arkadaşlar çalıştığım okulda 10. sınıflarda 4 tane şube var. bunların iki tanesi homojen sınıf yani herkes aynı dersleri seçmiş. diğer iki sınıfın birinde tm ağırlıklı ve fen ağırlıklı dersleri seçen öğrenciler karışık bulunuyor. bu sınıfın 2 saatlik zorunlu dersini ortak görmesinin sakıncalarının olduğunu düşünerek müdürüme bunların zorunlu 2 saatlik derslerini ayırmasını istedim. geçen senenin başında da aynı sıkıntıyı yaşamıştık ve sorunu alan sınıfları oluşturarak aşmıştık. yani karma sınıf kalmadı ama sınıf sayısı artmıştı. bu sene müdürümüz alan sınıfları yapma uygulamasının devleti zarara uğratacağı düşüncesiyle bu uygulamayı kaldırdı ve karma sınıflara geçmek zorunda kaldık. bu konuda meb in anadolu lisesilerine gönderdiği bir genelge ya da yazı yok. yani sınıfların 30 ar kişi olmasını gerektiren bir yazı yok bildiğim kadarıyla. yönetmelik en fazla 30 kişi olabilir şeklinde. yani bu üst sınır.
gelelim sorulara; 1-çalıştığınız okullarda uygulama ne şekilde? ( geçen senekini de belirtir misiniz lütfen)
2- seçmeli ve zorunlu derslerinin planlarının ayrı yapılması ve derslerin iki ayrı dersmiş gibi işlenmesi sizce de sakınca yaratır mı? ( örnek1: 2 saaatte 24 kazanım, diğer 2 saatte 16 kazanım var ve 24 lük olanın kazanımlarının içeriği çok daha geniş kanımca. bu durum son derece saçma ve bence basiretsiz programcıların yaptığı bir planlama. örnek2: nüfus ve su-toprak-bitki ünitelerindeki kazanımlar birbiriyle son derece bağlantılı ve bir kısmı zorunlu bir kısmı seçmeli)
3- Bu talim terbiyedeki yarım akıllılarla görüşme imkanı olan arkadaşlarımız bu soruları yöneltip bir cevap alabiliyorlar mı? uygulamanın ne şekilde yapacağıyla ilgili neden okul açılmadan bir yazı göndermediklerini , program değiştirmek için neden eylül ayını beklediklerini , geçen sene zorunlu olan kazanımı bu sene seçmeli kazanım( seçmeliyi de zorunlu kazanım ) yaparken neyi kıstas aldıklarını bu yarım akıllılara sorup da cevap alabiliyorlar mı acaba çok merak ediyorum...
daha söyleyecek çok şey var ama bir nefeste bu kadar yeter kanımca. esenlikle...
Kafanı yorma, ne derlerse yap..
Normali düşünme; sen böyle yazdıkça yukarıdakilerin "hah işte amacımıza ulaşmışız!.." diye zevkten dört köşe olduklarını unutma.. Silkin ve kendine gel. Öğrendiklerin, bildiklerin şu an geçerli değil; böyle düşün.
Selamlar.. Aklına mukayyit ol.