunduğu bir coğrafî olgu olarak gördükleri anlaşıldı. Çocukların %30’u gölün en önemli su kaynağının dere olduğunu belirttiler. Diğer öğrencilerin de yağmur, dağ ve yeraltını gölün su kaynağı olarak algıladıkları görüldü. Aynı çocukların %47.5'i, gölün insanlar veya Allah tarafından meydana getirildiğini belirtirken, %25'i gölün oluşumunu doğal nedenlere bağladılar.

Çocukların dere hakkındaki görüşleri: Her iki bölgede yaşayan çocukların dere hakkındaki bilgileri önemli bir farklılık göstermedi. Ancak, derenin en son nereye gittiği hakkındaki sorulara verilen cevapların büyük farklılıklar gösterdiği görüldü. Kıyı kesiminde yaşayan çocukların %85'i, derenin denize döküldüğünü söylerken, göl bölgesindeki çocukların ancak %7.5'lik bir kısmı aynı görüşü paylaştı. Bu yöredeki çocuklar arasındaki hakim görüş, derenin aşağılara doğru aktığı ve sonsuza kadar gittiğidir. Her iki yörede yaşayan çocukların 1/3'ünden az bir kısmının, derenin oluşumunu doğal nedenlere bağladığı görüldü.

Araştırmadan elde edilen ilk bulgulara göre, çevrenin etkisinden kaynaklanan bazı yanlış algılamaların (Misconceptions) olduğu da anlaşıldı. Örneğin, eşleştirme metodundan elde edilen verilere göre, her iki yörede yaşayan çocukların dalga ile dereyi karıştırdıkları dikkati çekti. Kıyıda yaşayan çocukların daha çok akarsu havzasının orta ve yüksek kısımlarında görülen ve hızlı aktığı için suyunun rengi beyaz olan akarsu tipleri ile direkt etkileşim şansının zayıf olması, bu yanlış algılamaya sebep olabilir. Buna karşılık, göl bölgesinde yaşayan çocukların da, dalga hakkında fazla bir bilgiye sahip olmaması, akışlı ve beyaz görünen dalgayı dere olarak algılamalarına neden olabilir.

Öneriler

Araştırmanın sonuçları, çocukların okula gitmeden önce bazı coğrafî kavramlar hakkında önemli derecede bilgiye sahip olduğunu ve bu bilginin en önemli kaynağının da yaşadıkları çevre olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenden dolayı, farklı coğrafî çevrede yaşayan çocukların coğrafî bilgilerinin de farklı olduğu söylenebilir.

Çocuklara bir konu öğretilmeden önce onların o konu hakkında hangi bilgilere sahip olduğunun bilinmesi ve bu temel bilgiler dikkate alınarak, bir öğretim metodunun seçilmesi etkili öğretim için gereklidir.

Örneğin, kıyı bölgesindeki çocuklar rüzgarlı havalarda yaptıkları gözlemler sonucunda rüzgarın herhangi bir şekilde dalganın şiddetini artırdığını, buna dayanarak da dalgaya rüzgarın sebep olduğunu belirtmişlerdir. Bundan dolayı, burada yaşayan çocuklara dalganın oluşumu anlatılırken, çocuklar o anda geçmiş deneyimleri sayesinde dalganın daha çok ne zamanlar şiddetini arttırdığını göz önüne getirebilirler. Böylece yöredeki çocukların konu hakkındaki bilgileri "Anlatım Metodu" kullanılarak pekiştirilebilir.

Buna karşılık, göl yöresinde yaşayan çocuklar, dalganın oluşumunu daha önce gözleme şansına sahip olmadığından, aynı metodu uygulamak etkili bir öğretim yöntemi olmayabilir. Bu yöredeki çocuklara "Gezi-Gözlem Metodu" uygulamanın en yararlı metod olduğu düşünülmelidir. Başka bir deyişle, çocuklar deniz kıyısına götürülüp, orada dalgayı gözleterek, onlara konu hakkında bilgi verilmelidir. Ancak, değişik yörelerde yaşayan çocukların deniz kıyısına götürülmeleri çeşitli sebeplerden dolayı her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda, sınıfta veya dışarıda çok basit bir deniz modeli oluşturulabilir ve bir saç kurutma makinası kullanılarak, hava akımının suyu nasıl hareket ettirebileceği çocuklara gösterilebilir.

Araştırmadan elde edilen diğer bir sonuç da, çocukların seçilen bu üç kavram hakkında da bazı yanlış görüşlere sahip oldukları doğrultusundadır. Örneğin, her iki yörede de bazı çocuklar, dereyi insanların veya Allah'ın meydana getirdiğini belirttiler. Bu tür inanışları ortadan kaldırmak için bir akarsu havzası modeli hazırlanabilir ve daha sonra üzerine yağmur şeklinde su dökülerek yağmur sularının nasıl akış haline geçtiği ve yatağını kazıyarak dereyi nasıl oluşturduğu çocuklara gösterilerek anlatılabilir.

Kaynakça

Banks, D.L. (1975) The Development of Some Concepts Involved in theTeaching of Environmental Studies to Children of 7-11 years of Age, MA Thesis, Sheffıeld University.

Harvey, M.R. (1990) `The Relationship between Children's Experiences with Vegetation on School Grounds and Their Environmental Attitudes', Journal of Environmental Education, Vol. 21, No.2, pp.9-15.

Harwood, D. Jackson, P. (1993) ` Why did They Build this Hill so Steep?: Problems of Assessing Primary Children's Understanding of Physical Landscape Features in the Context of the UK National Curnculum', Geographic and Environmental Education, Vol.2, No.2. pp.64-79.

Lunnon, A. J. (1969) The Understanding of Certain Geographical Concepts by Primary School Children, Unpublished MEd Dissertation, University of Birmingham.

Macaulay, J. D. (1966) ` Second Grade Children's Growth in Comprehension of

Geographic Understandings', Journal of Geography, Vo1.65, pp.33-37.

McDonald, R.B. ve Bethel, L J. (1994) `A comparison of Coastal and Inland Residents' Knowledge of Marine Organisms and their Feeding Relationships', Technical Report.

Nash, P. (1983) `The Effects of Teaching upon Children's Concepts Relating to Rivers', Unpublished BEd Dissertation, Coventry, University of Warwick.

Nussbaum, J., Novak, J., D. (1976) 'An Assessment of Children's Concepts of the Earth Utilizing Structured Interviews', Science Education, Vol. 60, No.4, pp. 535-550

Piaget, J. (1929) The Child's Conception of the World, London: Routledge and Kegan Paul.

Sheridan, M., J. (1968) ` Children's Awareness of Physical Geography', The Journal of Geography, Vol. 67, pp. 82-86.

Stephans, J. & Kuehn, C. (1985) `What Research Says: Children's Conceptions of Weather', Science and Children, Vo1.23, No.l, pp.44-47.

Vygotsky, L.S. (1962) Thought and Language. Translated by: Hanfinan, E. & Vakar, G., Cambridge, The M.I.T. Press.

Wilson, P. & Goodwin, M. (1993) ` How do Twelve and Ten-Year-Old Students Perceive Rivers', Geographical Education, Vol.4, pp.5-16.


Kayıtlı

ergül
VIP Üye
******

Performans: 37
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1037


« Yanıtla #1 : 03 Mart 2007, 22:12:23 »

teşekkürler
Kayıtlı
erten
VIP Üye
******

Performans: 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 653


« Yanıtla #2 : 03 Mart 2007, 22:14:15 »

Teşekkürler
Kayıtlı
M.Sami KÖROĞLU
Admin
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2999
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5010


Adıyaman


Site
« Yanıtla #3 : 03 Mart 2007, 22:45:29 »

Teşekkürler Elinize sağlık.
Kayıtlı

Mustafa NAZ
Genel Moderator
******

Performans: 1921
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2958



« Yanıtla #4 : 03 Mart 2007, 23:53:41 »

Ellerinize sağlık..
Kayıtlı

Tarsus Cengiz Topel Anadolu Lisesi
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic