Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Botanik Turizmi  (Okunma Sayısı 3245 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ugur19
Moderator
*****

Performans: 991
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3596


« : 06 Temmuz 2007, 08:09:06 »


Botanik Turizmi
Çeşitli coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği, üç kıta arasında doğal bir köprü olması, Anadolu Yarımadası'nı dünyada benzerine az rastlanan bir bitki çeşitliliğine sahip kılmıştır. Avrupa'nın tamamında varolan bitki sayısı toplam 12.000 adet iken bu sayı ülkemizde 9.000 adettir. Ülkemiz bitki çeşitliliği açısından ise Avrupa'dan üstündür. Zira dünyada sadece belli bir bölgede yetişen veya anavatanı belli bir bölge olan (endemik) bitkiler açısından ülkemiz Avrupa'dan üstün olmanın da ötesinde dünyanın birkaç bölgesinden biridir. Avrupa'nın endemik bitki sayısı toplam 2.750 adet iken bu sayı ülkemizde 3.000 adettir. Sadece Antalya ilimizdeki endemik bitki sayısı 600'dür. İngiltere'nin toplam bitki sayısı 2.000 dir (Ülkemizde 9.000). Akdeniz ülkelerinden İspanya ile Eski Yugoslavya'nın 500'er adet endemik bitkiye sahip olduğu bilinmektedir. Toplam bitki sayısı bazında Bulgaristan'ın 3.650, Yunanistan'ın 5.000, Kıbrıs'ın 2.000, Suriye-Lübnan'ın 3.500 Irak'ın 4.000, İran'ın 8.000, Fransa'nın 4.500, Almanya'nın 2.500,İtalya'nın 5.600, İspanya'nın 5.000, Romanya'nın 3.400 İngiltere'nin 2.000, Macaristan'ın 2.214, İzlanda'nın 377, Norveç'in 1715 adet bitkiye sahip oldukları bilinmektedir.

Ülkemizde en çok endemik bitkiye sahip 3 ilimiz 578 bitkiyle Antalya, 478 bitkiyle Konya ve 366 bitkiyle İçel'dir. Görüleceği üzere Antalya ili tek başına İspanya, Eski Yugoslavya gibi ülkelerden daha zengindir. İçel İlimizin de Endemik (ve Endemik olmayan) bitki zenginliği açısından çoğu Avrupa ülkesinden zengin olduğu kolayca tahmin edilebilir. Antalya ve İçel bir arada düşünülürse, bu iki ilimizin bitki potansiyeliyle Avrupa ülkeleri karşısında rakipsiz olacakları kolayca görülür.

Türkiye haricinde Avrupa'nın en çok endemik bitkisine sahip ülkesi Yunanistan 800 endemik bitkiye sahiptir. Rakip ülke olan İtalya'nın endemik bitki sayısı 712'dir. Japonya'nın endemik bitki sayısı 2.000, ABD'nin 4.036, İsviçre'nin ise 1'dir. Dikkat edileceği üzere ülkemizin vilayetleri Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılabilmekte, ancak Avrupa kıtası toplamda Türkiye'den daha fakir kalmaktadır.

Türkiye'nin bitki zenginliğinin en önemli nedenlerinden biri, buzul çağlarında Anadolu'nun bitkiler için bir sığınak olmasıdır. Günümüzde de Türkiye hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan bir şekilde 3 farklı bitki alanının kesişme noktasında yer almaktadır.Bu bitki alanları Akdeniz Bitki Alanı(Akdeniz ve Ege bölgelerini kapsamaktadır), Avrupa-Sibirya Bitki Alanıdır. (Karadeniz ve Marmara bölgesini kapsamaktadır), İran-Turan Bitki Alanı (İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesini kapsamaktadır)

Akdeniz Bitki Toplulukları
Akdeniz bitki toplulukları Akdeniz coğrafi bölge sınırlarını aşarak Ege, Marmara, Orta Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu'nun batı kesimlerine dek yayılmıştır. Akdeniz bitki topluluğunun en önemli bitki topluluğu sayılan maki, botanik açıdan "bodur orman",olarak da tanımlanmakladır. Fizyolojik yapısıyla (kalın ve meşin gibi) yaprakları yaz dönemi kuraklığına dayanacak bir su ekonomisine sahip olan maki bitki toplulukları deniz seviyesinden başlayıp 300 - 400 metre yüksekliğe, hatta uygun koşullarda dahayüksek alanlara doğru uzanmaktadır. Maki birliğini oluşturan ağaççık ve çalıların kendine özgü güzel ve kuvvetli kokuları vardır. Menengiç, sakız, kocayemiş, sandal, mersin, pırnal meşesi, akçakesme, lâden, funda, defne, delice, katırtırnağı makitopluluğunun en çok rastlanan üyeleridir. Ağaççıkların alt kısımlarında adaçayı, kekik, ballıbaba, düğünçiçekleri, çançiçekleri, siklamen, glayöl, salep, Manisa lalesi, çiğdem, menekşe, karanfil gibi otsu bitkiler yetişmektedir.

 Diğer bir Akdeniz bitki topluluğu üyesi de "sığla" ağacıdır. Diğer ismi günlük olan bu ağaç Muğla ilinin Fethiye, Köyceğiz, Marmaris ve Datça ilçelerinin, taban suyu yüksek olan kıyı kesimlerinde, küçük orman öbekleri halinde bulunur. Kızılçam ağacıdamaki kadar Akdeniz'e özgü bir bitki türüdür. Genellikle makiden sonra başlayarak deniz seviyesinden 800 -1000 metre yüksekliğe, hatta uygun iklim şartlarında 1200 metre yüksekliğe kadar uzanmaktadır. Akdeniz ve Ege kıyılarında yer yer, denize gölgesivuracak kadar kıyıya yakın yerlerde de yaşayan kızılçam, yangına en duyarlı ağaçtır. Kızılçam ormanlarının üst sınırında yer alan, gövdeleri üzerinde 30-35 metre yükselebilen karaçam ağaçları deniz seviyesinden 900-1000 metre yükseklikte başlayıp 1800-1900 metreye yüksekliğe kadar uzanan alanlarda yetişmektedir. Bölgenin bazı kesimlerinde kızılçamdan sonra sedir ve göknar topluluklarına da rastlanmaktadır.

Lübnan sediri olarak tanınan bu ağaç türü, Antalya'nın kuzeybatısında Katranardıcı ile birlikte bulunur. Antalya'nın doğusunda, Köprülü Kanyon Millî parkın Akdenizhavzasındaki yegane servi ormanı (700 hektar) yer almaktadır. Doğu Akdeniz bölgesinde Amanos dağlarında lokal olarak bulunan kayın ormanı bu ağaç türünün güneye yayılan en uç noktasıdır. İç Ege'deki palamut meşesi, Bergama yakınlarında fıstık çamı veEğirdir-Kovada yakınlarındaki endemik bir tür olan kasnak meşesi ve sedirle karışık ormanlar görülmeye değer yerlerdir.

Karadeniz (Avrupa-Sibirya) Bitki Topluluğu
Ilıman bir iklim ve düzenli bir yağış rejiminin etkisi altında bulunan Karadeniz bitki topluluğu, Karadeniz Bölgesinin tamamı ile Marmara ve Trakya'yı kapsamakla beraber yer yer iç ve Doğu Anadolu bölgelerine de sokulmaktadır. Bütün Karadeniz bölgesindehakim bitki örtüsü ormandır. Çayırlar Marmara ve Trakya'da yaygındır. Karadeniz bitki topluluğunda, özellikle doğu kesiminde fındık ve gürgen türlerinin hakim olduğu alanlarda, meşe, dişbudak, kestane, ıhlamur, akçaağaç, kızılağaç, karaağaç, muşmula,tatlan, kızılcık, yabani erik, yabani vişne, yabani kiraz, defne ve mürver ağaçlarıyla zenginleşen bir orman dokusu yer alır. Sahil kesimlerinden itibaren 700 - 900 metre yüksekliğe çıkan bitki dokusu alt seviyelerde ormangülü, böğürtlen, kurtbağrı,ateşdikeni, yabangülü, hanımeli, şimşir gibi ağaççık ve, çalılara dönüşür.

Bu bölgeye has olan bitkiler, Akdeniz'dekilerin aksine, bol su kullanan türlerdir. Yetişkin bir kayın ağacı, terleme yoluyla atmosfere bir günde yarım ton su vermektedir. Bir kayın ormanı için bu miktar milyonlarca tonu ulaşmaktadır. Bu bitkitopluluğunun üst seviyelerinde 600 - 700 metre yükseklikten itibaren kayın ağaçları görülür. Daha yükseklerde 1. 100 - 1. 300 metrelerde kayın-köknar karışımı başlar ve 1. 800 - 2. 000 metrelere kadar yükselir. Bu bitki topluluğu içinde meşe, gürgen,karaçam, porsuk ağaçları da yer alır. Ayrıca Karadeniz'in doğu ucunda köknar ağaçları yerlerini orman içinde 2. 300 - 2. 400 metrelere kadar yükselebilen ve yüksek irtifalarda yaşamayı başarabilen lâdin ağaçlarına bırakır. Yüksek seviyelerin daha aznemli bölgelerinde sarıçam ormanları, güneye bakan yamaçlarda orta seviyelerde meşe ormanları geniş yer kaplamaktadır.

İran-Turan Bitki Alanı (Bozkırlar)
Trakya 'dan İran ve Irak sınırlarımıza kadar uzanan geniş alanlarda görülen ve genellikle kurakçıl bitki türlerinin meydana getirdiği bozkırlar Anadolu'nun en yaygın bitki örtüsüdür. Yağışların bir ağacın ihtiyacını karşılamaya yetmediği yerlerde, birveya birkaç yıl ömürlü bitkilerin varlıklarını sürdürmesiyle oluşan bozkır bitki örtüsü kimi zaman yağışın bol olduğu yerlerde de gelişebilmektedir.

Genellikle ağaçsız topraklarda yetişen bozkır bitkileri Anadolu topraklarını yağmurun ve rüzgarın hışmından yani erozyondan esirger. Bitki çeşitliliği bakımından olağanüstü zengin olan bozkırlar kimi zaman bir tek bitki ailesinin yüzden fazla türünüiçinde barındırabilmektedir. Bu çeşitlilik bozkıra büyük bir renk ve doku zenginliği getirmektedir. Özellikle ilkbaharda Anadolu topraklarını birkaç ay için yeşillendiren, sarı, kırmızı, mavi, mor, pembe renklerle bezendiren papatya, çiğdem, menekşe,gelincik, düğünçiçekleri, kandamlaları, ballıbabalar, sığırkuyrukları, devedikenleri, gevenler, çoban yastıkları, peygamberçiçekleri, hazeranlar ve daha niceleri, kısa süreli ömürleriyle bulundukları coğrafyayı bir renk cümbüşüne dönüştürürler. Bozkırçiçekleri zengin renkleri ve biçimleriyle sanat ürünlerine yansıtılmış, pek çok benzersiz motifleri olan kilimler dokunmuştur.
Alpin Kuşak Bitki Topluluğu
Alpin kuşağı bitki toplulukları orman eko sistemlerinin üst sınırından başlayıp kar örtüsünün devamlı olduğu (ortalama 2. 000 - 3. 500 metreler arasındaki) yüksekliklere kadar uzanırlar. Engebeli ve dağlık bir ülke olan Türkiye'nin, üç bin metreyi aşkın129 adet zirveye sahip olduğu hatırlanırsa Alpin kuşak bitkilerinin ülkede oldukça geniş bir alan kapladığı hatta 'yayla' olarak bilinen otlakların hep bu bitki kuşağı içinde yer aldığı söylenebilir.

Alpin kuşağı bitki topluluklarında ağaç bulunmaz, bozkırlarda olduğu gibi, bir ya da birkaç yıl ömürlü ancak çetin doğa koşularına dayanıklı otsu bitkiler yer alır. Ancak burada ağaçların yetişmesine imkan vermeyen kısıtlayıcı etken yağış azlığı değil,ortam ısısının düşük oluşudur. Ekim ayından mayıs ayına kadar devam eden kar örtüsü, bitkiye yaşaması için, en fazla dört beş aylık bir süre tanımaktadır. Alpin kuşağın yukarı kısımlarında artık ot bile görülmez olur. Sadece kayaların üzerinde renk renkyosun ve mantar birliği olan likenlere rastlamak mümkündür.

Alpin bitki kuşağının alt seviyeleri toprağın kalın olduğu, özlü çayır otlarının bolca bulunduğu yerlerdir. Yukarılarda genellikle toprak tabakası incelir ve bitki örtüsü seyrekleşir. Buralarda genellikle kaya yarıklarının meydana getirdiğikuytuluklarda mine, hercai menekşeler, yıldız çiçekleri, kar çiçekleri, kardelenler, düğünçiçekleri, yalaçiçekleri, damkorukları, taşkıranlar, zambaklar, süsenler, ve ağlayan gelin çiçekleri ile karşılaşabilirsiniz. Doğu Karadeniz yaylalarında sarı vebeyaz çiçekli orman gülü ile büyük çan çiçekleri, sonbahar çiğdemleri de bu bitki topluluğunun üyeleridir.




Elimizdeki bu zenginlikleri diğer Avrupa ülkelerinin yaptığı gibi en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekmiyor mu?
Kayıtlı

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
MUHARREM BUZ
Muharrem BUZ
Site Yöneticisi
*******

Performans: 1771
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2527


Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi


« Yanıtla #1 : 06 Temmuz 2007, 08:13:55 »

Bilgiler için Teşekkürler. Word e kopyalayımda.  Smiley Derslerde de kullanırız.. Teşekkürler.
Kayıtlı


Yaş kırk dört yolun yarısı +9
Dante gibi ortasını geçtik ömrün.
ugur19
Moderator
*****

Performans: 991
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3596


« Yanıtla #2 : 06 Temmuz 2007, 08:22:56 »

Bilgiler için Teşekkürler. Word e kopyalayımda.  Smiley Derslerde de kullanırız.. Teşekkürler.

Ne demek sayın hocam ben teşekkür edrim.Faydalı olacak her bilgi paylaşılmalıdır.
Kayıtlı

BİLİMLERİN KRALİÇESİ COĞRAFYA...
sabahgüneşi
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 06 Temmuz 2007, 08:37:52 »

tesekkürler!
Kayıtlı
Cahit ERAYDIN
VIP Üye
******

Performans: 2063
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4836


Cahit Eraydın coğ.öğrt.


« Yanıtla #4 : 06 Temmuz 2007, 12:37:28 »

Ben tam anlamıyla bir doğa aşığıyım desem hiç abartmış olmam,yıllar önce doğu karadenizde görev yaptım,o yemyeşil örtü beni o denli cezbediyorduki anlatamam,moralim bozuk olduğu zaman ormanın içine dalar uzun uzun yürürdüm çok iyi gelirdi,bir tarafta yemyeşil örtü diğer bir tarafta masmavi bir deniz,insan nasıl huzur duymazki .....Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler..
Kayıtlı



Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır
necatieroglu
Uzman Üye
*****

Performans: 17
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 450



« Yanıtla #5 : 06 Temmuz 2007, 21:36:10 »

Paylaşım için çok teşekkür ederim.
Kayıtlı

N.Eroğlu
Köygöçüren
Uzman Üye
*****

Performans: 70
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 366

Bezgin gezgin


« Yanıtla #6 : 07 Temmuz 2007, 09:33:53 »

Ben tam anlamıyla bir doğa aşığıyım desem hiç abartmış olmam,yıllar önce doğu karadenizde görev yaptım,o yemyeşil örtü beni o denli cezbediyorduki anlatamam,moralim bozuk olduğu zaman ormanın içine dalar uzun uzun yürürdüm çok iyi gelirdi,bir tarafta yemyeşil örtü diğer bir tarafta masmavi bir deniz,insan nasıl huzur duymazki .....Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler..

Aynen.. O tür yerlerin fotoğrafları bile mutluluk ve yaşama sevinci verir.
Kayıtlı

karakurum
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 07 Temmuz 2007, 18:25:47 »

herşey yemyeşil bir türkiye için.
Kayıtlı
VEYSEL ÇİFTÇİ
Uzman Üye
*****

Performans: 121
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 402


YAŞAM İÇİN COĞRAFYA


« Yanıtla #8 : 07 Temmuz 2007, 18:30:34 »

bilgiler için tşk ederim.yeşil+mavi=huzur ve mutluluktur.
Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic