Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir demokrasi sorunu - Akkuyu nükleer santrali  (Okunma Sayısı 60166 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ardanuç
VIP Üye
******

Performans: 78
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 883


« : 30 Temmuz 2012, 07:59:18 »


Melis ALPHAN'dan (Akkuyu nükleer santrali ile ilgili) dikkate değer bir yazı:


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21097649.asp
Kayıtlı
ardanuç
VIP Üye
******

Performans: 78
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 883


« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2012, 10:27:07 »

Mersin halkının ne kadarı nükleer santral istiyor?
Nükleer şart mı?
Yine Melis ALPHAN; Zorla güzellik olmaz!
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21135140.asp
Kayıtlı
adniral
Üye
**

Performans: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #2 : 03 Ağustos 2012, 12:19:37 »

Şimdi bunun adına demokrasi sorunu falan denmez
muhtemelen bir coğrafya öğretmeni olan ardanuç nikli arkadaş daha düne kadar milliyet gazetesinde magazin muhabirliği yapan birinin yazısını sanki bilim insanın yazısıymış gibi iki de bir bu forumdan paylaşması da son derece manidar

ülkemizde atom enerjisi kurumu 1941 yılında kuruldu o yıldan bu zamana kadar hastanelerdeki röntgen cihazlarının pillerini kontrol etmekten bir adım öteye gidemedi beğenmediğimiz burun kıvırdığımız ülkeler bile bugün nükller enerji santlallerini artık kendileri kuruyor uranyumu kendileri zenginleştiriyor bizim ülkemiz neden bundan mahrum kalsın bizle coğrafyacıyız hangi ülkenin ne kadarlık nükleer enerji kullandığını biliyoruz neden bizim mühendislerimiz nükleer konusunda gelişmesinler uzmanlaşmasınlar

bu konular magazincilere mi kaldı artık bir öğretmenin bu konuda paparazzi muhabirini takip etmesini mesleğim adına utanç verici olarak değerlendiriyorum

madem nükleer konusunda bilinçlenmek istiyorsunuz enerji bakanlığının sitesinde nükleer enerji grubunun yazdığı çok güzel bir makale var onu okuyun

sabahtan akşama kadar gülben ergenin selülütlerini görüntülemek için gecesini gündüzüne katan muhabirlere kalmadı bu işler
Kayıtlı
doğaege
VIP Üye
******

Performans: 214
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 635


« Yanıtla #3 : 03 Ağustos 2012, 14:12:44 »

Şimdi bunun adına demokrasi sorunu falan denmez
muhtemelen bir coğrafya öğretmeni olan ardanuç nikli arkadaş daha düne kadar milliyet gazetesinde magazin muhabirliği yapan birinin yazısını sanki bilim insanın yazısıymış gibi iki de bir bu forumdan paylaşması da son derece manidar

ülkemizde atom enerjisi kurumu 1941 yılında kuruldu o yıldan bu zamana kadar hastanelerdeki röntgen cihazlarının pillerini kontrol etmekten bir adım öteye gidemedi beğenmediğimiz burun kıvırdığımız ülkeler bile bugün nükller enerji santlallerini artık kendileri kuruyor uranyumu kendileri zenginleştiriyor bizim ülkemiz neden bundan mahrum kalsın bizle coğrafyacıyız hangi ülkenin ne kadarlık nükleer enerji kullandığını biliyoruz neden bizim mühendislerimiz nükleer konusunda gelişmesinler uzmanlaşmasınlar

bu konular magazincilere mi kaldı artık bir öğretmenin bu konuda paparazzi muhabirini takip etmesini mesleğim adına utanç verici olarak değerlendiriyorum

madem nükleer konusunda bilinçlenmek istiyorsunuz enerji bakanlığının sitesinde nükleer enerji grubunun yazdığı çok güzel bir makale var onu okuyun

sabahtan akşama kadar gülben ergenin selülütlerini görüntülemek için gecesini gündüzüne katan muhabirlere kalmadı bu işler
arkadaşımızın yazdığı cevaptan nükleer santral konusuna oldukça vakıf olduğu anladım!!!
o "magazin muhabirinin" ilk linkte belirtilen yazısındaki soruların cevaplarını buradan bize verebilirse, hem magazin muhabirine haddini bildirmiş olur, hem de bizim kafamızda da olan soru işaretleri azaltabilir diye düşünüyorum...
Kayıtlı
doğaege
VIP Üye
******

Performans: 214
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 635


« Yanıtla #4 : 03 Ağustos 2012, 14:17:58 »

bir de, adı geçen yazarın magazin muhabiri olduğunu ve daha önce "gülben ergen'in selülitleri" ile uğraştığını ben şahsen bilmiyordum.
"adniral" arkadaşımızı, bu engin genel kültüründen dolayı da tebrik ediyorum
Kayıtlı
yemliha58
Yeni üye
*

Performans: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 45



« Yanıtla #5 : 03 Ağustos 2012, 14:26:51 »

bir coğrafyacının konu ile ilgisi olmayan birinin yazısının getirip te tartışmaya açması gerçekten de üzücü.

Madem bu adamlar demokrasiyi düşünüyor, ben de şunu sorayım demokrasi sadece mersinliler için mi var, dünyanın en eski nükleer santralı Kars ve Iğdırın dibinde. Madem nükleer çevreye ve insana zarar veriyo, bu çok bilmiş adamlar neden dünyanın en eski nükleer santrallerinden biri olan Metsamor nükleer santralinin zararlarından hiç bahsetmemişler yoksa şimdi mi akılları başlarına geldi.
Kayıtlı
adniral
Üye
**

Performans: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #6 : 03 Ağustos 2012, 18:07:48 »

doğaege nikli arkadaşım Allaha şükür evet engin bir genel kültürüm var
mustafa kemalin bir sözü var aynen şöyle der HER LAFA HER SÖZE VERİLECEK BİR CEVABIM VAR AMA ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE SONRA DA SÖYLEYENE BAKARIM ADAMI MI DİYE der eğer bir yazıyı okuyacaksam elbetteki yazarı benim için önemlidir ben coğrafyayı köşe yazarlarından öğrenmedim bilim insanlarından öğrendim

ayrıca hiç kendinizi kasmayın patlasanız da çatlasanız da tıskırsanız da ülkemde O SANTRAL KURULACAK ülkemde artık iş yapan medeniyeti takip eden bir hükümet var
Kayıtlı
madi06
Uzman Üye
*****

Performans: 62
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 453



« Yanıtla #7 : 03 Ağustos 2012, 18:37:41 »

Adniral hocam...yazdıgınız söz Mevlana ya ait...ayrıca çatlasanızda,patlasanızda gibi bir üslup hoş degil,eleştirenlerede saygılı olmalıyız diye düşünüyorum...herkes bizim gibi düşünmeli anlayışı demokrasi değildir...
Kayıtlı
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #8 : 04 Ağustos 2012, 00:12:28 »

Hepimiz doğayla insan arasındaki etkileşimi yansıtan metinleri okuyan ve ekolojinin uzun vadede canlılar üzerindeki kontrol mekanizmasını az çok bilen insanlarız. Size sormak isteğim birkaç soru var arkadaşlar: Neden birbirimizi mesleğimiz üzerinden yargılıyoruz? Neden düşüncede ayrıldığımızda birbirimizi ilimden aforoz etmeye kalkıyoruz? Bu yetkiyi bize kim veriyor?
Şunu kesinlikle anlamamız gerekiyor arkadaşlar: Bu tartışma şekli Coğrafya Bilimini Türkiye'de dünden bugüne zayıflatan, gerçek anlamda ilerlemesini engelleyen ve özellikle kilometre taşı kabul edilen bazı coğrafyacıların (!) takındığı bir tavırdır. Zaten bugün geldiğimiz nokta da bu davranış serisinin üzücü bir sonucudur. Sizlere Coğrafya BİLİMİ adına yalvarıyorum:

-Tartışırken bilimsel verilerden referans vererek yararlanalım,

-Düşüncede bize ters gelen açıklamalara verdiğimiz tepkileri ilmin süzgecinden geçirelim,

-Daha hümanist temellere oturtulmuş ve "ortam" sevgisiyle beslenmiş  cümleler kurmaya özen gösterelim,

-Birbirimize insanların imreneceği derecede saygılı ve özenli davranalım,

-Bir insanın ortaya attığı düşünceyi değerlendirmeden önce söyleyenini ön yargılı etiketlerle yereceğmize düşüncenin  gerçekten hangi niyetle yazıldığına ve gerçekleri yansıtıp yansıtmadığına bakalım,

-Siyaset ile bilimin genellikle çatıştığı bir dünyada yaşadığımızı aklımızdan çıkarmayalım,

-Tarihi süreçte halklarının refah seviyesini yükseltebilen siyasi kişi ve grupları tek bir hatayla aynı halkın hayatını birdenbire mahvedebileceğini biliyoruz: O zaman hiçbir siyasi grup hükmünde kesin içerikli cümleler kurmayalım. İlimle gerçekten içli dışlı insanlar olarak ihtimalleri (değişkenleri gözeterek) aklımızdan hiç çıkarmayalım,

- Ve son olarak arkadaşlar Bilim Felsefesi  okumadan her konuda desteksiz konuşmayalım... (Bu sözümden benim Bilim Felsefesini yeterince okuduğum anlaşılmasın.)

Elbette bu önerilere eklemeler yapılabilir. Ve elbette bu sözler kimi arkadaşlarca klişe sözler olarak algılanabilir. Böyle algılayan arkadaşlar olursa onların cevaplamasını istediğim bir sorum var: Yukarıdakileri özümsemiş bir Coğrafyacı camiasının Türkiye'deki ve dünyadaki Bilimsel Birikime katkısı ne olur?

Nükleer enerji konusundaki düşüncelerim NASA ve BM verilerine göre 2025-2050 yıllarında ülkemizde yaşanacak kuraklığın neden olacağı hidro enerji kaybının nükleer enerjiyle kapatılabileceği düşüncesinin bilimsel olarak sakat olduğudur (HES'lere yapılan yatırımlar gibi). Bu düşüncenin günümüz siyaset paradigmasınca doğru kabul edilmesinin kısa vadeli olduğunu Almanya örneğinde görmek mümkündür. Çünkü siyasi paradigma gerçekten çok değişkendir ve bu değişkenlik katsayısı biliminkinden çok daha yüksektir. Sonuç olarak ekolojik dengeyi geri dönülemeyecek derecelere taşıyan İNSAN,  metabolik üstünlüğünü doğaya uygun seviyelere indirerek kullanmayı öğrenmeden önce kendi zihinsel evrimini acı çekerek gerçekleştiren ve bu zihinsel kazancı elde ederken sürekli yok eden geçici bir vahşidir...
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #9 : 04 Ağustos 2012, 00:22:34 »

Melis ALPHAN'dan (Akkuyu nükleer santrali ile ilgili) dikkate değer bir yazı:


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21097649.asp
Adniral hocam...yazdıgınız söz Mevlana ya ait...ayrıca çatlasanızda,patlasanızda gibi bir üslup hoş degil,eleştirenlerede saygılı olmalıyız diye düşünüyorum...herkes bizim gibi düşünmeli anlayışı demokrasi değildir...
doğaege nikli arkadaşım Allaha şükür evet engin bir genel kültürüm var
mustafa kemalin bir sözü var aynen şöyle der HER LAFA HER SÖZE VERİLECEK BİR CEVABIM VAR AMA ÖNCE LAFA BAKARIM LAF MI DİYE SONRA DA SÖYLEYENE BAKARIM ADAMI MI DİYE der eğer bir yazıyı okuyacaksam elbetteki yazarı benim için önemlidir ben coğrafyayı köşe yazarlarından öğrenmedim bilim insanlarından öğrendim

ayrıca hiç kendinizi kasmayın patlasanız da çatlasanız da tıskırsanız da ülkemde O SANTRAL KURULACAK ülkemde artık iş yapan medeniyeti takip eden bir hükümet var
Şimdi bunun adına demokrasi sorunu falan denmez
muhtemelen bir coğrafya öğretmeni olan ardanuç nikli arkadaş daha düne kadar milliyet gazetesinde magazin muhabirliği yapan birinin yazısını sanki bilim insanın yazısıymış gibi iki de bir bu forumdan paylaşması da son derece manidar

ülkemizde atom enerjisi kurumu 1941 yılında kuruldu o yıldan bu zamana kadar hastanelerdeki röntgen cihazlarının pillerini kontrol etmekten bir adım öteye gidemedi beğenmediğimiz burun kıvırdığımız ülkeler bile bugün nükller enerji santlallerini artık kendileri kuruyor uranyumu kendileri zenginleştiriyor bizim ülkemiz neden bundan mahrum kalsın bizle coğrafyacıyız hangi ülkenin ne kadarlık nükleer enerji kullandığını biliyoruz neden bizim mühendislerimiz nükleer konusunda gelişmesinler uzmanlaşmasınlar

bu konular magazincilere mi kaldı artık bir öğretmenin bu konuda paparazzi muhabirini takip etmesini mesleğim adına utanç verici olarak değerlendiriyorum

madem nükleer konusunda bilinçlenmek istiyorsunuz enerji bakanlığının sitesinde nükleer enerji grubunun yazdığı çok güzel bir makale var onu okuyun

sabahtan akşama kadar gülben ergenin selülütlerini görüntülemek için gecesini gündüzüne katan muhabirlere kalmadı bu işler
Mersin halkının ne kadarı nükleer santral istiyor?
Nükleer şart mı?
Yine Melis ALPHAN; Zorla güzellik olmaz!
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21135140.asp
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
nazmi21
VIP Üye
******

Performans: 67
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 853



Site
« Yanıtla #10 : 04 Ağustos 2012, 12:10:09 »

Entelköy Efeköye Karşı filminden konumuza uygun bir kesit


Kayıtlı

Ataol Behramoğlu'nun Dediği gibi,Zulmün Önünde dimdik tut onurunu
Emeğin önünde eğil kızım,
Bende sizin emeğinizin önünde eğiliyorum dostum saygılar...
----------------------------
Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur da,
Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?
Acı niye herkesin acısı değildir?
Şeyh Bedreddîn/“Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterlidi
lesmer3366
VIP Üye
******

Performans: 51
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 818



« Yanıtla #11 : 04 Ağustos 2012, 20:26:06 »

Bu teknoloji Enerji fakiri olan Türkiye ye gelmelidir... Mersinde yaşayan biri olarak (Santral bana 100 km uzakta olacak) yapılmasından yanayım.. Yalnız zenginleştirme teknolojisi ve cevher işleme teknolojisi de gelmelidir... Yozgat-sorgun da önemli uranyum yatakları vardır.. Ayrıca toryum da ilerisi için umut vaat etmektedir..  Yapılacak olan santral toryumla çalışan santrallar için bir basamak oluşturabilir. (Toryum santrallerinin daha güvenli olacağı düşünülürse)  Yalnız yer olarak daha soğuk bir yer düşünülebilirdi... 1970 li yıllarda akkuyu belirlenmiş. O yıllarda o yörelerde daha az insan vardı. Şimdi çok fazla insan yaşıyor o alanlarda... Yapılması düşünülen yeri çok iyi biliyorum, Zengin kaynakların fakir bekçileri olmaktansa YAPILMASINDAN YANAYIM...
Kayıtlı
lesmer3366
VIP Üye
******

Performans: 51
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 818



« Yanıtla #12 : 04 Ağustos 2012, 20:30:08 »

Bu arada demokrasi memokrasi diyenler de köşelerden ders vermeye kalkmasın... Demokrasi yenmez, elektrikli araçları çalıştırmaz... Demokrasiyle elektrikli trenlerde yürümez.. Geç bile kalınmıştır. Yetiştirdiğimiz nükleer enerji mühendislerini başka ülkelere hediye ediyoruz...
Kayıtlı
nazmi21
VIP Üye
******

Performans: 67
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 853



Site
« Yanıtla #13 : 04 Ağustos 2012, 20:59:22 »

Yenilenebilir temiz enerjiye evet ...



Kayıtlı

Ataol Behramoğlu'nun Dediği gibi,Zulmün Önünde dimdik tut onurunu
Emeğin önünde eğil kızım,
Bende sizin emeğinizin önünde eğiliyorum dostum saygılar...
----------------------------
Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur da,
Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?
Acı niye herkesin acısı değildir?
Şeyh Bedreddîn/“Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterlidi
kor_tv
VIP Üye
******

Performans: 108
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 864


Koray KOR


Site
« Yanıtla #14 : 05 Ağustos 2012, 00:23:01 »

Paylaşımlar için teşekkürler Nazmi hocam olayı özetleyen çalışmalar bunlar...
Kayıtlı

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmez isen, ya nice okumaktır. (Yunus Emre)
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic