Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kahraman Bir Topçu Subayının Bilinmeyen Öyküsü  (Okunma Sayısı 2567 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gürsel
VIP Üye
******

Performans: 17
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 560



« : 10 Mart 2007, 21:50:04 »


Kahraman Bir Topçu Subayının Bilinmeyen Öyküsü

Mustafa Ertuğrul
Topçu Subayı




4 adet topa sahip olan Mustafa Ertuğrul isimli Türk, maalesef günümüzde bilinmemekte.
Aslında hiç bilinmeyecekti, Atatürk her zamanki ileri görüşü ile ona anılarını yazmasını
tavsiye etmiş de o yüzden anıları bulunmakta.
bakınız aşağıda gerçek bir hikaye var.bu çılgın Türk neler yapmış?

Kahraman bir topçu subayının bilinmeyen öyküsü


Atlas Dergisi Eylül sayısında Birinci Dünya Savaşı'nda Antalya açıklarında İngiliz ve Fransız gemilerini batıran Topçu Subayı Mustafa Ertuğrul'un kahramanlık hikayesine yer verdi.

Dergide, Meçhul Kahraman Mustafa Ertuğrul'un bugüne kadar gün ışığına çıkmamış başarısı kendi kaleminden yazı ve çizimlerinden alıntılarla anlatılıyor. Kahramanın anılarında portakal sandıklarını kullanarak koca bir gemiyi nasıl batırdığı da yer alıyor. Yazıyı özetleyerek aktarıyoruz.

Kurtuluş Savaşı’nda önemli başarılara imza atan Mustafa Ertuğrul, Antalya savunmasında batırdığı gemileri resimlemiş ve Atatürk'ün önerisiyle kaleme aldığı anılarından yakın çevresindekilerin dışında kimsenin haberi olmamıştı.

Başarıları hakkında konuşmaktan bile hoşlanmayan Mustafa Ertuğrul 1892 yılında Girit'in Hanya kentinde doğmuş ve 1912 yılında Harp Okulu'nu topçu subayı olarak bitirmişti. Çanakkale Savaşı'nda 27'nci Alay'da savaşan Mustafa Ertuğrul madalyalarla ödüllendirilmişti. Oradan Galiçya cephesinde görevlendirilen Mustafa Ertuğrul, 1916 yılında, emrine 4 dağ topu verilerek, Kaş'a tayin edildi. Birinci Dünya Savaşı'nın en sıcak günleri olan o dönemde Meis Adası İngiliz ve Fransızların denetimindeydi. Akdeniz'in tutulmasında büyük önemi olan Meis Adası'nın işgal ve tahkimine Çanakkale'de 5'inci orduyu komuta eden Alman General Liman Von Sanders'in ‰çok gizli' emriyle karar verildi. Mustafa Ertuğrul da 4 adet 7,7'lik Alman yapımı Erhard dağ topu olan küçük bir batarya ile Aydın'dan Kaş'a intikal ettirildi. Meis Limanı'ndaki İngiliz kruvazörü Ben-My-Chree ve yakınındaki Fransız destroyerleri yok edilecekti.

BEN-MY-CHREE'NİN SONU

27 Aralık 1916 Pazar günü harekat başladığında gizli mevzideki obüsün ilk çatışmada devre dışı kalmasıyla tüm yük Mustafa Ertuğrul'un bataryasına kaldı. Batarya mermilerini yağdırmaya başladı. Bu anı Mustafa Ertuğrul kendi kaleminden şöyle anlattı:

‘‘İlk grubun bir mermisi gemiye isabet etti. Müteakip grubun üç mermisi birden geminin kıç tarafındaki küçük tayyare hangarına isabet ederek müthiş bir yangın yaptı. Benzin deposuna isabet ettiğini sonradan öğrendiğimiz mermilerimizden çıkan yangın o derece çabuk büyüdü ki gemi baş toplarını bize çevirdiği halde ateş etmeye imkân bulamadı. Mürettebatın bir çoğunun denize atlayarak kaçtıkları görülüyordu. Koca gemi karşımızda homurdanarak yanıyor, yavaş yavaş yaralı başını denize sokuyordu. 36 dakika süren fasılalı ateşimiz karşısında fazla dayanamayan Ben-My-Chree baş tarafından denize gömüldü.’’

Bataryasıyla Mart sonuna kadar aynı mevzide bekletilen Mustafa Ertuğrul'un askerleri arasında tifüs ve humma salgını başlamış, daha sonra batarya 14 Nisan'da Antalya'ya gönderilmişti. Mustafa Ertuğrul, Antalya Ağva Limanı'na giren bir Fransız kruvazörüne karşı bataryasını Ağva burnuna yerleştirip kamufle etmiş, plan gereği av olarak kullanılacak bir yelkenliyi de limana yerleştirmişti. 12 Aralık 1917 Perşembe sabahı Fransızlar'ın Paris II ve Aleksandra gemileri bataryanın önünden geçerken yelkenliyi görüp limana doğru geldi. Paris II'den motorla gelen bir grup bahriyeli yelkenliyi peşlerine takıp geri dönmek üzere iken bataryanın ateşi başladı. 145 atımdan 110'unun gemiye ulaşmasıyla gemi, 18 dakikalık mücadelenin sonunda cephaneliği de patlayarak alabora oldu.

ALEKSANDRA'YA TUZAK

Mustafa Ertuğrul bundan sonrasını anılarında şöyle anlattı:

‘‘Batan kruvazörden denize dökülen düşman efradını kurtarmak lazımdı. Saat 16.00'ya kadar deniz üzerinde kalanlar, Aleksandra'nın gelip kendilerini kurtaracağını ümit ederek teslim olmak istemiyorlardı. Batarya efradı arasında yüzücü bulunmaması ve batanların sahile biraz uzak olması kurtarma işini imkansız kılıyordu’’

Daha sonra denizde yorularak kendi kendine sahile çıkan Fransız askerleri karşılaştıkları sıcak ilgiye şaşırmış yaralılar tedavi edilmişti. Gemiden kurtularak teslim olan Yüzbaşı Rolen de daha sonra ‘‘Gıyaben sevdiğim bu asil milletle şimdi tam karşı karşıyayım. Sizlere nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum’’ demişti.

Diğer gemi Aleksandra ise intikam atışları ile Ağva sahillerini uzaktan bombalarken Mustafa Ertuğrul batarya menzilinin dışında kalan gemiyi batırmak için bir plan geliştirdi. Bu planla bir yelkenlinin iç kaplaması sökülerek dinamitle doldurulmuş tam merkeze yerleştirilen bir top fünyesi 4-5 portakal sandığından birinin altına bağlanmıştı. Yelkenli sahilden 3 kilometre açığa konmuş, 8 Mart sabahı Aleksandra'nın ortaya çıkışıyla plan da işlemeye başlamıştı. Önce tekneden uzaklaşan Aleksandra daha sonra geri gelmiş gemiden bir bahriyeli yüzerek yelkenliye çıkıp, aracı kontrol etmişti. Bahriyeli şüpheli bir durum olmadığını işaret edince yelkenli gemiye bağlandı. Gemi açıldıktan sonra portakal sandıkları vinçle gemiye alınmaya başladı. Son sandıkla siyah bir duman bulutu ortaya çıktı. Geminin gövdesinde büyük bir delik açılmıştı ve hayatta kalanlar filikalarla kurtulmaya uğraşıyorlardı. Gemi yan yatarak kısa sürede batmıştı. Mustafa Ertuğrul ve askerleri Antalya'da büyük coşkuyla karşılandı. Meçhul kahraman daha sonra görevlendirildiği Aydın cephelerinde yaralanarak malulen emekli oldu. Emekliliğinde anılarını yazdı, gemilerin çizimlerini yaptı. Bu arada komutanı Şefik Bey'in kızına aşık olmuş ancak cesaretini gemileri batırdıktan sonra toplayıp Şefik Bey'e derdini anlatabilmişti. Şefik Bey'in kızıyla evlendi ve ona olan bağlılığından dolayı soyadı kanunu çıktıktan sonra 'komutanı' gibi Aker soyadını aldı. 1968'de hayata gözlerini yumduğunda yaptıkları duyulmadan sadece anı defterinde torunlarına miras kaldı. Bu gün anılar hayatta kalan tek çocuğu İlhan Hanım ve torunları tarafından saklanıyor.
__________________
Biz Önemli Değiliz,
Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
Türkiye ‘yi Sevelim !
Kayıtlı

EĞİTİMDİR Kİ BİR ULUSU YA ÖZGÜR,BAĞIMSIZ ONURLU YÜKSEK BİR TOPLULUK BİÇİMİNDE YAŞATIR YA DA BİR ULUSU TUTSAKLIK VE YOKSULLUĞA GÖTÜRÜR.
ÇÜNKÜ ; "KAYNAŞMIŞ BİR MİLLETHALİNE GELMENİN ,ÇAĞDAŞLAŞMANIN,KALKINMANIN ,HÜR VE DEMOKRATİK BİR TOPLUM OLABİLMENİN EN ETKİLİ ARACI EĞİTİMDİR " 16 TEMMUZ 1921 ANKARA
M.KEMAL ATATÜRK


BURSA NİLÜFER ALİ KARASU ANADOLU LİSESİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ
baksu
Site Yöneticisi
*******

Performans: 2641
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4317



« Yanıtla #1 : 10 Mart 2007, 22:00:02 »

Adının "Mustafa" olması kahramanlığı ile ilgili ipucu vermiyor mu zaten?
bu güzel paylaşım için teşekkürler gürsel hocam.
Kayıtlı


Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, adam mı diye...

                                        
haliç
VIP Üye
******

Performans: 65
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 769


« Yanıtla #2 : 10 Mart 2007, 22:03:16 »

teşekkürler hocam..
Kayıtlı
uğur01
Uzman Üye
*****

Performans: 168
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 400


« Yanıtla #3 : 11 Mart 2008, 16:35:56 »

ne mutlu türküm diyene bu türkiye ne kadar zor şartlarda kazanıldı ama biz kıymetini bilemiyoruz paylaşım için teşekkürler
Kayıtlı

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
                      M.K.ATATÜRK
aydınkarataslar
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 12 Mart 2008, 06:54:30 »

Değerli paylaşımınız için teşekkürler,bilmediğimiz,zaman içinde unutulup giden sayısız kahramanlık hikayelerinden birini aktarmışsınız,elinize sağlık.
Kayıtlı
Forza_Bjk_01
Üye
**

Performans: 21
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 96


« Yanıtla #5 : 14 Mart 2008, 20:45:48 »

PayLaşım iÇin TşkLer SağoLun .... (:
Kayıtlı
adanas
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 14 Mart 2008, 20:49:28 »

Hocam herşey ortada biz kolay kazanmadık bu değerleri, bu ülkeyi..

Sahip çıkalım değerlerimize..
Kayıtlı
AYHAN0605
Üye
**

Performans: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 67



« Yanıtla #7 : 14 Mart 2008, 21:31:56 »

Hocam çok teşekkürler.  Hakikaten bu vatanın bu toprakların kolay kazanılmadığını tekrar ve tekrar anlıyoruz. Bu vatan için toprağa düşmüş tüm mehmetçiklerimizin ruhları şadolsun.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic