Değerli arkadaşlarım 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitler Günü anısına aşağıdaki sunumları paylaşmak istedim.Bir destan yazılan Çanakkale coğrafyasını her Türk vatandaşının görmesi gerektğine inanmaktayım.Kazanılan zafer esnasında hayatlarını feda eden şehitlerimizi ve bugüne kadar vatan uğruna can veren yiğitlerimizi saygı ve şükran duygularımla anarım.Aziz ruhlarınız şad olsun.
Sunu 1: Özellikle kullanılan zengin fotoğraflar ile oldukça etkili bir sunum.
Linkleri görebilmek için,
Kayıt Ol veya
Giriş YapSunu 2: Çanakkale Savaşları sonrası bir anı üzerine hazırlanmış güzel bir sunum.
Linkleri görebilmek için,
Kayıt Ol veya
Giriş YapSunu 3: Ayrıca 18 Mart'ın Şehitler Günü olması dolayısıyla şehitlerimizle ilgili bir sunum.
Linkleri görebilmek için,
Kayıt Ol veya
Giriş YapSunu4: En son hazırlanan sunulardan bir tanesi.
Linkleri görebilmek için,
Kayıt Ol veya
Giriş Yap Ayrıca arkadaşlar Çanakkale Savaşları üzerine yazılmış en güzel romanlardan biri olan Mehmet Niyazi'nin Çanakkale Mahşeri adlı romanını da öğrencilerimize muhakkak okutulması gerektiğini düşünmekteyim.Bu romanla ilgili kısa bir bilgi vermesi açısından Maltepe Askeri lisesi'nden Üsteğmen Celal MAT'ın roman hakkında izlenimlerinden alıntı yapmak istiyorum.
"Çanakkale Mahşeri", Çanakkale Muharebelerini konu edinen romanlar
içinde şahıs kadrosu en zengin olan romandır. Aşagı-yukan üç yüz şahsın adının
geçtiği roman, bu bağlamda bir birey olarak insanın değil; bir dönemi yaşayan bütün
bir milletin romanı olarak da değerlendirilebilir. Eserde şahıs kadrosunun oldukça
geniş olması, yazarın herhangi bir karakter üzerinde derinleşememesine ve
romandaki şahıslann "tip" ya da "figüratif unsur olarak kalmasına sebep olmuştur.
Roman karakterleri; topluma millî şuuru, inanç ve maneviyatı aşılamak üzere seçilmiş
kişilerdir (Gülendam, 2006: 43). Eserde yer alan çoğu şahıs, psikolojik olarak
derinlemesine ele alınmamakla birlikte Oğuz Amca, Hasan Şakir, Molla Kâzım,
Rubert Brook gibi şahıslann kişisel macerasına değinilmiş ve bu şahıslar, psikolojik
olarak daha derin bir şekilde işlenmiştir. Fakat bir yazar, o atmosferi okuyucuya
hissettirmek için malzeme olarak hayalî kahramanlar da kullanabilir. Buna karşın
yazar, Çanakkale'de zaten birçok kahraman olduğu için, kendisinin böyle bir şeye
gerek duymadığını ve sadece romanda geçen olumsuz tipler Muzu: Ruşen'le
Mendebur îdris'in gerçekte yaşamamış şahsiyetler olarak romana girdiğini ifade eder:
"Şahsiyetlerin ikisi dışmda diğerleri yaşamış kimselerdir. Sadece, Muzır Ruşen'le
Mendebur İdris. Buna sebep de şu; Namık Kemal, 'Vatan yahut Silistre'yi yazınca tabi
büyük bir gürültü kopar yor. Müspet manada gürültü kopar yor. Fakat Mizanc Murat
hakl olarak diyor ki, burada hiç korkak adam yok. Asl nda askerler aras nda ölümden
korkanlar, telaşlananlar da olur. Bu çok tabiî bir duygudur. Hepsi sanki tomadan^1*narebe›erini
çıkmış gibi. Ben de romandaki bu doğal havayı bozmamak için, hayalî iki şahsı romana dahil ettim" (Gülendam, 2002: 104). Yazarın sözünü ettiği Muzır Ruşen'le
Mendebur İdris'in dışında "Çanakkale Mahşeri"nde hem İtilaf Güçleri tarafından,
hem Türk kuvvetleri taraf ndan, hem de cephe gerisinden birçok kahramana yer
verilmiştir. Çanakkale Muharebeleri sırasında İtilaf Güçleri içinde yer alan Müttefik
Donanma Komutan Amiral De Robeck, Akdeniz Müttefik Kuvvetler Komutan›
General Ian Hamilton, İngiltere Savaş Bakanı Lord Kitchener, İngiltere Deniz Bakanı
Winston Churchill, Anzak Kolordusu Komutan General Birdwood, Rübert Brook;
Türk kuvvetleri tarafından Kolordu Komutanı Esat Paşa, Müstahkem Mevki
Komutam Cevat Paşa, Harbiye Nazın Enver Paşa, Beşinci Ordu Komutanı Liman Von
Sanders, Anafartalar Grup Komutan Mustafa Kemal, Oğuz Amca, Ezineli Yahya
Çavuş, Tıbbiyeli Hasan Şakir, Yusuf, Molla Kâzım, Teğmen Hüsamettin, Konyalı
Mistik, Akyazılı Mehmet; cephe gerisinden Oğuz Amca'mn eşi Hatice Hanım, kızı
Nadiye, daha sonra Çanakkale Cephesi'ne gelen küçük oğlu Mustafa, hatırlama
yoluyla romanda geçen ve Sarıkamış Cephesi'nde şehit düşmüş olan Hasan ve Akif,
Hatice Hanım ve Nadiye'ye kol kanat geren Hoca Ömer Efendi ve Hasan Şakir*in
dedesi ve üniversite hocas Müderris Rasih Efendi... romanda yer alan çok say daki›
kahraman n içinden öne çıkmış olanlardan bazılarıdır.